Son eklenenler

Yavru köpekleri erken sosyalleştirmek için nedenler

Yavru köpeğinizi sosyalleştirmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Fırsatınız olduğunda, bu işle ilgileniceksiniz. Yürüyüşe çıkarmayı, belki beraber bir oyun grubuna ya da eğitmene gitmeyi planlıyorsunuz. Ama henüz değil.

Havalar güzelleşince, belki biraz ısındığında buna başlayacaksınız. İşteki yoğunluğunuz biraz hafifleyince, çocukların okulu başlayınca, biraz daha zamanınız olunca bu işle ilgileniceksiniz. Ayrıca köpeğinizin bütün aşılarının tam olmasını beklemeniz lazım, değil mi?

Yanlış!

Ne yazık ki yavru köpek sahipleri için eğitim ve davranış konuları sonradan sırası gelecek, henüz düşünülmesi gerekilmeyen sorunlar. Büyüdüğünde ilgilenilecek zannedilir.

Doğrusu şu ki, “büyüdüğünde” çok geç olabilir. Bilimsel olarak sebebi şu: Yavru köpekler 6 ile 16 hafta arasında, davranışlarını hayatları boyunca etkileyecek olan kritik sosyalleşme dönemlerinden geçerler. Bu dönem boyunca, beyinleri adete küçük birer sünger gibidir – bütün deneyimleri alır ve gelecek için tutarlar.

Yavru köpekler, bu yaş döneminde gördükleri ve deneyimledikleri şeyleri, yetişkin hayatlarında normal karşılayacaklardır. Bisiklet üzerindeki çocuklar? Tabii. Şemsiyeli insanlar, sakallı adamlar? Sorun değil. Çim biçme makinesi, ağlayan bebekler, tekerlekli sandalyedeki yaşlılar – iyi sosyalleşmiş bir köpek için bunların hepsi sıradanlaşır, normaldir.

Fakat 16. haftanın sonrasında bir şeyler değişir. Evvelden merakla ve zevkle karşılanan yeni şeyler artık şüphe uyandırır. Yavru köpeğin henüz karşısına çıkmadığı bir şey varsa, o tehlikeli ve korkunç olarak karşılanır. Çim biçme makinaları, şemsiyeler, bisikletler korkutucu gelir – havlanmalı ya da onlardan acilen kaçılmalıdır.

Siz de yetişkin olmasına ragmen, her gün karşılaşılan objelerden ya da yabancı insanlardan korkan köpeklerle tanışmış olabilirsiniz. Her zaman sebebi bu olmasa da, genelde doğru zamanda sosyalleşme eksikliğinin doğurduğu bir durumdur bu.

Normal hayatla mücadele etmekte zorlanan köpekleri görmek üzücüdür.

Peki, köpekler neden böyledir? Evrimci bir noktadan bakarsak, vahşi dünyada yeni şeyleri kabul etmek için kısa bir zaman aralığı olması aslında mantıklıdır. Kurtlar, çakallar ve tilkiler (yani evcil köpeklerin vahşi dünyadaki en yakın akrabaları) için yeni bir şeyin “kötü” bir şey – yani onlara zarar verecek – bir şey olma olasılığı yüksektir. Her ne kadar bizim evcilleşmiş köpeklerimiz tehlikeden uzakta bir hayat yaşıyor olsalar da, bu temkinlilik kalıtımsal olarak atalarından geçmiştir.

Köpeklerin yeni deneyimleri özümsemesi için bir “son kullanma tarihi” vardır.

Bu nedenle, az sosyalleşmiş yetişkin bir köpeği ne kadar zorlasanız da, otoparkın ortasında uçuşan bir plastik torbadan veya yaklaşan bir belediye otobüsünden korkmaması gerektiğine ikna edemezsiniz. Çünkü onun için bunlar kendini savunması veya kaçması gerektiği durumlardır, yani bir nevi hayat memat meselesidir.

O sebeptendir ki, yavru köpekler için sosyalleşme hemen başlamaladır, ertelenmemelidir.

Peki ya aşılar? Gençlik hastalığı gibi hastalıklar yavru köpekler için ölümcül olabilir. Ama bütün aşılarını beklemeye kalkarsanız, en az köpeğin 4-5 aylık olmasını beklemeniz gerekir. Sosyalleşmenin önemine dikkat çeken, Amerikan Veterinerleri Hayvan Davranışı Topluluğu 2008’de yayınladığı bir raporda, yavru köpeklerin yeni yerlerle, insanlarla ve köpeklerle aşılarının tamamlanmadan önce tanıştırılmaya başlamasının gerekliliğini vurgulamıştır.

Peki bu bizim için ne manaya gelmelidir? Sosyalleştirmek istediğimiz köpeğimizi götürdüğümüz yerleri doğru seçmeliyiz, özellikle de aşıları tamamen bitmediyse. Köpek parkları, sokak köpeklerinin çok olduğu alanlar, petshoplar gibi yerlerden uzak durmalıyız. Aşılarının tam olduğunu bildiğimiz arkadaşlarımızın köpekleri ile tanıştırabiliriz. Araba ile yolculuğa çıkabilir, köpeklerin girmesini sorun etmeyen restoranlara, kafelere ve dükkanlara götürebiliriz (Sayısının gün geçtikçe artacağını umuyoruz). Mahalledeki çocuklar ile köpeğimizi tanıştırabiliriz. Eğer bu ilk adımları 16. haftadan evvel yapabilirsek, yetişkin olduğunda köpeğimiz ve biz huzurlu ve uyumlu bir hayat sürebiliriz.

Kaynak: Dr. Jen’s Dog Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: