Son eklenenler

Aslan Cecil’i kim vurdu? (Avcılık üzerine bir yazı)

Bizler burada kendi meselelerimiz ile meşgul iken dünya geçen hafta Afrika’nın sembol aslanı Cecil’in vurularak öldürülmesini konuştu. Walter Palmer adlı Amerikalı bir dişçi koruma altındaki Cecil’i 50 bin dolar rüşvet  vererek vahşice katletti. Bu olay başta ülkesi olmak üzere bir çok ülkede protestolara neden oldu. Walter Palmer artık Amerika’nın en istenmeyen adamı. Ve kendisi hakkında Zimbabve hükümeti tarafından kırmızı bülten çıkarıldı. Umarım Palmer tutuklanır ve en ağır cezaya çarptırılır.

Bu olay bana avcılık kavramını yeniden sorgulattı. Hayatım boyunca avcılığa merakım olmadı ve açıkçası avcılığı asla vicdanen kabul etmedim. Avcılığın bir tür spor olduğunu öne sürenlere ise şunu söylemek isterim.

Bir canlının yaşam hakkını elinden almak nasıl bir spor anlayışında var?

Sırf paranız ve tüfeğiniz olduğu için ve karşınızda bir hayvan olduğu için onu öldürebilme hakkını insan kendisinde nasıl bulabilir?

İnsanoğlu bundan 12 bin yıl önce toprağı ekip biçmeye başladı. Ondan önce ise yaşamak için avcılık ve toplayıcılık yapmak zorunda idi. Fakat benim yaşadığım sokakta bile yan yana üç marketin bulunduğu bir çağda bir insan neden avlanır. Bence bunun sebebi atalarımızdan miras kalan genlerimiz ve sahip olduğumuz yok etme güdüsü. Yani şiddete olan meylimiz bizi avcılığa götürüyor.  Fakat herkeste avcı olmuyor. Bazıları içindeki şiddet dürtüsünü başka şekillerde aşabiliyor. Önemli olan neyi tercih ettiğimiz.

Ülkemizde 5milyon 500 bin ruhsatlı av silahı var. 115 bin 335’i ruhsatlı olmak üzere yaklaşık 3 milyon avcı aramızda yaşıyor.

Peki bu avcılar ve kaçak avlanan avcılar yüzünden Türkiye’de soyu tükenen ve tükenmekte olan onlarca hayvan türü olduğunu biliyor muyuz?  Artık kaçak balıkçılık nedeniyle denizlerimizde yakın zamanda balık kalmayacak. Kefal, kalkan, levrek, çipura ve akya balığının nesli tükenmek üzere.

Bir önceki yıl 334 bin ton balık avlayan balıkçılar. Bu sene sadece 231 bin ton balık avlayabildiler. Sadece balıkları değil bakın hangi hayvanların nesli avcılık nedeniyle yok olmak üzere: Leopar,karakulak, kurt, çizgili sırtlan, vaşak, ayı, Anadolu yaban koyunu, ceylan, kızıl geyik, ala geyik, yaban keçisi, toy, mezgeldek, dikkuyruk, kadife ördek, turna, ulu doğan. Bu hayvanları yakında sadece kitap sayfalarında ve müzelerde görebileceğiz. Her yıl devlet tarafından yapılan ihaleler ile avlanacak olan hayvanlar tespit ediliyor. Örneğin bu sene devlet 15 ayı’nın ve 109 yaban keçisinin avlanmasına izin verecek. Bir an bir insan değil de bir ayı olduğunuzu düşünün ve devletten sizi vurmak için izin almış bir avcıyı karşınızda görseniz ne hissederdiniz? Bütün suçunuz sadece ayı olmak.

Türkiye de sadece 5 bin kızıl geyik kaldı. Ve muhtemeldir ki yakında o da olmayacak.

Yozgat’ta da son derece fazla sayıda avcı var. Geçen günlerde bir münasebetle birkaç Yozgatlı avcı ile tanıştım. Kendileri son derece beyefendi insanlar hatta toplantılarına beni de davet ettiler ama açıkçası gitmek içimden gelmedi. Avcılar için avcılık babadan, atadan kalma bir gelenek olarak algılanıyor. Fakat ben bu geleneği asla kabullenemiyorum. Her canlının yaşam hakkının kutsal olduğuna inanıyorum. Asla avcılığı bir spor dalı olarak kabul etmiyorum. Umudum yurt dışında olduğu gibi hayvan hakları bilincinin bu ülkede de artması ve hayvanların yaşam haklarına saygı duyan insanların çoğalması.  Doğada yaşayan her canlı doğanın bir parçasıdır. Ve insan doğayı her şeyi ile korumakla mükelleftir.

Ömer Tansel
Yozgat Çamlık

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: