Ampute kız ve patisiz köpeğin hikayesi

Sapphyre Johnson adlı 3 yaşındaki küçük kız, 1 yaşına geldiğinde iki bacağını da yitirdi ve hayatına ampute olarak devam etmek zorunda kaldı. Ancak bu hayatı onunla paylaşan küçük bir dostu ile arasındaki bağ, ikisinin de tüm dünyada konuşulmasına sebep olan göz yaşartıcı bir öykü ortaya çıkarttı.

Ampute kız ve patisiz köpeğin hikayesi

Sapphyre, ayaklarından mahrum küçük bir kız. Güney Carolina’daki Shriners hastanesinde tedavi gören Sapphyre, çok özel bir dosta da bu sayede sahip oldu. Karen Riddle adında bir kadın, ‘Lt. Dan’ (Adını Forest Gump filmindeki karakterden alıyor) adındaki tek patisi olmayan köpeğini ötenaziyle yaşamına son vermeyi düşünürken, Sapphyre için iyi bir dost olabileceğini düşünmesiyle başlayan hikaye, bir anda dünyanın ilgi odağı oldu. Şimdilerde Shriners hastanesinde ücretsiz tedavi ve rehabilitasyon gören Sapphyre ve Lt. Dan’un dostluğunu gören herkes duygu dolu anlar yaşıyor.
Sapphyre, Lt. Dan’ı ilk gördüğü anda “Bu köpek de benim gibi, benim olsun” demiş.
Köpeğin sahibi Karen Riddle bu dostluğun önünü açtı. Ötenazi ile ölümü bekleyen ‘Lt. Dan’ birden kendisini rehabilitasyon köpeği olarak buldu.
Sapphyre’in babası dostluk hakkında şöyle konuşuyor: “Pek çok çocuk hayvanlar sayesinde benzer eksikliklerini fark edemiyorlar”
Bir hastane görevlisinin köpekle küçük kızın dostluğu hakkında düşünceleri: “Gelecekte Sappyhire okula gittiğinde beraberinde köpeğini de götürecek ve hikayesini anlatacak…”
“Herkes köpekleri sever ve herkes onların bu güzel hikayesini duymak, bilmek ve bu özel dostluğu görmek isteyecek.”

Narkotik köpeği “Haydut”, kayalıklarda gizlenen 52 kg esrarı buldu

Diyarbakır’ın Hazro İlçesi’nin kırsal kesiminde jandarma arazi arama-tarama faaliyeti yaparken özel eğitimli “Haydut” adlı köpek, kayalıklarda çuvallar içerisinde gizlenen 52 kilo esrarı buldu.

Narkotik Köpeği 'Haydut', Kayalıklarda Gizlenen 52 Kilo Esrarı Buldu

İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri uyuşturucu madde ile mücadele kapsamında Hazro İlçesi’ndeki Sarıerik Köyü yakınlarında arazi arama ve tarama operasyonu gerçekleştirdi. Hazro İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin de destek verdiği arazi arama tarama operasyonu için getirilen “Haydut” adlı narkotik köpeği kayalıkların arasına gizlenen 6 çuvalda 52 kilo esrar buldu. Cumhuriyet Savcısının talimatı ile esrara el konulurken, şüphelinin yakalanması çalışmalarına devam ediliyor.

Diyarbakır'da 52 Kilogram Esrar Ele Geçirildi

DHA

Yeni trend: Japonya’da Köpekler, Minecraft Köpekleri Gibi Tıraş Ediliyorlar

Japonya’da yeni başlayan akımda insanlar köpeklerinin kafalarını MineCraft köpekleri gibi tıraş ediyorlar.

Japonya'da Köpekler, Minecraft Köpekleri Gibi Tıraş Ediliyorlar

Yeni başlayan bir akım ile gerçek hayatta köpek sahibi olan insanlar, köpeklerini MineCraft’ta ki köpeklere benzetmek adına tıraş ettiriyorlar. Yuvarlak kafalı köpekler tıraş olduktan sonra sanki birer piksel gibi kare haline geliyorlar.


Aslında geçen Aralık ayında başlayan akım tekrardan popüler olmaya başladı. Daha çok Japonya’da ön plana çıkan akım sonucu ortaya çıkan köpekler, oldukça komik gözüküyorlar.

Aralık ayında Minecraft’tan habersiz olarak yapılan bu çalışma, MineCraft hayranları tarafından oldukça beğenilmiş ve benimsenmişti. Bu nedenle tekrar gündeme gelen akımın sonunun nereye varacağı tartışılır.

Webtekno

Köpek Sahiplerinin Çantalarında Bulunması Gerekenler

Köpek sahibi olmak, birçok yönden çocuk sahibi olmaya benzer. Onunla bir yere giderken yanınızda bulundurmanız gereken birçok şey olabilir. Bu yazımızda evden her çıkışınızda yanınızda olması gerekenleri paylaşıyoruz.

Kaka torbaları
walkwagSorumluluk sahibi her köpek sahibi yanında mutlaka köpeğinin arkasından dışkısını temizlemek için kaka torbasını unutmamalıdır. Herkesin hijyeni için (unutmayın bazı köpekler kaka yer!) köpeklerin kakaları toplanmalı, ağzı bağlanıp çöp kutusuna atılmalıdır. Bunun için alışveriş ya da buzdolabı torbalarından faydalanabiliriz. Ama işimi sağlama alayım, delik olmasın diyorsanız bunun için özel torba rulolarından da alabilirsiniz. Veya Kadıköy gibi belediyeceliğin bazen de olsa güzel işler yaptığı yerlerde yaşıyorsanız, bu torbalar mahalle muhtarlıklarından alınabiliyor. Sizin belediyenizde varsa böyle bir uygulama lütfen yorumlarınızda belirtin!

Islak Mendil
cleanexBazen kazalar olabilir ve bir yerlere istemediğiniz şeyler bulaşabilir. Suyun olmadığı böyle anlarda bizim en büyük kurtarıcımız ıslak mendil olacaktır. Köpekler bir bakıma çocuk gibidir, kolay kirlenirler. Başka bir köpeğin salyası ya da çamur üzerine bulaşabilir. Böyle durumlarlarda ıslak mendil dostumuzdur.

El Dezenfentanı
handÖzellikle suya ve sabuna ulaşamayacağımız uzun gezilerde yanımızda el dezenfektanı taşırsak, ıslak mendil sonrası bu işlemi yaparak bakterilerden kendimizi koruyabiliriz.

 

Ödül maması
treatKöpeğinizi istediğimiz gibi davrandığında ödüllendirmek için yanımızda ödül maması taşımak her zaman iyi bir fikirdir. Eğer köpeğiniz “gel” komutunda çok başarılı değilse veya başka bir köpeğin yanından geçerken havliyorsa bu davranışların doğrusunu sokakta öğretmemiz gerekir, bu durumlar için yanımızda köpeğimizi motive edicek ödüller taşıyabiliriz.

Fazladan tasma
leashYanımızda fazladan tasma taşımak da her zaman iyi bir fikirdir. Elimizdeki tasmanın başına bir şey gelebilir (özellikle otomatik taşmaların bozulma ihtimali her an var) veya ailesini bulmakta yardımımıza ihtiyacı olacak sahipsiz bir köpek ile karşılaşabiliriz. Hazırlıklı olursak, böyle durumlarda çaresiz kalmayız.

Akut’tan Kuyuya Düşen Köpeğe Yardım Eli

AKUT Tekirdağ Ekibi boş bir bina içerisinde bulunan 10 metrelik kuyuya düşerek çıkamayan sokak köpeğini kurtardı.

Akut’tan Kuyuya Düşen Köpeğe Yardım Eli

AKUT Tekirdağ Ekibi, gelen ihbar üzerine Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Ekipleri ile beraber Tekirdağ merkez ilçe Süleymanpaşa Çınarlı Mahallesinde kör bir kuyuya düşen köpeği bulunduğu yerden çıkardı. Sağlık kontrolünden sonra herhangi bir yaralanması bulunmayan köpek serbest bırakıldı.

Mahalle sakinleri köpeği kurtaran AKUT ekibine teşekkür etti.

Beyaz Gazete

Sevginin Sırrı – Senin Olan Yanındadır

Bilmiyordum, evde köpek bakılmaz diyorlardı!
Onların yeri bahçedir, sokaktır, diyorlardı!
Çevre yakınlarımda evde köpeği olanı da hiç görmemiştim. Aklımca “Haklılar galiba” derdim.    Evde kedi, köpek bakıldığını, televizyonda yabancı filmleri izlerken görüyordum.
Hani Mars’a, göktaşına uydu fırlatıp, üzerine roket indiren gelişmiş ülkelerin filmleri var ya!..
Çocuklarını kedi, köpekle büyütüyorlardı ya! İşte onların filmlerinde görüyordum, evde kedi, köpek bakıldığını.
Bir gün yol kenarında, dikkatsiz birinin ezdiği, kanlar içinde öylece yatan ve insanlara yalvaran gözlerle tedirgin bakan “kızım” la karşılaştım.
Onu, kanlar içinde çaresizce yatar halde gören sürücüler ve yayalar öylece geçip gidiyordu yanından!..
Onu, hemen arabada bulundurduğum bir battaniyeye sarıp, veterinere götürdüm.
Bana güvendi ve acılarına rağmen uslu durdu.
Veteriner arkadaş umutsuz demesine rağmen tedaviye devam ettik, tabi ki evde, başka türlü olamazdı ki!
Bu süreçte onunla yakınlaşınca, göz göze geldikçe, onun dilinden anlamaya başlayınca kıymetini anlamaya başladık.
Allah’a şükür o iyileşti ve evimizin “KIZI” oldu.
Onunla birlikte yaşamak hayatımızın en güzel kararlarından biriydi.
Artık biliyorum; gelişmiş ülkelerin çocuklarının sevgiyi, saygıyı, sadakatle hayırlı işlerde çalışmayı nerden öğrendiklerini ve de GERİ ÜLKE ÇOCUKLARININ DA, NEDEN MOLOTOFLA ORTALIĞI YAKTIKLARINI!

Vahdet Malik
Hudut Gazetesi

Hasta köpekler çöplüğe atılıyor

Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki çöp alanına gidenler bir insanlık dramıyla karşılaşıyor. Barınakta bakılmak yerine çöp alanına bırakılan hasta köpeklerin ölmesi bekleniyor

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde belediyeye ait hayvan barınağındaki çağ dışı görüntüler daha sona ermemişken, çöplükte hasta köpeklerin ölüme terk edildiği ortaya çıktı. SABAH Güney’in 22 Ocak’ta yayınladığı fotoğrafların ardından Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Kadirli Belediyesi’ne ültimatom vermesine rağmen değişen bir şey olmadı. Barınaktan çıkarılıp çöplüğe bırakılan 200’e yakın köpek açlık ve hastalıktan ölmek üzere. KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, belediyenin hasta hayvanları çöplüğe attığını ileri sürdü.

200 KÖPEK AÇ VE HASTA
Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (KİHAYKO) yönetimi, Kadirli’deki üyelerle birlikte köpeklerin ölüme terk edildiği alana 15 torba mama götürerek hayvanları beslemeye çalıştı. Kendi çabalarının çok yetersiz olduğunu söyleyen KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, “Kadirli çöplüğünde 200’e yakın köpek var. Burası resmen ölüm çöplüğü olmuş. Çoğu hayvan uyuz ve perişan halde. Hayvanlar aç. Belediye hasta hayvanları barınaktan çıkarıp buraya atıyor” dedi.

ÇÖPLÜKDEĞİL ÖLÜM KAMPI
KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, “Kadirli Belediyesi bu zavallı hayvanları buraya atarak resmen ölüme terk etmiştir. Burada yaşayan hayvanlara yiyecek verilmediği gibi hasta ve uyuz olanlara da tedavi uygulanmıyor. Yakında insan sağlığına zarar verebilecek bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkmasından endişeliyiz. Burası çöplük değil, sokak hayvanları için ölüm kampı haline getirilmiş. Kadirli Belediyesi bu insanlık dışı ortamın sorumlusudur” diye konuştu.

ÖLMELERİ BEKLENİYOR
Kadirli Belediyesi’nin doktor başkanı Ömer Tarhan’ın duyarsızlığına tepki gösteren Metin Yıldırım, “Bugüne kadar yaptığımız hiçbir uyarı ya da şikayet dikkate alınmadı. Bakanlık, barınak koşullarının iyileştirilmesi için gerekeni yaptı ancak bu çözüm olmadı. Barınaktaki hasta köpekler buraya, çöplük alanına bırakılıyor. Bir insanlık dramı yaşıyoruz burada. Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürü Haluk Balcılar, hayvanları çöplüğe attırıp ölmelerini bekliyor” şeklinde konuştu.

SORUMLULUK BELEDİYEDE
Belediye Başkanı Ömer Tarhan’ın, barınak koşullarını düzeltme sözü verdiğini hatırlatan Metin Yıldırım şunları söyledi: “Görüyoruz ki barınağı iyileştirmeyi, buradaki hasta hayvanları çöplüğe bırakmak olarak algılamışlar. Barınaklar, içindeki hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmekle güzelleşir. Çünkü 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, köpeklerin sorumluluğunu belediyeye veriyor. Bu hayvanların sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmesi belediyenin görevi. Belediye görevini yerine getirmiyor.”

Sabah

Hayvan sevgisini sokakta öğreniyorlar

Edirne Hayvanları Koruma Derneği, her hafta 20 ilkokul öğrencisini sokak hayvanlarıyla buluşturuyor – Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Malik: – “Batılı ülkelerde psikologlar, sosyologlar, doktorlar ve öğretmenler çocuklara kedi, köpek ve hayvanlarla yaşamalarını öneriyor. Çünkü bu çocuklar büyüdüğünde beşeri ilişkileri daha güçlü oluyor”

Hayvan sevgisini sokakta öğreniyorlar

Edirne Hayvanları Koruma Derneği, her hafta 20 ilkokul öğrencisini sokak hayvanlarıyla buluşturuyor. Çocuklar sokak köpeklerini besliyor, seviyor ve hayvan sevgisini sokakta öğreniyor.Edirne Hayvanları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Trakya Üniversitesi (TÜ) Öğretim Görevlisi Vahdet Malik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her hafta ilkokul çağındaki çocukları Edirne çevresindeki sokak hayvanlarıyla buluşturduklarını belirtti.

Çocukların küçük yaşta hayvan sevgisini öğrendiğini anlatan Malik, “Çocukların gözlerindeki ışıltıya hepimiz şahidiz. Sokak köpeklerini severken çocukların yürekleri pır pır atıyor. Çocuklar köpekleri doyuruyor ve seviyor” dedi.

Malik, şehir hayatının, insanların hayatını sınırladığını dile getirerek, ” Hayvanlar ve bitkiler insanların hayatında yok. Çocuklarımızı şehrin dışına çıkartıp, bu hayvanlarla tanıştırmamız gerekiyor. Şehirde yaşayan çocuklarımız bu hayvanların varlığını unutacak seviyeye geldi. Biz de buna bir çözüm olarak ilkokul çağındaki çocuklara hayvan sevgisini sokakta öğretiyoruz” diye konuştu. Sokak hayvanlarının da sevgiye ihtiyacı olduğuna işaret eden Malik, hayvan sevgisinin çocuklar için de önemine değindi.

Vahdet Malik, “Batılı ülkelerde psikologlar, sosyologlar, doktorlar ve öğretmenler çocuklara kedi , köpek ve hayvanlarla yaşamalarını öneriyor. Çünkü bu çocuklar büyüdüğünde beşeri ilişkileri daha güçlü oluyor. Ruhsal ve fiziksel dengeleri daha güçlü ve düşünen insanlar olarak büyüyorlar. İnsanın betonlar içerisinde yalnız yaşaması onu sevgiden, coşkudan soyutluyor. İnsanlar bireysel, katı ve bencil hale geliyor” ifadelerini kullandı.

“Hayvan sevgisi insani ilişkileri geliştiriyor”

Öğretmen Gülçin İpek de öğrencilerinin sokakta yaşayan hayvanlara özellikle ilgi gösterdiğini belirtti. Projeyi Edirne Hayvanları Koruma Derneği ile çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için hayata geçirdiklerini ifade eden İpek, velilerin desteğiyle sokak köpeklerine mama aldıklarını ve çocuklarla birlikte hayvanları beslediklerini anlattı.

İlkokul öğrencilerinin sokak hayvanlarına yardımcı olmak amacıyla afiş hazırlayarak, sokakta dağıttığını dile getiren İpek, velilerin projeye sıcak baktığını söyledi. İpek, sokak hayvanlarıyla iletişimin çocukların toplumsal hayatını etkilediğini ve hayvan sevgisinin onların kişisel iletişimine olumlu katkı sağladığını vurguladı.

Çocukların evdeki artan yemeklerini atmamaları gerektiğini öğrendiğini kaydeden İpek, “Çocuklar bunu ailelerine öğretiyor ve aileler artan yemekleri sokak hayvanlarına veriyor. Çocuklar bunu kendilerinin yanı sıra etrafındakilere de yayıyor” dedi.

Radikal

Cankur, nehrin ortasında mahsur kalan köpeği kurtardı

ADANA’da nehrin ortasındaki kum adacığında mahsur kalan sokak köpeği, operasyonla kurtarıldı.

Merkez Çukurova İlçesi’nin Salbaş Mahallesi girişindeki Çakıt Irmağı’nda bir köpeğin 4 gündür mahsur kaldığı ihbarını alan Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Cankur ekipleri, kent merkezine 30 kilometre uzaktaki hayvanı kurtarmak için harekete geçti. İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan vinçle birlikte Çakıt Irmağı kıyısına gelen ekipler, suyun ortasındaki kum adacığında hareketsiz yatan sokak köpeğini kurtarmak için çalışma başlattı. Beline bağladığı halat yardımı ile vinç tarafından adacığa indirilen Cankur görevlisi, yaralı köpeği yanında götürdüğü ceset torbasının içine yerleştirdi. Daha sonra ceset torbası, vinç yardımı ile yukarı çekilip kıyıya getirildi. Yaklaşık 30 dakika süren kurtarma operasyonu sonrasında yaralı ve 4 günden beri beslenemediği için zayıf düşen sokak köpeği, Büyükşehir Belediyesi’nin köpek rehabilite merkezine götürüldü. Bakımı yapılan köpek, hayvan barınağına teslim edildi.

DHA

“Adı Sezar”

“Gece demek, herkesin kendi başının çaresine bakması demek…” demiş Tarık Tufan. Ben onu kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmış gibi hissettirmek istemedim.

ADI SEZARYastığı başıma koyduğum anda, gecenin sessiz ve karanlık örtüsünü yırtan bir ses duydum. Kimilerinize pek önemli gelmeyecek belki bu anlattığım ama biliyorum ki aranızda benim gibi hisseden, hissedecek olan en az 100 kişi vardır.
Sesi duyar duymaz pencereye koştum. Minicik, küçücük, ufacık siyah bir köpekçik; iki apartman arasında kalan dar sokakta, adeta bir insanın ağlama sesiyle bir oraya bir buraya yürüyor. Saate baktım, 2’yi geçiyordu. Üstelik oturduğum apartmanın kapısı arka sokağa bakıyordu. Yani bu demekti ki apartmandan çıktıktan sonra arka sokağa geçmek için biraz yürüyeceğim. Gece saat 2’de, bu sokakta tek başına yürümek, (çok az bir yol olsa da) pek güvenli değil.  “Yapacak bir şey yok” diyerek, kafamı yastığa geri koydum. Sokaktaki minik köpek ağlamaya devam ediyordu. Benim de bir köpeğim vardı ve o da, bu minik köpeğin acısını duyuyor ve kesinlikle endişeleniyordu. Çünkü dışardaki ses yükseldiğinde, Kaju da evin içinde hızlı adımlarla yürüyor, patilerinin zeminde çıkardığı ses de tarafımdan duyuluyordu. Dışardaki köpek ağladıkça, ben de yattığım yerde kan ağlamaya başladım ve sonunda dayanamayıp kalktım, giyindim. Buzdolabını açtım ve yarısı dolu olan bir yoğurt kabının içine ekmek parçalarını ufak ufak doğradım. Saat 2’yi geçiyordu ama telefonumu bile almaya gerek duymadan, üstümde mont, ayağımda terlikler, elimde yoğurt kabı koşa koşa aşağı indim. Arka sokağa geçtim ama köpekçik az önceki yerinde değildi. Biraz etrafıma baktım, sesini duydum ama nerede olduğunu göremedim. Yine de yoğurt kabının içindekileri, yanımda getirdiğim daha yayvan, plastik bir kaba koyup, kabı da az önce köpeğin önünde dolaştığı apartmanın girişine bıraktım. Koşa koşa eve geldim, hemen camın önüne geçtim. Çok geçmeden yemek kabının yanına geldi bizim minik ve yemeği bir kedi gibi mırıldanarak öyle bir iştahla yemeye başladı ki, benim bile yoğurdun içine ekmek doğrayıp yiyesim geldi. Köpekçik mamayı yiyor, benim gözlerim doluyordu. Hava soğuktu. Gönül isterdi ki eve alayım ama mümkünatı yoktu bir çok sebepten. Yine de miniğe yemek götürmek, kendi çocuğumu beslemek gibi mutlu etmişti beni. Kendi çocuğumu beslemek nasıl bir duygu onu hala tatmadım ama muhtemelen böyle bir şey olmalı. Mamasını afiyetle yiyen minik, bir kaç dakika daha ağlayarak kendi kendine dolaştı. Annesini özlediğini ve ona her şeyden daha fazla ihtiyacı olduğunu anlamak çok da zor değildi. Belki de yarın yine mahallenin yaramaz çocuklarının ya da iri sokak köpeklerinin işkencesine maruz kalacaktı. Ya da apartman sakinleri rahatsız olup onu uzak bir yere götürüp atacaktı.
Minik siyah köpek, yemeğinin hepsini bitirmeden o apartmanın girişine yattı. Biraz daha hüzünlendikten sonra da uykuya daldı. Umarım biraz ısınmıştır ve umarım yarın daha şanslı olur…
Adı Sezar olsun mu ya? Lütfen. Olsun değil mi… Bir adı varsa daha rahat uyuyacağım sanki. Sezar güzeldir. Sezar… Sezar… Adı; Sezar.

Özge Aslan
Trakya Gazetesi