Pazartesi , Temmuz 24 2017
Ana Sayfa / Eğitim ve Davranış / Köpeğiniz bir kahraman olabilir!

Köpeğiniz bir kahraman olabilir!

Köpekler, askeri ve polisiye görevlerin yanı sıra; yaşlı ve engellilere refakat, fiziksel ve zihinsel engelli bireylere rehabilitasyon, görme engelli vatandaşlara rehberberlik, psikolojik sorunlarda rehabilitasyon gibi hayati görevleri üstleniyorlar. Hatta bağımlılıkla mücadele gibi birçok alanda insanın yanında yer alabiliyorlar.

kah

Köpek Eğitmeni Göktan Eker; silahlı kuvvetler, emniyet ve arama kurtarma görevlilerinin yanında korkusuzca görev yapan patili dostlarımızdan daha pek çok alanda faydalanılabileceğini anlatıyor ve köpeklerin sokaklara terk edilmemesi için yetkililere önerilerde bulunuyor. Yurt içinde ve yurt dışında iş köpekleri konusunda yaptığı çalışmalarla tanınan, Polis ve Askeri Köpek Eğitimi konusunda uzman Göktan Eker’den Türkiye’nin kanayan yarası sokak hayvanları problemi sorununa bambaşka bir çözüm önerisi geldi.

Köpeğiniz kahraman olabilir, onu terk etmeyin!
İstanbul’da bir eğitim merkezine sahip olan Göktan Eker, köpek eğitimi üzerine ulusal ve uluslararası konferanslarda konuşmacı olarak yer alıyor. Kendi merkezinde öğrencilerine profesyonel köpek eğitmenliği dersleri veren Eker, köpeklerin çok daha etkin ve önemli işlerde kullanılabileceğini ve sokaklara atılan her bir köpeğin ülke ekonomisine maddi ve manevi zararları olduğunu belirtiyor.

Göktan Eker, “Halen uyuşturucu, patlayıcı veya benzeri insan hayatına zarar veren maddeleri bulan bir köpeğin yerine geçebilecek bir teknoloji yok. Bu konudaki kahramanlar halen köpekler. Bununla birlikte kayıp insanların bulunmasında köpekler oldukça etkili. Zihinsel ve fiziksel engelli kişilerin rehabilitasyonu için köpekler dünya çapında oldukça yoğun kullanılıyor. Uyuşturucu madde bağımlıları için uygulanan rehabilitasyon programlarında köpekler başrol almaya başladılar bile. Hatta son dönemde psikolojik rahatsızlıkların rehabilitasyonunda köpek sevgisi ile açılan pencereden doğa ile kaynaşma içerikli programlar oldukça revaçta.” ifadesini kullanarak “Köpeklerin sezgisel iletişim konusundaki başarılarının, iş dünyasının yönetimsel becerilerinin arttırılmasında ve kişisel gelişimde çok etkili oluyor. Özellikle yurt dışında şirketler çalışanlarına doğa ile içiçe mekanlarda köpek eğitim atölyeleri gerçekleştirip, hem çalışan motivasyonunu arttırıyor hem de liderlik ve takım ruhu ile ilgili eğitimler gerçekleştiriyorlar. Türk iş dünyası da bu konuda farkındalık sahibi olmaya başladı. Eğitim merkezimizde birçok firmayı ağırladık ve talepler her geçen gün artmaya devam ediyor. İnsanların köpeklerle iletişim kurduktan sonraki davranış değişimlerini görmeniz gerekiyor. Hatta köpeklerden oldukça korkan insanların eğitimden sonra evlerine köpek aldıklarına bile şahit olduk. Çalışanların kurtlar ve köpeklerin liderlik, görev bölüşümü, uyum ve birlikte çalışma mantıklarını anladıklarında ve bu bilgileri kendi iş dünyalarına yansıttıklarında görülen sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Çalışanların Özellikle hayvanlar sayesinde vücut dilini ve ses tonunu doğru kullanma, sezgisel iletişim becerilerinin gelişmesi ise ayrıca patronları sevindiren özellikler olarak eğitim programlarımıza göze çarpıyor.” dedi.

Köpek sahibi olmadan önce eğitim şart
Köpek eğitmeni Göktan Eker, son dönemde sokaktaki köpeklere ve kendi köpeklerine dahi şiddet uygulayan insanların sayısının artmasının sebebi olarak bu konudaki eğitim eksikliğine vurgu yaptı. Köpek eğitimi programının sadece köpek eğitmeni adaylarınca alınmaması gerektiğinin altını çizen Eker, “Köpek sahibi olmak isteyenlerin köpek almadan önce eğitim almaları ve köpek sahibi olup olamayacaklarını anlamaları gerekmektedir.” diye konuştu.

Eker, sözlerine şöyle devam etti: “Köpek sahipliği adeta çocuk sahipliği gibidir. Her iki canlı da ilgi, sevgi ve bakım ister. Karşılıklı iletişim çok önemlidir. Köpeklerin sahipleriyle birlikte kaliteli zaman geçirmesi ve köpek-sahip ilişkisinin doğru inşa edilmesi, yani köpek sahibi olmak isteyen insanların bilinçli hale getirilmesi sokakta yaşayan hayvan popülasyonunu azaltacak unsurların başında gelmektedir. Köpek sahipleri için oluşturduğumuz eğitim programlarında köpek sahiplerinin köpeklerini daha iyi tanımaları ve mevcut sorunlarının giderilmesi için birbirinden eğlenceli ve eğitici programlar düzenliyoruz. Bununla da kalmayıp sahip-köpek ilişkisini yeniden inşa ederek, her iki tarafın da keyif alacakları bir uyum programı uyguluyoruz. Köpekleri sahiplerine eğittiriyoruz ve paylaşımları arttırıyoruz, köpeklerin de ailenin bir bireyi olduğu bilincini yerleştirmeye çalışıyoruz. Bu konuda belediyeler ve üniversitelerle işbirliklerimiz devam ediyor.”

Eğitimler eğlenceli ve teşvik edici olmalı

Köpek sahiplerinin birçoğunun bilinçsizce köpek edindiğini söyleyen Eker, özellikle sahip olunacak köpeğin cinsini belirleme safhasında sadece dış görünüşe göre yapılan tercihlerin büyük bir oranda hüsranla sonuçlandığını kaydetti. Eker, köpeklerin sadece bir iki senelik olarak düşünülmemesi gerektiğini, uzun bir dönemi göze alarak sahip olunmasının sosyal açıdan da önemli olduğunu belirtti. Bilinçsizce tercih edilen köpeklerin ileri dönemlerde bakımının külfetli hale gelmesinden ve benzer sebeplerden dolayı sokağa veya barınaklara bırakıldığını dile getirdi.

Köpek eğitimlerinin zorunluluktan öte, köpek sahipleri için eğlenceli ve öğretici etkinlikler olarak planlanmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Eker, kendi düzenledikleri eğitimlerde dünyada kullanılan en modern eğitim tekniklerin uygulandığını ve katılımcıların tedirgin olarak geldikleri merkezden ummadıkları kadar mutlu döndüklerine şahit olduklarını ifade etti. Bu eğitimlerin eğlenceli ve teşvik edici olmasının katılımın artmasını sağladığını ifade eden Eker, “Bu işe başladığımızda etrafımızdaki insan sayısı çok azdı. Ancak zamanla eğitimlerin ne kadar eğlenceli ve faydalı olduğu kulaktan kulağa yayıldı ve şimdi artık aileler çocuklarına, şirketler çalışanlarına ve eşler birbirlerine bu eğitimleri hediye etmeye başladılar bile. Bu ülkemizin köpek eğitimi farkındalığı için de güzel bir gelişme” dedi.

Sokak hayvanları nüfusunda büyük artış var
Bir çok Avrupa ülkesinde sokak köpekleri sorunu olmadığını vurgulayan Eker, “Uzun süredir sokak köpekleri sorunu ile uğraşan ülkemiz yerel yöneticileri halen köpeklerin bizzat kendisini sorun olarak gördüklerinden, bir türlü kalıcı çözümler üretememişlerdir. Zira bir kısmı yerel yönetimlerin dışında cereyan eden hatalar zincirinin, büyük ölçüde yerel yönetimlerce çözülmesi gerektiği algısı da topluma dayatılmış durumda. Önceleri ne yazık ki köpeklerin itlaf edilmesi yöntemleri benimsenmiş iken, ilerleyen dönemlerde özellikle hayvan severlerin baskısı ve AB uyum yasaları sebebi ile itlaf uygulaması ‘resmi’ olarak kaldırılmış, yerine barınak adı altında adeta köpek toplama kampları kurulmuştur. Daha sonraları sokak hayvanı yaşam merkezleri kurularak, köpeklerin refahı bir nebze de olsa arttırılsa da, kısırlaştırılan köpeklerin birçoğunun ormanlık alanlara bırakıldığı, hayvan severler tarafından da düzenli besleme ve bakım uygulamalarının yapıldığını görüyoruz. Ancak ne yazık ki halen sorun çözülmüş değil. Köpeklerin sokaklara düşmesinin önüne halen geçilemediği aşikar. Ülkemizdeki vahim durumu anlatırken, Avrupa ülkelerinde hiç sokak köpeği olmadığı, hiç barınak olmadığı sonucu çıkmasın. Tabii var, ama bir köpeğin barınağa gelmesi ve hayvan severler tarafından rehabilite edilerek sahiplendirilmesi o kadar hızlı bir süreçte ilerliyor ki, o yüzden sokaklarda köpek göremiyorsunuz. Hatta birçok barınak, sahipleri tarafından iyi bakılamadığı veya kötü davranıldığı için el koyulan köpeklerle dolu.” şeklinde konuştu.

Tarım Bakanlığı zorunlu mikroçip uygulaması başlatmalı
“Yavru iken sevimliliği sebebi alınıp bakılamayan veya karne hediyesi olarak satın alınan, sıkılınca ilgilenilmeyen ya da büyüdükçe ırk kalitesinden uzak olduğu anlaşılan köpeklerin ormanlara salındığını gözlemliyoruz. Ayrıca bilinçsizce üretilen ve satılamayan köpekler nedeniyle de sokak köpeği sorununun gün geçtikçe içinden çıkılamayan bir hal alıyor” diyen Eker, Tarım Bakanlığı yetkililerine şöyle seslendi:
“Köpek üretimi konusunda Tarım Bakanlığı’nın günümüz şartlarına uygun düzenlemeler yapması gerekiyor. Gerekli düzenlemelerin yapılmamış olması, beraberinde sokak köpekleri sorununu da ortaya çıkarıyor. Bu durum köpek tedariki konusunda yurtdışı bağımlılığı da getirmiş durumda. Köpek satıcılarının, ürettikleri veya sattıkları köpekleri ilgili ırk dernekleri veya köpek ırkları federasyonuna kayıtlı hale getirmeleri zorunlu olmalı, mikroçip numarası ve alan kişinin TC kimlik numarasının eşleştirildiği bir database üzerinden ilgili bakanlığın taşra teşkilatına giriş yapmaları gerekmektedir. Aslında bu mekanizma otomatik olarak bir denetim ağının oluşmasını sağlayabilir. Bununla birlikte köpek almak isteyenlerin öncesinde gittikleri kursun belgesi olmadan köpek sahibi olamamaları da mekanizmaya eklenince çok kısa zaman zarfında sorunun çözümünde belirgin adımlar atılmış olur. Köpeklerin el değiştirmeleri durumunda; hazırlanacak veri tabanı sayesinde ülkedeki köpek hareketliliği kontrolü sağlanmaya başlayacaktır. Bunun dışında; terk edilen köpekler için de üzerine kayıtlı olduğu TC kimlik numarası üzerinden işlem yapılabilecektir. Tüm bunlara rağmen, bakılamayan ve yaşam merkezlerine terk edilen köpeklerin en az iki yıllık temel masrafları da terk eden köpek sahibinden düzenli olarak tahsil edilerek, gerekli kaynaklar da yaratılmış olur. Bu aşamada hediye olarak köpek almak, sıkılınca bırakmak gibi köpekleri değersiz kılacak tüm davranışlarında önüne geçilmiş olur.”

Eker, altyapısını hazırlamadan Petshop’ları yasaklamanın internetten köpek satışında patlama yaşanmasına neden olduğunu kaydederek “ Yani yasaklama herhangi bir çözüm olmadı. Köpek satışının köpek çiftlikleri ve pesthoplarda yapılmaya devam etmesi, mikroçipsiz ve seceresiz köpek satışının yasaklanması, denetimin daha da arttırılması bence daha doğru bir uygulama olurdu. Bununla birlikte Tarım Bakanlığı’nın köpek üreticisi ve yetiştiricilerini teşvik edecek bir planının da olması son derece elzem. Böylece sokak köpekleri sorununu ortadan kaldırabilir, belki de hayat kurtaracak köpeklerimizin sokaklara bırakılmasını engelleyebiliriz.” diye konuştu.

İHA

Patipedia

Patipedia, yaşam hakkına saygı duyan, köpekler ve insanların bir arada uyum içinde yaşamasını arzu eden ve herkesin faydalanacağı şekilde, her konuda bilgi ve deneyim paylaşmayı hedefleyen, ortak paydaları yaşam tarzı ve hayvan sevgisi olan bir grup hayvansever tarafından kuruldu.

Bunlara da göz atabilirsiniz

Köpeğiniz yemeğini mama kabından alıp başka bir yere taşıyarak mı yiyor?

Köpekler için en günün en güzel saatlerinden biri yemek saatidir. Bazı köpekler yemeğini önünden kaçırıyormuşunuzcasına …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir