Son eklenenler

Röportaj: “Evdeki herkes kedilerin kölesidir”

12015 yılı boyunca TRT Kent Radyo İzmir’de her hafta farklı konu ve konuklarıyla Küçük Dostlarımız programını hazırlayıp sunan, Meral Ünür; yaptığı program ile Kaya Haber Ajansı tarafından ödüle layık görüldü.
  İşte 2015 yılında Küçük Dostlarımız programı’nın ilk konuğu Levent Yurga ile gerçekleştirilen özel röportaj:
  Levent Yurga kimdir?
 Bugüne kadar 10’un üzerinde kedi besleyen, kediler konusunda deneyimli Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi.

 Kedileri nasıl beslemeliyiz?

Çeşitli besinlerle ve hep aynı yerde beslemeliyiz.

Hep aynı yerde derken?

Yemek kabı hep aynı yerde olmalı. Suyu ve yemeğini hep aynı yerde yemeli. Sofrada biz yemek yerken asla kedilere yediklerimizden bir parça yemeğimizden vermemeliyiz. Biz nasıl onun yemeğini yemiyorsak o da bizim soframızdakilerden yiyemez. Kendi yediklerimizden vereceksek, yemeği götürüp kendi kabına koymalıyız. Sofrada biz yemek yerken ona yemeğimizden verirsek aklı karışır ve biz yemek yerken kediler sürekli rahatsızlık yaratır.

Uyku yeri de hep aynı yer mi olmak zorunda?

Hayır, kediler istedikleri yerde uyuyabilmeliler. Çünkü ev onlara aittir.

Foto: rspca.org.uk

Foto: rspca.org.uk

Ev onlara ait derken?

Kedi, eve ilk geldiği günden itibaren evin sahibidir. Evdeki kediyi getiren siz dahil olmak üzere herkes onun kölesidir. Oyun ve besleme köleleriyiz. O yüzden, evin istedikleri yerlerinde özgürce dolaşabilmeli ve uyuyabilmeliler. Tüy bırakmasın ve benzeri sebeplerle örneğin misafir odasının kapısını kapalı tuttuğunuzda bu hoşlarına gitmez. Dolap ya da çekmecelere girmek istediklerinde engellediğinizde hoşlarına gitmez. Ev onlara aittir ve her yere girmeye hakları vardır diye düşünürler. Kedinize uyusun diye özel bir döşek satın almak zorunda değilsiniz. Alsanız bile o döşekte sadece aklına ya da kolayına geldiği zamanlar uyur. Ev ona aittir, istediği yerde uyumasına izin vermelisiniz.

Kediler rüya görürler mi?

Uykuları hafif demiştim. Ama bazen, eve giren çıkanlardan rahatsız olup düzgün uyuyamazlar. Bazen de fazla oynamaktan yada hafta sonları evde gün boyu yapılan temizlikten rahatsız olup uyuyamazlar. Bu şekilde kısa kısa yaptıkları hafif uykuları yapamadıklarında ise, derin bir uykuya ihtiyaç duyarlar. Derin uykuları sırasında bizim gibi horlarlar, seyirirler ve rüya görürler.

Peki çekmecelere dolaplara girmelerine izin vermeli miyiz?

Bir yada iki defaya mahsus, kısa süre için izin verebilirsiniz. Sonra nazikçe dışarı almalısınız. Bir süre sonra çekmecelerin ve dolapların uyunacak oyun oynanacak yerler olmadığını kendileri fark ederler.

O halde bir balkona yada odaya kilitlenerek bakılan ev hayvanlarının durumu kötü?

Evet. Özellikle kediler, kendileri için ayrılmış, evin sadece bir tek odasında mutlu olamazlar. Sahiplerine sorulduğunda hijyen ve tüy dökme sebebiyle bu şekilde bir yerde tutulup beslendiğini görmekteyiz. Oysa kediler, son derece sosyal varlıklardır. Onlar, sahibi oldukları evin heryerini merakla gezip araştırmak, evdeki sahipleriyle sürekli olarak fiziksel temasta ve iletişimde bulunmak isterler ve doğaları gereği buna ihtiyaçları vardır. Onları kısıtlarsanız, depresyona sokarsınız.

Kediler başka nelerden hoşlanmaz?

Dediğim gibi, ev onlara aittir. Bu şekilde, yani kedice düşünmeliyiz. Evinde kedi beslemeye karar veren birisi, onların değişik davranışlarını çözmebilmek için, kediler gibi düşünmeye kendilerini alıştırmalılar. Tüm dünyaları ses ve kokudan oluşur. Verdikleri bizim anlayamadığımız tepkiler hep ses ve koku üzerine kuruludur. Evde herşeyi dört dörtlük, tüm aşıları ve bakımları yapılmış sağlıklı bir kedinini, evde sürekli yaramazlık ve zarar yaptığını düşünün. Bunun sebebi büyük ihtimalle evdeki birisidir.

Kedileri ne gibi durumlar strese sokar?

Ev onlara ait olduğundan, evde kilitli odaların olması, sürekli bir o eve bir o eve taşınmaları, onlarla yeterince oyun oynanmaması, sürekli tek tip beslenme ve eve sürekli yabancı ve değişik insanların girip çıkmasından hoşlanmazlar.

kedi

Foto: consciouscat.net

Kedilerle nasıl oynamalı?
Her gün toplamda 1 saat kadar onlarla oynamak gerekir. İlgisiz ve oyunsuz bırakılan kediler bir süre sonra depresyona girer. Sahiplerini ve evdeki eşyaları tırmalamaya, ısırmaya başlar. Geceleri uyutmazlar ve bir süre sonra işler içinden çıkılmaz hale gelir. Oysa, kediyi oyunla yorduğunuzda, emin olun ki o gece asla sizi rahatsız etmeyecektir.

Ne gibi oyuncaklar en çok ilgilerini çeker?
Piyasada bu konuyla ilgili çok fazla alternatif çözüm var. Bazıları pahalı, bazıları ise ucuz. En basitinden kağıt bir top onları epey eğlendirir. Ses çıkaran, çıngıraklı küçük toplar yada bez bebekler bu iş için iyidir. Sakın 2 kedim var, nasıl olsa bunlar birbirleriyle oynarlar diye düşünmeyin. Evde huzulu ve mutlu, görenlerin kıskanacağı sakin ve bakımlı kedileri elde etmenin yollarından birisi de, onlarla geçireceğiniz bu oyun saatleridir.

Oyunlar hep aynı yerde mi oynanmalı?

Hayır, beslenme haricinde uyku ve oyun faaliyetleri evin her yerinde serbestçe olabilmeli. Kediler oyuncaklarını kendileri bir odadan diğer odaya taşımayı da severler.

Hediye olarak çocuklara köpek yada kedi alındığını görüyoruz. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Kediler ve köpekler oyuncak değildir. Hediye olarak çocuğa bilgisayar alınmayacağı gibi, kedi ve köpek de alınmamalı. Ev hayvanı bir oyuncak olarak çocuğa verilmemeli.

Kediler neden barınaklara bırakılır?

Evdeki kişilerin yaşam şekillerinin değişmesi, örneğin kediye bakan kişinin evden ölüm yada uzun süreli bir seyahat gibi bir sebeple ayrılması, eve bir bebek gelmesi ve kedinin bebeğe zarar verebileceği korkusu, yanlış terbiye ve ilgisizlik sebebiyle hırçınlaşan kedinin bakımının zor olması sebebiyle ya sokağa atılırlar yada barınaklara verilirler.

Kedilerin evdeki uyku durumlarından biraz bahseder misiniz?

Oyundan ve beslenmeden kalan zamanlarında kediler sürekli yalanarak kendilerini temizlerler. O kadar temiz olurlar ki, sahipleri tarafından yıkanmalarına gerek kalmaz. Daha sonra da kalan tüm zamanı uyuklayarak geçirirler. Uykuları hep hafif olur.

Peki piyasadaki değişik kokulu kedi parfümleri ve şampuanları?

Kesinlikle hiçbirine gerek yok. Kedinizi sık yıkamamalısınız. Kedilerin suyla arası pek iyi değildir. Kedinizi ille de ara sıra yıkamayı düşünüyorsanız, kedi ilk geldiği günden itibaren, ufaktan başlayarak azar azar suya alıştırmalısınız. Yıkamaya başından başlamamalı, önce ayaklarından ve sonra vücudunu yıkayarak başlamalısınız. Kediler çok fazla yalanarak temizlendiklerinden bir süre sonra yıkanmalarına ihtiyaç olmadığını kendiniz görürsünüz.

Sizce kediler neden temizliklerine bu kadar düşkünler?

Bu tamamen içgüdüsel bir harekettir. Yalanarak temizlenmeye bu kadar çok vakit ayırmalarının sebebi, yalanarak tüylerinin tamamen kokusuz olmasını sağlamaktır. Kokusuz olduklarında, başka hayvanlar tarafından koku aracılığıyla fark edilemeyeceklerini düşünürler. O yüzden kendi kendine temizlik ve bakımını yeni yapmış bir kediyi yakından kokladığınızda tüylerinin neredeyse hiç kokmadığını farkedersiniz. Bazen bir kaza sonucu kedinizin tüyleri kirlendiğinde yıkamak ihtiyacı doğabilir. Yıkamalarda asla insan şampuanları kullanılmamalıdır. İnsanların kullanacağı şampuanlarla kedileri yıkadığınızda ise, bizim şampuanların kedilerin tüylerine ve derisine zarar verdiğini görürüz.

Kedimizi yıkamaya karar verdiğimizde, kediler için özel üretilen ve onlara uygun pH’ta şampuanlar kullanmalıyız. Aynı şekilde, ev temizliği sırasında kedilerin yürüdükleri yerleri her zamanki gibi klasik deterjanlı sularla yıkamamalıyız. Yani, evimizde bir kedi varsa, evin temizliğini yapan hanımlar, artık yapacakları temizliğin, evdeki kediye göre yapılacağını bilmeliler. Yoksa bir süre sonra, kedilerin hassas patileri pembe renkten kahverengiye dönmeye başlar ve pul pul soyulur. O yüzden, kedilerin patileriyle temas edeceği, halı olmayan yerleri, iyice sulandırılmış, deterjanı çok az sularla silmeliyiz.

Kediler ne sıklıkla yıkanmalı?

Kısa tüylü kedilerin kirlilik yada alerjik bir durum dışında yıkanmasına gerek yok fakat uzun tüylü kedilerin özel şampuanlarla ara sıra yıkanmalarında fayda vardır.

Kedileri yıkarken nelere dikkat edilmeli?

Kediler suyu sevmez. Ama yine de yıkanmaları gerektiğinde şu konulara dikkat etmek gerekir. Yıkarken önce ayaklardan vücuda geçilmeli, asla direkt kafasına su dökülmemeli. Ayrıca, duş başlığı kullanıyorsak, su oldukça yavaş akmalı, suyu yukarıdan gürültülü olarak dökmemeliyiz. Duş başlığını vücuduna yakın tutar ve suyun sesini azaltırsak, daha rahat yıkarız. Kulaklarına gevşek pamuk koyarak su kaçmasını engelleriz. Şampuanlama işi bittikten sonra iyice durulamalıyız. Yıkarken yumuşatıcı sözler söylemeli ve kediyi sakinleştirmeliyiz. Yıkanırken yüksek sesle miyavlaması sadece suyu sevmediğini, kurulandıktan sonra saatlerce yalanmak zorunda olduğunun şikayetidir. Kediyi havluya sararak, uzun uzun kurulamalıyız. Asla saç kurutma makinesi kullanmamalıyız. Kedi iyice kurumadan banyodan dışarı çıkmasına izin vermemeliyiz.

Kedilerin evde tuvalet alışkanlıklarından bahseder misiniz?

İlk gün geldikleri andan itibaren, dışkı yapacakları kum kabını görür görmez, nereye yapacaklarını öğrenirler. Bunun için özel bir eğitime ihtiyaçları yoktur. Dışkı yada idrar işini gördükten sonra bunu ayakları yardımıyla kumla örterler.

Mikroplu ayaklarıyla tüm eve bu mikropları yayarlar mı?

Hayır. Kedi, diliyle temizliğini yaparken tüylerini yalar. Sıra ayaklara geldiğinde, kedinin ayaklara da aynı önemi verdiğini görürsünüz. Kedi dilinde ve tükürüğünde, antiseptik yani mikrop öldürücü bir madde vardır. Kedi, ayaklarını ve patilerini yalayarak, tuvalet sonrası bakımlarını yaparlar. O yüzden, her tuvalet sonrası kedilerin ayaklarını antibakteriyel mendillerle silmek yanlıştır. İlle de silmek gerekiyorsa, sadece suyla ıslatılmış bir peçete yada bezle bunu yapabilirsiniz.

Kedi olan bir evde hijyen için kısaca neler yapmalıyız?

Kedi olsun köpek olsun, ev hayvanlarının mutfakta yemek yaptığınız yere çıkmasına izin vermeyin.

Ev hayvanlarına sadece onların kullandığı tabaklarda yemek verin. Bu kapları sık sık temizleyin. Bu kapların porselen yada paslanmaz çelik olması önemli. Çünkü, plastik kaplarda mikropların üreyebileceği birçok insan gözünün göremediği çizikler oluşabiliyor. Ayrıca, ev hayvanlarımızı düzenli olarak veterinere götürüp aşılatmalıyız.

Evimizi böceklere karşı ilâçlarken nelere dikkat etmeliyiz?

Sprey ilaçları kullanmaya son veriyoruz. Karınca ve böcek tabletlerini ise, mutlaka kedinin ulaşamayacağı yerlere koymalıyız. Çünkü bunlar kokularıyla kedilerin merakını çekerler.

Tüy yumaklarından bahseder misiniz?

Tüy yumakları, kedimizin yalanırken yuttuğu tüyleridir. Dili arkaya doğru bakan yüzlerce dikenle kaplı olduğundan, kediler yalanırken dillerine yapışan tüyleri yutarlar. Bunlar midelerinde birikir. Dışkı yoluyla da atılmazlar. Ancak kusarak bu yumakları dışarı çıkartırlar. Tüy yumakları kusmak kedi için normal birşeydir. Bu yüt yumağı kusma işini azaltmak için, kedimizi düzenli olarak taramalıyız. Böylece, dökülecek olan tüyleri kedimiz yalayıp yutacağına, biz tarayarak bu tüyleri vücudundan almış olacağız.

Kedimize besin olarak neleri asla vermemeliyiz?

Çiğ et Salmonella ve Escherichia coli gibi bakterileri içerdiğinden kesinlikle kedilere verilmemelidir. Kaynağını bilmediğimiz çiğ et, çiğ kıyma gibi ürünler kedilerden insanlara geçme riski bulunan toksoplazma ve kistleri içerebilir.

Farklı mamaları birbirleriyle karıştırıp onlara öğün olarak vermemeliyiz, çünkü bu seferde gereğinden fazla mineral ve vitamin alıp, kedimizde kilo artışına ve dengesiz beslenmesine sebep oluruz. Sucuk, sosis gibi işlem görmüş gıda ürünlerindeki katkı ve ilave maddeler kedimizi hasta edebilir. Pişmiş yada haşlanmış kemik suları kırık kemik parçaları içerebildiğinden kedilere verilmemelidir.

Çikolata ve dondurma kediler üzerinde zehir etkisi yapan teobromin maddesini içermektedir. Bu yüzden çikolata ve dondurma kesinlikle verilmemelidir.

Kedimizi süt asla vermemeliyiz. Sütte bulunan laktozu parçalayan laktaz enzimi kedilerde bulunmadığından, laktozsuz sütler verilebilir. Kediye hayatı boyunca hiç süt vermesek yaşar. Fakat, sırf seviyor diye ara sıra süt verdiğimizde ise kediler ölürler. Süt olarak, kedi doğduktan sonra, annesinden emdiği süt çok önemlidir. Yavru kedilerin en az 12 hafta anne sütü içmeleri gerekiyor. Kedinin ömrü boyunca sağlıklı kalmasını sağlayan antikorlar, anne sütündedir. Annesiz kalan 12 haftalıktan ufak yavrular için veterinerlerde özel sütler var. Onlar kullanılmalı. Asla 12 haftadan ufak yavrular için, laktozsuz süt, soya sütü vesaire verilmemelidir. Bazen ödül olarak ayda yılda bir kez kedilere süt ikram edilmektedir. Az miktardaki süt bile kedilerde kusma, ishal ve mide bulantısına sebep olacaktır. Özetle, sütten kesildikten sonra bir kedinin hayatı boyunca süte ihtiyacı yoktur.

Peki, kedimize balık vermeli miyiz?

Balık, kediler için mükemmel bir protein kaynağıdır. Onları dengele beslemek açısından ara sıra balıkla besleyebiliriz. Balık etindeki balıkyağı kedilere balığın etinde en çok fayda sağlayan kısımdır. Hazır mamalarda balıkyağı zaten ilave edildiğinden, kedimize ekstradan balıkyağı vermeyi düşünüyorsak, mamaların üzerindeki balıkyağı miktarlarını dikkatli incelememizde fayda var.

Kedimize ev yemeği vermeli miyiz?

Mutfakta yemek yaparken yada sofrada yemek yerken, kedimizin sanki bir hafta aç bırakılmış gibi bizim yediğimizden istemesini biz aslında yanlış anlıyoruz. Kedi 7/24 sürekli bizim ilgimizi isteyen hayvanlardır. O yüzden, onu soframızdan azar azar beslemek yada yemek yaparken bir parça kendi yemeğimizden vermek yerine, periyodik olarak tüylerini taramalı, onlarda oynamalı, onlarla konuşmalı ve bu iletişimimizi sürekli aktif tutmalıyız.

Günümüzde artık tek katlı evlerde oturmuyoruz. Çok katlı ve yüksekte oturan kedi sahipleri neler yapmalılar?

Kediler meraklı oldukları gibi kendilerine çok güvenen canlılardır. Çok yüksekteki bir evin balkonundan yada açık camından sarkmayı, aşağılara bakmayı severler. Bazen de yüksekten aşağı düşüp sakatlandıkları da olur. Bu gibi düşmelerde genellikle dikkatlerini rüzgâr, ani kapanan pencere yada kapı, bazen de peşinden koştukları bir sinek dağıtır. Bunun için pencereleri telle kaplatmak en iyi çözümdür.

Tatile çıkarken yanımızda götürmeli miyiz?

Kediler sahibinden çok evlerine bağlı hayvanlardır. Siz tatile çıkabilirseniz çıkın. Ama kediniz evde kalmalı. Bunun için güvendiğiniz bir yakınınız yada arkadaşınıza evinizin anahtarını vermelisiniz. O gelip, düzenli olarak kedinin kumunu temizlemeli ve yemeğini vermeli. Yanınızda götürdüğünüzde ise kedinin depresyona gireceğini unutmayın.

Kedi mi köpek mi?

Kedi.

Neden köpek değil?

Çünkü, köpekler gibi gürültü yapmıyorlar. Köpekler bir sürü hayvanı olduklarından, dışarıdaki sokak köpeklerine laf yetiştirmeye meraklılar. Ayrıca, köpeği kediler gibi evdeki kuma tuvaletlerini yaptırmak zor. Tuvaletleri geldiğinde aşağı indirmezseniz, eve yapıverirler. Ayrıca, aşağı indirdiğinizde, tuvaletlerini ilk gördükleri yere yapmaz köpekler. İlle diğer köpeklerin yaptığı idrar izlerini koklaya koklaya ve damla damla yapacaklar idrarlarını. Özellikle kışın soğuk havalarda bu oldukça zor bir iş. Oysa kediler hep evdedir. Sessiz sessiz sizi beklerler.

Kışın sokak kedileri için nelere dikkat etmeliyiz?

Sokak kedileri kışın kuru yer aradıklarından, araçların tekerlek üstlerinde zaman geçirmeyi tercih ederler. Bazen bu davranışı köpeklerden zuak durmak için de yaparlar. Aracımızı çalıştırmadan önce kış aylarında aracımızın altını, tekerleklerin üzerini kontrol etmeliyiz. Ayrıca, aracımıza antifriz koyarken yerlere dökmemeye çalışmalıyız. Çünkü, yere dökülen ve suya karışan antifrizli suyu sokak hayvanları içebilir.

Kediler neden sahibini görünce yeri tırmalar?

Kediler bunu ya egzersiz yada bölgelerini yani kendilerine ait olduğunu düşündükleri bizim evimizi işaretlemek için yeri tırmalarlar. Patilerinde bizim algılayamadığımız koku salan bezler vardır.  Bu kokularla tırmaladıkları yeri işaretlerler. Bu tırmalama sırasında kedimizi engellemek yerine, onlara tırmalaması için uygun yerler hazırlamalıyız.

Bebeğimiz olacak diye kediden vazgeçmeli miyiz?

Hayır.

Kedimizi kısırlaştırmalı mıyız?

Evet.

Partnerimiz kedi sevmiyorsa partnerimiz mi kedimiz mi?

Kedimiz. Sevgili partnerimiz, kendisi gibi kedi sevmeyen birisini arayıp bulmakta özgürdür. Yaşasın kediler ve kedisevenler…

MERAL ÜNÜR/ TRT KENT RADYO

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: