Son eklenenler

“Hayvanlara tecavüz eden sizin çocuğunuza da eder”

Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu olan ve kendisini adeta sokak hayvanlarına adayan Yonca Gelme ile, hayvan hakları, sokak hayvanlarının bakımı ve insanların hayvanlara tavırları üzerine dobra dobra bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yıllardır Alanya’da yüzlerce sokak hayvanına adeta annelik yapan, kendi annesinden devir aldığı bayrağı başarıyla sürdüren Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu Yonca Gelme, Alanya özelinden Türkiye geneline sokak hayvanlarının yaşadığı zorluklar, insanların sokak hayvanlarına karşı tavırları ve bakış açıları üzerine görüşlerini kendisiyle gerçekleştirdiğimiz özel röportajda sizlerle paylaştı.

* Merhabalar. Öncelikle sizi tanıyarak röportajımıza başlayalım?
İsmim Yonca Gelme. Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunuyum. 20 yıldır Alanya’da yaşıyorum. Yaklaşık 5-6 aydır sokak hayvanlarının bakımı, tedavisi ve kısırlaştırılması için Alanya Belediyesi ile birlikte gönüllü olarak çalışıyorum.

*Alanya Belediyesi ile iş birliği nasıl başladı peki?
Alanya Belediyesi iş birliğine başlamadan önce mümkün olduğunca kendi imkanlarımla tedavi ve kısırlaştırmaya çalışıyordum. Ancak bu üst düzey bir bütçe gerektiriyor. Yaklaşık 300-400 tane kedinin bakımıyla uğraşıyordum. Geçtiğimiz Eylül ayından bu yana Fatma Zehra Zengin sayesinde belediyede ki veterinerlerle tanıştım ve o tarihten beri de Alanya Belediyesi ile birlikte bu yardımları sürdürüyoruz.

* Peki, bu hayvan tutkusu nereden geliyor?
Aslında üniversite öncesi bu konuda çok aktif değildim. Biraz geç başladım, kendimi bu konuda eleştiriyorum. Ama annem her zaman evdeki yemek artıklarını dışarı attırmayan, sokağındaki kedilere veren bir insandı. Ama bana fazla aşılanmamıştı. Çünkü evimizde kuş ve balıktan başka bir evcil hayvan olmamıştı. Ama üniversiteye gittikten sonra bu bende bir tutku haline geldi. Üniversite hayatım boyunca garsonluk yaptım ve orada her zaman yemek artıklarının çok fazla çıktığını gördüm. Bende bu artıkları biriktirip kampus içerisinde belirli yerlere koymaya başladım ve bu bende alışkanlık haline geldi. Hayvanlarda bana alıştı, hatta onlarla kurduğum ilişki insanlarla kurduğum ilişkilerden daha iyi bir hal aldı.

* Üniversitedeki hayvanlara yönelik topluluklarda görev aldın mı?
Hayır, maalesef alamadım. Çünkü vaktim olmadı. Sürekli çalıştığım ve akşamları da derse gittiğim için öyle bir toplulukta aktif olarak bulunacak zamanım olmadı. Ama etrafımda hayvan besleyen, çok arkadaşım oldu onların sorunlarıyla bolca ilgileniyordum.

* Şu anda bir köpekte bakıyorsun evde onun sana gelişi nasıl oldu?
Bir arkadaşım, karşı olmama rağmen pet shoptan bir köpek satın aldı. Kendisi bakamadı maalesef köpeğe ve sahiplendirmeye çalıştı. O sahiplendirme süresince köpek aylarca benimle kaldı. Ben de köpeğe çok alıştım. Ben sahiplendim. Köpeğim hayatıma girdikten sonra sokak hayvanları konusunda daha da bilinçlendim. Ben üniversitedeyken annem sokağımızdaki kedileri besliyordu.  O dönem kısırlaştırma yapamadığımız için sayıları her geçen gün arttı. Ben okulu bitirip dönünce de annemden görevi ben devir aldım. Şu anda da halen kendi mahallem dışındaki tüm sokak hayvanlarına elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.

* Alanya’da resmi kurumlar bazında sokak hayvanlarına karşı tutum ne?
Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilgili sadece sosyal medyadan duyduklarımı biliyorum. Alanya Belediyesi özellikle bakım ve kısırlaştırma konusunda elinden gelen desteği veriyor. Aslında bizim istediğimiz mama yardımı ama, belediyelerin böyle bir yardımı yok. Çünkü zamanında çok suistimal edilmiş. O nedenle de böyle bir yardım yapmıyorlar.

* Halk olarak ne yapılabilir sokak hayvanları için?
Bu konuda hayvan severler arasında aslında iki slogan vardır. Bunlardan bir tanesi ‘Satın alma sahiplen’ diğeri ise ‘Bir kap su bir kap yemek’, yemek artıklarını evin önüne koymakla bile onlara yardımcı olabilirler. Çünkü bu kış şartlarında bir kedi eğer 12 saat aç kalırsa ölebilme ihtimali var. Evet insanlar hayvanları sevmeyebilir ama zarar veremez. Bizim insanlardan istediğimiz siz de mama alın onları besleyin değil de en azından besleyene karışmayın şekilde.

* Şöyle bir eleştiri var toplumda hem et yiyorlar hem de hayvan severim diyorlar diye. Sen vejetaryen mısın? Vejetaryenlik, hayvan severlik için bir kriter mi?
Ben şu an vejetaryen değilim ama olma konusunda, hatta vegan olma konusunda hızla ilerliyorum. Aslında hayvan sever olmak için vejetaryen olmak gerekmiyor. Et yiyen insanlarda hayvan sever olabilir. Bu durumun bir de dini boyutu var. Ben kurbana karşı değilim mesela, çünkü benim ailemde de kurban kesen insanlar var ama kurbanın doğru ve hayvanlara eziyet verilmeden kesilmesinden yanayım. Bir de etin besleyici ve vücuda yararlı durumları var. Örneğin ben LÖSEV’le çalıştım Antalya’da. O çocukların vücutlarının gelişmesi için taze ete nasıl ihtiyaçları olduğunu çok iyi biliyorum. Ben et yiyen insanlara karşı değilim ama karşı olduğum sektörler var. Örneğin büyük hamburger firmalarına karşıyım. Çünkü oradaki hayvanlar aylarca kıpırdatılmadan yağlanması bekleniyor, hayvanlara çok ciddi eziyetler ediliyor. İnternette bu hayvanlara yapılan eziyetlerin videoları var, eğer onları izlerseniz insanlar süt dahi içemezler. Çünkü o sektörde de hayvanlara ciddi manada eziyet yapılıyor.

* Peki uygulamayı düşündüğün bir sosyal sorumluluk projesi var mı kafanda?
Sorumluluk projelerinden ziyade aslında hayvan derneklerine üye olmak istiyorum. Ama çekiniyorum aslında çünkü hayvan severlik adı altında o kadar çok para dönüyor ki. O nedenle güvenip hiçbir derneğe üye olamıyorum. Üye olamayınca da sosyal sorumluluk projelerinden uzakta kalmak zorunda kalıyorum.

* İnsanların mama paralarının çok pahalı olduğuna dair bir eleştirisi var buna ne diyorsun?
Bu soruyu şöyle cevaplayabilirim. Bir gün arkadaş listemde sokak hayvanlarını ilgilendiren bir proje için 20 lira istedim. Çoğu benim param yok maalesef tarzında cevaplar verdi. Ama akşamına bu hayır diyen arkadaşlarımın çoğunu belirli mekanlarda alkol alırlarken gördüm. Bir böyleleri var bir de gerçekten isteyip ama parası olmadığı için yapamayanlar var. Ben bile zaman zaman kendi köpeğime yetemiyorum. O yüzden de insanlara kızamıyorum. Burada da yine başta söylediğim şey devreye giriyor. Hiçbir şey yapamıyorsanız en azından yemek artıklarını kapınızın önüne bırakın.

* Alanya’da hayvan barınağı var. Ziyaret etme imkanın oldu mu koşulları nasıl? Bu tarz barınaklar varken insanlar neden pet shoplardan hayvan alıyorlar?
Çünkü bizim insanımızda cins merakı var. Benim köpeğim bir Haski, ama ben onu pet shoptan almadım. Başta da anlattım sahiplendim. Herkes bana diyor ki, köpeğini bir Haski ile çiftleştir yavrularını sat çok güzel para kazanırsın. Sırf bu söylenenlerden bıktığım için ben köpeğimi çiftleştirmiyorum. Maalesef ki bizim insanımızda cins merakı var. İnsanlar bile dolaştırdığı köpeğin cins ve güzel olmasını istiyor. Sırf kendini tatmin etmek için. Barınak konusuna gelince, Türkiye şartlarına göre Alanya ve Gazipaşa’daki barınaklar oldukça iyi. Ama yine de şu var ki şartlar ne kadar iyi olursa olsun, hayvanlar sahiplenilmeli. Hepsi yemek bulabilse de sokaklarda yaşayabilse keşke.

* Hayvanlardan korkan insanlar konusunda ne diyorsun?
Ben bu dünyanın sadece insanlar için olduğuna inanmıyorum. Bu küçüklükten bizlere empoze edilen bir şey, hep köpek ısırır, kedi tırmalar diye büyütüldük. Hep onlardan korkutulduk. Aslında insanlar birbirine daha çok şey yapıyor ama sokakta insan görüyoruz diye korkmuyoruz.

* Peki gelişmiş ülkelerde durum nasıl? Yurt dışında sokaklarda neden pek kedi köpek göremiyoruz?
Yurt dışında durum çok daha kötü. Genelde barınaklarda besleniyor ve belirli bir süre sonra da uyutuluyor. Barınaklardan hayvanlar sahiplenilmediği için öldürülüyor maalesef.

* Avcılık konusunda ne düşünüyorsun? Örneğin sistemi reddetmiş dağ başında yaşayan avdan başka şansı olmayan insanlar var onlar ne yapacak?
Öncelikle şunu söyleyeyim av spor falan değil tamamen cinayettir. Sistemi reddettiği için kimsenin hayvan öldürmesini anlayışla karşılayamam. Ben et tükettiğim için o insanlara da bir şey diyemem ama hayvan öldürmesine pozitif bakmam mümkün değil.

* Hayvanlara tecavüz eden insanlar var. Onlar hakkında ne düşünüyorsun?
Asıl o insanlar uyutulmalı. Bugün, hayvanlara tecavüz eden yarın sizin çocuğunuza da tecavüz eder. Bunun bir hastalık olduğunu iddia eden bazı hümanistler işte tedavi edilip, topluma kazandırılmasını gerektiğini falan söylüyor. Ben kesinlikle karşıyım. Öyle videolar izliyorum ki kedilerin vajinalarından havuç falan çıkartılıyor. Bu hastalıksa da bunun tedavisinin çok daha başka yerlerde bu insanları kapatarak falan yapılmalı diye düşünüyorum.

* Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?
Benim en çok kızdığım şey, insanlar dururken neden hayvanlara yardım ediyorsun diyen insanlar. İnsanın olduğu yerde sorun hiçbir zaman bitmez. Hayvanlara yardım etmek için insanların sorunlarının bitmesini beklersek asla hayvanlara yardım edemeyiz. Pet shoplardan asla alış veriş yapmasınlar. Hayvan satmayan pet shoplardan alış veriş yapabilirler.

Kaynak: gercekalanya.com
RÖPORTAJ: Berker PAKNA

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: