Bahar aylarında dikkat: Zehirli Bitkiler

Günlük hayatımızda kullandığımız ya da sürekli çevremizde bulunan birçok bitkinin hayvanlarınız için zararlı, hatta zehirli olabileceğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini yazmak tabii ki mümkün değil, fakat aşağıdaki listeye göz atmanız, sizi geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarından uzak tutabilir.

Lütfen evcil hayvanlarınızı aşağıdaki bitkilerden uzak tutunuz, ve evinizdeki bitkilerin çocuk ve hayvanlar üzerindeki etkilerini mutlaka araştırınız.
Şayet, kusma, halsizlik, iştah kaybı gibi belirtilerle karşılaşırsanız hemen veteriner hekiminize danışınız.

 

amarillis

 

Nergisgiller: Özellikle amarillis türü kedi, köpek ve atlar için çok zehirlidir. Nergis zambağı, güzelhatun çiçeği olarak da bilinir. Bulantı ve kusma ilk görülen belirtileridir.

 

Colchicum_speciosum000

Çiğdem: Çiğdem’in yenilebilen türleri de bulunur, fakat ona çok benzeyen ama onun gibi yenilmeyip zehirli olan türleri de vardır. Yenilmemesi gereken bu bitkinin (Colchicum) yumruları özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde zararsız türleriyle karıştırıldığı için ağır zehirlenme vakaları görülebilmektedir.

 

duguncicegiDüğün çiçeği: Yaklaşık 400 türü bulunan bu çiçeğin zehirlenme belirtilerinin en belirgini ağızda oluşan kabarcıklardır. Diğer semptomları arasında kanlı ishal, aşırı salya akması, karın ağrısı ve gastrointestinal sistem rahatsızları sayılabilir.

 

kalla-zambagi-calla-[3]

 

Zambakgiller: Kalla zambağı, gelinçiçeği olarak da bilinir. Avrupa ve kuzey Amerika’da yetişen bir zambak türü olmasına rağmen çiçekleri nedeniyle çok sevilir ve üretilir. Zambakgillerin çoğunluğu yenildiği takdirde zehirlidir. Sümbül çiçeği de bu gruba dahildir.

 

 

kasimpati

Kasımpatı: Krizantem olarak da anılır. Bileşikgiller familyasından, sonbaharda çiçek açan bir süs bitkisidir. Bazı türlerinden böcek öldürücü ilaç yapılır.

 

yüksükotu

 

Yüksükotu: Tıpta önemli bir bitki olmasına, hatta kalp ilaçlarında kullanılan “digitalin” adlı maddenin bu bitkiden elde edilmesine rağmen, zehirli bir bitkidir. Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.

 

sariyasemin

 

Yasemin: Özellikle taneleri zehirlidir. Agresyon ve mide rahatsızlıkları zehirlenme belirtileridir.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Açelya: Bitki yapraklarının yenmesi ile bulantı, kusma, baş dönmesi, kaşıntı, ishal gibi belirtiler ortaya çıkar. Aynı zamanda tükürük salgısında artma, bulantı, kusma, ishal, bağırsaklarda kramp ve ağrılar, baş dönmesi deride kaşıntı ve yanma hissi gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.

 

Difenbahya

Difenbahya: Bu bitkinin çiğnenmesi veya yenmesi durumunda ise ağız içinde şişme, kızarma, yaralar meydana gelmesi, yanma ve şiddetli acı, tükürük artışı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, sindirim sisteminde şişme, midede tahribat oluşabilir.

 

ataturkcicegi

 

Atatürk çiçeği: Noel yıldızı olarak da bilinir. Alerjik etkileri hayvanlarda daha yoğun ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

 

 

kuskonmazKuşkonmaz: Köpek ve kediler için toksiktir. Toksik ajan sapogeninlerin steroid yapıdaki formudur. Bu form birçok bitkide mevcut olabilir. Eğer kedi veya köpek bu bitkinin çekirdeği/meyvesini yerse ; kusma, ishal, ve/veya karın ağrısı oluşur. Eğer hayvan bu bitkiyi sık aralıklarla yerse allerjik dermatits oluşur.

 

aloe1

Aloe: Özellikle kedi ve köpek için toksik olan bu bitki genellikle sulu bir bitkidir. Bu bitki içerisindeki toksik ajan olan alonin bulunur. Aloe bitkisi acı tadı ile birlikte kusma ve/veya kırmızı renkli idrara neden olur.

 

canabissativaHint keneviri/haşhaş (Marijuana): Latince adıyla cannabis sativa’nın hayvanlar üzerindeki etkisi merkezi sinir sisteminde başlar ve koordinasyon bozuklukları görülür. Kusma, ishal, salyada artış, yüksek kalp çarpıntısı ve komaya kadar belirtileri olabilir.

 

Kaynaklar:
Wikipedia
ASPCA
Cornell University

Dünyanın en şanslı sokak köpekleri Küba’da!

Küba devlet kurumları sokak köpeklerine kimlik vererek kalacak yer sağlamaya başladı.sol
Normalde işyerlerinde evcil hayvan bulundurulmasına izin vermeyen Küba yasaları, bekçi köpeklerine izin veriyor. Bu ayrıcalık sayesinde sokak köpekleri de müzelerde, merkez bankasında ve diğer kurumlarda yaşamaya başladı. Kurumların köpeklere isimlerinin ve “Metalişleri Müzesi’nde yaşıyorum” gibi yazıların olduğu kimlikler verdiği belirtilirken, köpeklere kalacak yerlerin yanında tıbbi hizmet sağladıkları da belirtiliyor.
Normalde köpekleri sevmediğini belirten kimi devlet görevlileri, artık hayvanlara ısındıklarını belirtirken, Hayvanları ve Bitkileri Koruma Derneği başkanı Nora Garcia, bir köpeğin bekçiyi uyandırarak klimaların çalınmasını engellediğini anlattı. Garcia, köpeğin törenle ödüllendirildiğini de belirtti. Ancak suç oranlarının düşük olduğu Küba’da, köpeklerin çoğunlukla korunmaları amacıyla barındırıldığı belirtiliyor.

SOL

Zozo’nun vefası

Sahibine olan sadakati ile dikkat çeken, adına filmler yapılıp Japonya’da heykeli dikilen ‘Hackiko’ adlı köpeğin hikayesinin bir benzeri Ordu’da yaşanıyor. 1.5 yıl önce henüz yavru iken aldığı köpeği Zozo’yu çok seven İsmail Öztürk, geçen yıl 10 Şubat 2014 tarihinde vefat etti. Öztürk, evin yakınında bulunan aile kabristanlığına defnedildi. Sahibinin vefatından sonra onun yokluğuna alışamayan Zozo, o günden bu yana her gün sahibinin mezarını ziyaret ediyor. Her gün mutlaka 5 dakika kadar sahibinin mezarını ziyaret eden Zozo, görenleri imrendiren bir sadakat ve vefa örneği sergiliyor.

“HER GÜN MUTLAKA MEZAR ÜSTÜNE GELİYOR”
İsmail Öztürk’ün oğlu Zafer Öztürk, Zozo’yu henüz bir haftalık iken aldıklarını belirterek, “Babam Zozo’yu çok severdi. Adeta çocuğu gibi baktı. Babamı bir yıl önce kaybettik. Ben birkaç kere mezar üstüne geldiğimde Zozo’yu mezar üstüne yatıp uzanmış gördüm. Zaman zaman benimle birlikte gelir mezarın üzerine yatar, uzanır sadakatini gösterir” dedi.

İsmail Öztürk’ün torunu Furkan Öztürk de Zozo’nun sadık bir köpek olduğunu ifade ederek, “Zozo, dedemin vefatından kısa bir süre önce geldi bize. Her mezar üstüne gelişimizde bizimle birlikte geldi, kimi zaman mezarın üstüne yattı. Kimi zaman köyde kaldığımda onu burada mezar üstünde gördüğüm oldu. Daha önce çok köpeğimiz oldu. Ama ben ilk defa böyle bir köpek gördüm. Zozo, çok farklı” diye konuştu.

Bu Pazar Tuzla’da

11071467_786974561387575_4111200976358332238_nİBB Tuzla Geçici Hayvan Bakımevi bu pazar (29 Mart) muhteşem bir aktivite düzenliyor. Barınaklarda bütün gün kapalı bir alanda kalan ve yeterince egzersiz yapamayan köpekler için bir kaç saatinizi ayırıp köpekleri gezdirerek onların çok güzel bir gün geçirmesini sağlayabilirsiniz.

“Siz gelirseniz bahar onlara da gelecek” kampanyasıyla İBB Tuzla Geçici Hayvan Bakımevi tüm hayvan dostlarını köpek gezdirmek için çağırıyor. Gelirken yanınızda taşma ve kayış getirmenizi rica ediyorlar. İmkanı olanlar yanında yaş mama da getirebilirler.

Tarih: 29 Mart 2015, 12.00-15.30

Adres: Aydınlı Mahallesi, Patlayıcılar Caddesi No. 11 Tuzla

Arabasız gelicekler için Kartal metrosundan 11.30’da servis kaldırılacak.

İletişim numarası: 0532 212 22 76 (İnci Kutay)

Madrid’de Hayvan Ölümlerine Son

150323-NoKillİspanya’nın başkenti Madrid’de 13 Mart’ta geçen bir yasaya göre sokak hayvanlarının ya da terkedilmişlerin öldürülmesi yasaklandı. Her ne kadar bir evleri ya da kendi aileleri olmasa da, Madrid’in evcil hayvanlarının bundan sonra yaşama özgrlüğü var.
Bu yasanın arkasında, yerel bir hayvan hakları örgütü olan El Refugio’nun yıllar süren kampanyası var.

Bu yasadan sonra, belediye hayvan toplama timleri tarafından yakalanan veya barınakta yaşayan hiç bir hayvan öldürülmeyecek. Yasanın aynı zamanda, çiğneyenlere karşı yaptırımı olucak.

Madrid’in öncülük etmiş olduğu bu kararın diğer ülkelere de örnek olmasını diliyoruz. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde ki istatistikler çok korkunç. Her yıl barınaklara 3.9 milyon köpek terkediliyor (diğer evcil hayvanlar dahil değil) ve bunlardan 1.2 milyonu sahiplenilmediği ve barınaklarda yer olmadı için öldürülüyor!

Lifewithdogs

Köpek hırsızları kameraya yakalandı

yavrukangalÇanakkale’nin Lapseki İlçesi’nde bir oteli korumak için bekçi olarak alınan ve bahçeye bağlanan kangal cinsi köpek, hırsızlar tarafından çalındı. O anlar güvenlik kameralarınca kaydedildi.

Lapseki ilçesindeki bir otelin bahçesine bağlı 5 aylık Kangal cinsi köpek hırsızların hedefi oldu. Güvenlik kamerası görüntülerinde, yüzünü saklayarak arka bahçeye giren bir kişinin Kangal cinsi 5 aylık köpeği bağlı olduğu yerden çözerek götürdüğü görülüyor.

Sabah otele gelen Mümin Çelik (49) köpeğinin barınakta olmadığını öğrenince güvenlik kamerası kayıtlarından çalındığını tespit etti. Mümin Çelik, “Arkadan yüzünü saklayarak gelmiş. Otelimizi bekletmiş olduğumuz köpeğimizi hırsızın bir tanesi çalmış. Kamera kayıtlarına baktığımızda saat 22.20’de köpeğimizin çalındığını izledik. Kangal cinsi köpeğimizi otelimizi korumak için almıştık. 5 aylıktı. Şimdi bir tane daha yavru aldık. Köpeğimizin çalanlardan şikayetçi olacağız. Emniyet güçlerinin de bu işle ilgilenmesini bekliyoruz” dedi.

Haberin videosu için tıklayınız.

İHA

Bugünlerde herkes köpek eğitimi uzmanı (!)

İnternet artık hep elimizin altında, ve birdenbire herkes bir konuda uzmanlığını ilan etmiş durumda. İnsanlar tarafından kolayca ulaşılan iyi veya kötü bilgiler; özellikle sağlık, beslenme, eğitim gibi konularda bilgi kirliliğine de yol açıyor. İnternetin en özgür ve en geniş kitlelere hitap eden mecralardan biri olması da bu konuda büyük önem taşıyor. Eğitim ve bilgi edinme teorik olarak olumlu bir şey, fakat bir kişinin herhangi bir şekilde ulaştığı bilgilerle kendini uzman olarak adlandırması ve internette bunu kullanması her zaman iyi sonuçlar vermiyor. Bu konu son zamanlarda özellikle köpek bakımı, davranışı ve eğitimiyle ilgili konularda hayvanseverleri zor durumda bırakıyor.

Fotoğraf: Mattias Karlsson
Fotoğraf: Mattias Karlsson

Televizyondaki program ve şovlar da bu konuda her zaman iyi bir örnek teşkil etmiyor. İsim vermeyelim tabii, fakat bu programlardan 1-2 tanesini izleyerek köpekler konusunda doğru bilgiye sahip olduğunu iddia eden kişilerle, tecrübeli ve profesyonel eğitmenleri aynı kefeye koymamak gerekiyor.

Özellikle internet üzerinden verilen tavsiyeler, her köpek ve her insan için genellikle benzer oluyor – ve alınan sonuç da doğal olarak beklendiği gibi olmayabiliyor. Her insan bir köpeğin eğitimine katkıda bulunacak kadar serinkanlı ve sabırlı değil; bu nedenle de sıklıkla duyduğumuz “ceza” ve ne yazık ki “dayak” temalı eğitimler, hayvanları yönlendirmek istediğimiz davranıştan bambaşka davranış bozukluklarına itebiliyor. Bu tip “eğitimsiz uzman” kişilere köpeğini emanet eden kişiler de, “ne yapalım olmadı” diyerek diğer sorunları da beraberlerinde eve götürüyorlar; ve ödedikleri bedel ne yazık ki yalnızca maddi olmuyor, manevi olarak da zarar görüyorlar.

Birtakım kurslar köpek davranışını ve eğitimini size teoride öğretebilir, fakat gerçek bir eğitmen olabilmek için deneyim, empati ve sabır gerekiyor. Herkes ortaya bir fikir atıyor, ve çoğu köpek sahibi bu fikirleri hemen kabullenip uygulamaya geçiyorlar. Halbuki bir köpeğin yaşadığı ortamı, travmalarını, huyunu, ırk özelliklerini dahi bilmeden, sadece teoride öğrenip kabul ettikleri yöntemlerle müdahale etmekten çekinmeyen bu sözde eğitmenler, geri dönüşü olmayan sorunları da beraberinde getiriyor, ve akabinde hiçbir şekilde sorumluluk alamıyorlar. Birkaç haftalık bir kurs sonunda “sertifika” alan hiç kimse köpek davranışı ve eğitimi konusunda uzman sayılamaz. Profesyonellerle birlikte çalışmadan ve onlarla zaman geçirmeden; okumadan, araştırmadan deneyimlemeden hiç kimse ben uzmanım dememelidir.

Fotoğraf: Dan Sutton
Fotoğraf: Dan Sutton

Köpek gezdiricileri, veteriner teknisyenleri, pansiyon ve köpek oteli sahipleri de ufak ufak eğitim konusunda “uzman” olmaya başladılar. Yalnızca Türkiye’de değil, tüm Dünya’da aynı sorunlar yaşanıyor bu konuda. Sokakta yürürken hayvanlarla alakası olmayan bir kişi bile yanınıza gelip size köpeğinizi nasıl eğitmeniz gerektiği konusunda yönlendirmeye çalışıyor, kendince önerilerde bulunuyor. Bunu yaşamayan köpek sahibi var mı aramızda?

Dünyadaki profesyoneller bir köpeğin en iyi öğrenme yönteminin “ödül” olduğu konusunda hemfikirler. Yani son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz moda tabirle: “Pozitif eğitim”. Köpek sahiplendirenler, barınaklar, sivil toplum kuruluşları, köpek sahiplenen kişilere bu konuda bilgi vermekle yükümlü olmalıdırlar. Bu sayede doğru köpek ve doğru yuva eşleştirmesi de daha sağlıklı yapılabilir. Köpeklerin aklını karıştırmayan profesyoneller, bir köpeğin bulunduğu ortama uyumu için de çok önemlidir. Bu sayede hem köpek, hem de sahibi mutlu olacaktır. Köpeklerin yaşam standartlarının yükseltilmesi, tüm insanların ve özellikle hayvanseverlerin sorumluğundadır.

Köpek eğitimi konusunda herhangi bir denetim metodu, özellikle ülkemizde mümkün olmadığı için, bu sorumluluk hayvanseverlerdedir. Köpek sahiplerini bilinçlendirmek, sözde uzmanları uyarmak ve onlara hiçbir şartta prim vermemek, köpeklerin yaşamlarını daha iyi bir hale getirmek için atılacak önemli adımlardır.

Kafası demir korkuluklara sıkışan köpek kurtarıldı

Bolu’da kafası demir korkuluklara sıkışan köpek itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.
hhhh
Edinilen bilgiye göre, olay Sağlık Mahallesi Şahintepe Sokak’ta meydana geldi. Bir villanın bahçesine giren köpek bahçeden çıkmak isterken kafası demir korkuluklara sıkıştı.
Bolu’da bir villanın bahçesine giren köpek demir korkulukların arasından çıkmaya çalışınca kafası sıkıştı. Havlamaya başlayan köpeği gören vatandaşlar Bolu Belediyesi İtfaiye ekiplerine haber verdiler. Hayvan barınağından gelen bir görevli ile köpeği kurtarmaya çalışan itfaiye ekipleri korkulukları kestiler. Köpek kurtarıldıktan sonra Bolu Belediyesi havyan barınağına götürüldü.

DHA

Ataşehir’de 47 ilkokul, 25.000 öğrenci hayvan sevgisiyle buluşuyor

Daha bilinçli, duyarlı ve sevgi dolu bireylerden oluşan bir toplum yaratmanın,  dünyaya umutla bakan çocukların empati ve hoşgörü duygularının geliştirilmesinden geçtiği fikriyle hareket eden Ataşehir Belediyesi ile birlikte  hayvanların sevgi yoluyla korunması ve hayvan haklarının savunulmasını temel insani değerlerimizin başında görüyoruz.

Bu kapsamda ilköğretim öğrencilerine hayvan sevgisini aşılamak, tüm canlıların yaşama hakkına sahip olduğu bilincini yerleştirmek, doğa ve yaşam dostu birer birey olmalarına destek olmak amacıyla Ataşehir’deki 47 İlköğretim okulunda hayvan sevgisi konulu seminerler düzenlenecek.

“Birlikte koruyup, birlikte sevelim’’ sloganıyla hazırlanan proje kapsamında 25.000 öğrenciye hayvan sevgisi anlatılacak.

a

Ataşehir Belediyesi, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Ataşehir Kent Konseyi, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP), Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı ile Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Ataşehir Temsilciliği’nin ortak yürüttüğü proje 23 Mart’ta hayata geçecek.

Eğitim kapsamında; hayvan sevgisi ve onların yaşam hakkı, hayvanlara nasıl davranılması gerektiği, hayvanların sağlık ve bakımı, hayvan sahiplenilmesi gibi konular ana başlıkları oluşturacak.

Eğitime katılan çocuklara “köpeklerle güvenli iletişim” boyama kitapçığı ve sahipsiz hayvanlar adına çocuklara yazılan maket mektup ve stickerlar dağıtılacak. Ayrıca Ataşehir Belediyesi dostluk maması çocuklarla birlikte can dostlarımıza ulaştırılacak.

İVHO YÖNETİM KURULU

O bir “Puli”

paspasAlmanya’da tüylerinin aşırı uzamasıyla tanınan Puli cinsi bir köpek, bakımsızlık nedeniyle paspas gibi kabarık bir görünüme dönüştü. Alman fotoğrafçı Monika Wegler de bu anı kaçırmayıp deklanşörüne bastı. Fotoğraf, kısa sürede sosyal medyada yayılıp paylaşım rekorları kırdı. Macar çoban köpeklerinin en küçük cinsi olan pulilerin bakımı zor olduğu belirtiliyor.
Pulinin sahibi, köpeğinin uzayan ve sertleşen tüylerini örerek rasta yaptığını söylüyor.
Hürriyet

 

“Puli” ırkı hakkında:

– Küçük-orta ırk, yaklaşık 1.000 yıllık geçmişinden bahsedilen, Macar asıllı bir çoban köpeği

"Rennender Puli" by Haplochromis - Own work. Licensed under CC BY-SA 3.0 via Wikimedia Commons - http://commons.wikimedia.org/wiki/File:Rennender_Puli.JPG#/media/File:Rennender_Puli.JPG
“Rennender Puli” by Haplochromis – Own work.

cinsidir. Genellikle siyah renktedir, fakat gri, beyaz, krem rengi de olabilirler.

– Zeki ve hareketlilerdir. Enerjilerini atabilmeleri için geniş alanlara ihtiyaç duyarlar, aksi takdirde gergin olurlar ve sorun çıkarırlar. İdeal yaşam alanları bahçeli evlerdir.

– Özellikle çocuklara karşı sevgi dolu ve arkadaş canlısıdırlar, fakat yabancılarla araları pek iyi olmayabilir. Eğitimlerine erken başlanması gerekir. Tehdit sezerlerse uyarı vermeden saldırma eğilimleri vardır.

– Tüyleri farklı yapısı ile sürekli bakım ister. Yazları sıcağa dayanabilmeleri için tüylerin kesilmesi gerekebilir.