Cuma , Ekim 20 2017
Ana Sayfa / Haberler / Köpek bakım evleri neden hapishane?

Köpek bakım evleri neden hapishane?

Ülkemizde, hayvanların korunması 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve buna bağlı Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’ne göre düzenlenmiştir.

Geçici bakımevlerinin yönetimiyle, sokak hayvanlarının toplanması ve bakımevine getirilmesiyle ilgili yöntemler, araçlar, belediyelerin, hayvan sahiplerinin sorumluluklarıyla ve il hayvan koruma kurulunun görevleriyle ilgili kurallar yönetmelikte bulunmaktadır.

Barınak Değil, Geçici Bakım Evi

Uygulama yönetmeliğinin 21. maddesine göre sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlar bakım evinde 10 gün içerisinde sahiplendirilemezlerse, kısırlaştırıldıktan 7 gün sonra alındıkları bölgeye bırakılırlar. Hayvanlar, asla ormanlık alana ya da diğer yaban hayat alanlarına bırakılmazlar. Belediyeler, gönüllü kuruluşlar ile besleme odakları kurarlar ve hayvanların beslenmesine yardımcı olurlar.

Dogs Trust (https://www.dogstrust.org.uk/), köpeklerin refahı için çalışan, İngiltere’deki en büyük yardım kuruluşu. Kuruluş tarihi 1891. Ülke çapında 21 tane bakım evleri var. Yılda 17.000 civarı köpeğin sahiplendirmesini sağlıyorlar. Dogs Trust, sağlıklı köpekleri asla öldürmüyor. Ötenaziye karşı bir kuruluş. 1996’dan beri, İngiltere dışındaki derneklere de köpeklerin refahını arttırmak amacıyla eğitim, veteriner ya da proje desteği sağlıyorlar. Dogs Trust’ın küresel 6 tane hedefi var:

  • Köpeklerin katledilerek öldürülmesini bitirmek
  • Kuduzu yok etmek
  • Köpeklerin sahiplendirilmesini sağlamak
  • Köpeklerin istismar edilmesini önlemek
  • Eğitim
  • Yeni çözümler geliştirmek

Mart ayı içerisinde, Dogs Trust’ın bir eğitimine katıldım. Eğitim konuları, bakım evi inşaası, köpeklerin yakalanması, köpek rehabilitasyonu, sahiplendirme sürecinin yönetilmesi, bakım evi süreçleri, bakım evinde salgın hastalıkların engellenmesinden kampanya yönetimine kadar bir çok konuyu kapsıyordu. Eğitime farklı ülkelerden 15 kişi katıldı. Katılımcılar, Bulgaristan, Romanya, Meksika, Sri Lanka, Hindistan, Malta, Çin , Bosna-Hersek ve Polonya’dandı. Katılımcı ülkelerin hepsinde aynı ülkemizdeki gibi yoğun sokak köpeği nüfusu var. Maalesef, ülkemizdekine benzer şekilde, bu ülkelerde de köpek nüfusunu azaltmak için toplu zehirleme, elektrikle öldürme gibi insanlık, bilimsellik, hukuk ve çağ dışı yöntemler resmi makamlarca ya da vatandaşlarca uygulanabiliyor. Hepimizin ortak amacı, köpeklerin insani şekilde nüfuslarının kontrol altına alınmasıyla, insanların ve köpeklerin barış içinde, sağlıklı bir şekilde beraber yaşayabilecekleri bir ortamı kendi ülkelerimizde oluşturabilmekti.

Peki Ülkemizde Bu Neden Bir Türlü Başarılamıyor?

Ülkemizde, çok sayıda sokak köpeği olmasına rağmen, sokak köpekleriyle ilgili uzmanlaşmış kişiler ne yazık ki yok denecek kadar az. Bunun en çarpıcı örneği, Erinç Pütün vakasında köpek davranışlarıyla ilgili uzman kişi olarak yaban hayatı uzmanı olarak lanse edilen bir avcının ekranlara çıkarılmasıdır.

Ülkemizde, herkes tarafından sokak köpeği ile ilgili bir sayı tahmini yapılabilmektedir; ama sokak köpeklerinin sayımıyla ilgili yöntem belirlemiş ve uygulayan belediye sayısı sıfırdır. Ülkede yapılmış tek çalışma, Ankara’da sokak hayvanlarının sayımına yönelik Ankara Üniversite’si Veterinerlik Fakültesi tarafından 2015 senesinde gerçekleştirilmiştir.

Kısaca, ülkemizde sokak köpeklerini kanunen kısırlaştırması, aşılaması gereken kurumlar sokak köpeklerinin davranışlarıyla ilgili ve kaç tane hayvanla ilgilenmeleri gereken bilgiye sahip değiller.

Kısırlaştırma ve aşılama belediyeler tarafından geçici bakım evlerinde yapılmaktadır. Peki, bakım evleriyle birebir çalışan insanların neredeyse hepsine göre hapishane olarak nitelendirilen bakım evleriyle ilgili durum nedir? Neden hayvan severler bakım evlerini hapisane olarak nitelemekte, geriye kalanlarsa her havlama sesi duyduklarında belediyeleri aramakta ve köpeklerin toplanmasını istemektedir? Ve bu durum kanun 2004 senesinde çıkmasına rağmen, hala çözülememiştir ve insanları birbirine düşürmektedir?

1
2

 

 

 

 

 

Bakım evlerinin fiziksel şartlarından, toplama yöntemlerine kadar bu işin içinde olan hayvan severleri endişeye sevk eden bir çok durum vardır. Soldaki ilk fotoğraf (1) Dogs Trust’a ait bakım evi, ikinci fotoğrafsa (2) Çankaya’daki Mühye Barınağı. Şimdi size 2 tane toplama fotoğrafı sunacağım. Fotoğraflardan ilki ülkemizden, ikincisi Hindistan’dan.

5199 no’lu kanunun uygulama yönetmeliğine göre aslında, Türkiye’deki uygulamada aşağıda belirtildiği şekilde olmalıdır:

Madde 20d) Sahipsiz hayvanlar öncelikle kafes ve ağ ile yakalanır. Bu metotlarla yakalamanın mümkün olmadığı durumlarda yakalama sopasıyla da yakalama yapılabilir. Uyuşturucu tüfek uygulamaları ile yakalama ancak veteriner hekim kontrolü altında yapılır.

Madde 24u) Geçici bakımevlerinin peyzajının yapılarak ağaçlandırılmasının sağlanması zorunludur. 

Geçici bakım evleri, kanuna göre rehabilitasyon merkezidir. Peki bir köpeğin davranışlarını düzetltmeden önce hangi ihtiyaçları sağlanmalıdır? Eğer bir köpek hastaysa ve kendini güvende hissetmiyorsa, zaten onu rehabilite etmek gerçekçi değil. Köpekler, diğer köpeklerin arasında yüksek enerji seviyesine sahip olurlar, bu enerji seviyesiyle köpeklerin öğretilmeye çalışılan davranışı kavraması mümkün değildir. Doğru ortama sahip bir bakım evi, köpekleri başarıyla rehabilite eder.

Köpeklerin eğitilebilmeleri için aşağıdaki hiyerarşik ihtiyaçları karşılanmalıdır:

Eğitim

İnsanlarla Sosyalleşme

Egzersiz yapma ve oyun oynayabilme

Diğer köpeklerle sosyalleşme

Günlük bakımlarının yapılması

Güvende olduğunu bilmek ve hissetmek

Sağlıklı olmak

 

Birçok küpeli köpeğin agresiflik sebebiyle bakım evlerine götürüldüğünü biliyoruz. Bakım evleri aynı zamanda rehabilitasyon merkezleri. Peki bu kadar kalabalık ortamlarda, agresiflik nasıl giderilecek? Bunun yanında genellikle gece gerçekleştirilen köpek toplama sürecinde, köpeklerin agresifliğine nasıl karar verilmektedir?

Hindistan’ın şehirlerinde 2 milyon köpek gezmektedir ve kuduz  yaygındır. 90’lı yılların ortalarına kadar köpekler kuduzla mücadele amacıyla öldürülmekteydi. Dünya Sağlık Örgütü’nün, köpeklerin öldürülmesinin kuduzla mücadelede veya köpek nüfusunun kontrolünde etkisiz olduğunu açıklamasından beri Hindistan’da kısırlaştır-aşıla- yerine bırak projeleri uygulanmakta. (www.missionrabies.com) Şu habere göre Çankaya’da 20 bin köpek olduğu belirtilmiş. (http://www.sabah.com.tr/ankara-baskent/2015/01/31/cankayayi-kopekler-basti) Ayda 50 bin köpek kısırlaştıran ve aşılayan organizasyonlarla işbirliğini reddetmektense, anlamsız çatışmalara ortam hazırlamaktansa, kanunları uygulamanın, bu iş nasıl düzgün yapılır, bunları öğrenmenin zamanı gelmedi mi?

Yazar: Burcu Emel

Kaynak: vehaber.org

Patipedia

Patipedia, yaşam hakkına saygı duyan, köpekler ve insanların bir arada uyum içinde yaşamasını arzu eden ve herkesin faydalanacağı şekilde, her konuda bilgi ve deneyim paylaşmayı hedefleyen, ortak paydaları yaşam tarzı ve hayvan sevgisi olan bir grup hayvansever tarafından kuruldu.

Bunlara da göz atabilirsiniz

Beşiktaş’ta köpeğe sarılarak uyuyan çocuk

İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde sokakta bir köpeğe sarılarak uyuyan çocuk videosu hem duygulandırdı hem hüzünlendirdi. Sosyal …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir