“Hayvana Yönelik Şiddet Kabahat Değil, Suçtur”

Hayvan Hakları Federasyonu Genç HAYTAP Yalova Temsilcisi Uğur Can Kalkan, sokak hayvanlarına yönelik işlenen vahşetin, verilen cezaların yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.

haytapKonu ile ilgili açıklamalarda bulunan Genç HAYTAP İl Temsilcisi Uğur Can Kalkan, “ Hayvan Hakları ülkemizde maalesef sınıfta kalmış durumda. Bu çok vahim ve düşündürücü bir tablo. M.Gandhi,’Bir ülkenin ahlaki gelişimi, hayvanlara nasıl hizmet ettiğiyle ölçülür’ sözleriyle hayvan hakları bilinci konusunda bunu açıkça ifade ediyor. Mübarek Ramazan ayında, ülkemizde bu tür acı verici olayların yaşanıyor olması, Peygamber efendimizin hayvanlar hakkında yaptıklarına bakınca bu gerçekten çok trajedik. Kuşu ölen çocuğa başsağlığına giden, yolda dişi bir köpek yatıyor diye bir ordunun yolunu değiştiren, sırtındaki elbiseyle kedisinin yüzünü silecek derecede merhamet gösteren bir peygamberin ümmetinden biri olarak bu iğrenç tabloyu kınıyorum. Basınımıza kanun hakkında yapılan iyileştirmelerden bahsetmek yerine, her gün bir başka acı haber nedeniyle açıklama yapmaktan üzüntü duyuyoruz. İzmir Çiğli´de bir polis maalesef ortada hiçbir şey yokken üç yıldır polislerin beslediği köpeği karakolun bahçesinde vuruyor. Edirne´de de benzer bir olay, bir vatandaş pompalı tüfekle bir köpeği öldürürken kamera kayıtlarına yansıyor. Yani görüldüğü gibi burada, yapan eğitimli, meslek sahibi ya da meslek sahibi değil, polis ya da sıradan vatandaş fark etmiyor. Vicdan ve merhamet yoksunu, acımasız, sevgisiz insanoğlu var olayda. Bu tip olaylarda her zaman söylediklerimizi bir kez daha tekrarlıyoruz, caydırıcı cezalar verilmelidir. Son zamanlarda yaşanan bu acı olayların sayısı giderek artmıştır. Hiçbir zararı yokken, göz göre göre, bir canlıya silah doğrultmak, ateş etmek ve öldürmek ya da yaralamak olağan bir şey haline gelmiştir. Bu tip şiddete eğilimi olan kişilerden her şey beklenir” dedi.
Şiddet Eğilimi Arttı
“Allah´ın yarattığı canı, ondan başkası alamaz!” diyerek sözlerine devam eden Kalkan, “İster insan, ister köpek, ister kedi, ister kuş,isterse bir ağaç olsun… Hayvanlara gözü kapalı şiddet uygulayabilen insanlar, bir başka seferde insana karşı da rahat bir şekilde şiddet uygulama potansiyeline sahip insanlardır. Diğer yandan merhamet ve vicdan sahibi bireyler yetiştirmek için öğretmenlere büyük görev düşmektedir.İnsanlar birlikte yaşama kültürünü her alanda kazanmalıdırlar.Sokak çocuğu ya da sokak köpeği gibi bir ırk olmadığı bilincinde olarak, yaşayan her canlıya merhamet etmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu paylaşıyorum. Son olarak yaşanan bu olayı kınıyor, ilgili kişilerin bir an önce cezalandırılmasını bekliyorum. Hayvanları Koruma Kanunu gereği,belediyelerin yapmakla mükellef olduğu su odaklarını da bir an önce belediyemizden talep ediyor, gereğini yapacaklarına inanıyorum” ” diye konuştu.

Yalovamiz.com

Bodrumlu Veterinerden Köpek Ölümlerine Tepki

Bodrum’da yaşayan ve bu sabah yerde yatan bir köpeği gören veteriner Çağla Açar, hayvanın zehirlenerek öldürüldüğünü öne sürdü ve tepkisini sosyal paylaşım sitesindeki hesabından ‘Doymadınız mı öldürmeye?’ başlıklı yazısıyla dile getirdi.

Bodrum İlçesi Gümüşlük Mahallesi’nde bu sabah çalıştığı kliniğe giden veteriner Çağla Açar, yol üzerinde hareketsiz şekilde yatan köpeği fark etti. Köpeğin hamile olduğunu ve ağzından köpükler aktığını söyleyen Açar, sosyal paylaşım sitesindeki hesabından ‘Doymadınız mı öldürmeye?’ başlığıyla fotoğrafları paylaştı. Gümüşlük’te ve yarımada genelinde sık sık zehirlenerek öldürülen sokak köpekleri ve kedilerine rastladıklarını dile getiren Açar, “Bu yıl içerisinde 10’un üzerinde köpek zehirlenerek öldürüldü. Bir o kadarını da hayvanseverlerle yaptığımız hızlı müdahale ile yaşama döndürdük. Ne istiyorlar bu sokak hayvanlarından, doymadılar mı öldürmeye? Bugün de ne yazık ki hamile ve birkaç hafta içerisinde doğum yapacak bir köpeğin zehir yemesini sağlayıp öldürmüşler” dedi.

Sondakika.com

Hayvanseverler ne mi istiyor?

Ülkemizde  son yıllarda hayvan hakları savunuculuğunu üstlenen sivil toplum örgütleri vasıtasıyla kamuoyunda hayvan hakları konusunda farkındalığın arttığını görmek insanı ziyadesiyle memnun ediyor.  Hayvan hakları konusunda yapmamız gereken çok iş var özellikle gelişmiş Avrupalı ülkeler ile kıyaslandığında hayvan hakları konusunda yolun başındayız sayılır.

aa
Photobucket: mcrsavedmylife587

Bazılarınızın insan hakları meselesini hallettik de hayvan hakları mı kaldı dediğini duyar gibiyim. Bu konudaki tavrım net bir ülkede insanlara saygı yoksa hayvanlara da yoktur. Dolayısıyla hayvan, insan, bitki fark etmez yaşayan her türlü canlıya saygı duymak ve tüm canlıların yaşam hakkını koruyan önlemler almak bizim ne derece medeni bir toplum olduğumuzun göstergesidir. Tarihimize, medeniyetimize ve Hz. Muhammed’in hayatına baktığımızda Müslüman olmanın temel kuralının yaşayan tüm canlılara saygıdan ve merhametten geçtiğini görürüz. Hayvan hakları konusunda 2004 yılında mecliste kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun özellikle hayvanlara yapılan işkence ve vahşeti suç saymaması ve bu tür fiilleri kabahat olarak tanımlaması nedeniyle hayvan hakları noktasında beklenen iyileşme sağlanamadı.

Bu noktada hayvanseverlerin ilk talebi yeni bir hayvan hakları yasa tasarısının hazırlanması ve hayvanlara yönelik gerçekleştirilen şiddet fiillerinin kabahat olmaktan çıkarılıp ceza kapsamına alınmasıdır. Yeni hayvan hakları yasasının Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması hayvanseverlerin ilk ve en acil talebidir. Hayvanseverlerin ikinci talebi ise belediye hayvan barınaklarının acilen reforma tabii tutulmasıdır. Bu hayvan barınakları modern hayvan tedavi merkezlerine dönüştürülmelidir. Hayvanseverlerin üçüncü talebi ise  yeni hayvanat bahçelerinin açılmaması, mevcut hayvanat bahçelerinin koşullarının düzeltilmesidir. Yurt dışından hayvan getirilmesinin yasaklanması istenmektedir. Hiçbir hayvan insanların eğlencesi olamaz.

Hayvanseverlerin dördüncü talebi ise okyanusların özgür hayvanları yunusların kapatıldığı ve insanların eğlencesine dönüştürüldüğü yunus parklarının kapatılmasıdır. Yunus parklarının kapanması konusunda son yıllarda ülkemizde ses getiren kampanyalar düzenlenmektedir. Hayvanseverlerin beşinci talebi ise sirklerin yasaklanmasıdır.Her birimiz hayatımızda en az bir kez ya televizyonda ya da gündelik hayatımızda  şehrimize gelen sirk gösterilerini izlemişizdir.

Maalesef sirk hayvanları türlü eziyetler sonucunda bizim hayranlıkla seyrettiğimiz hareketleri yapabilmekteler.  Çocuklarımız bu gösterileri izleyerek asla hayvanlara karşı saygı ve sempati geliştiremez. Hayvanseverlerin altıncı talebi ise hayvanlar üzerinde yapılan tüm deney çalışmalarının sonlandırılmasıdır.

Bu deneyler bir çok hayvanın türlü acılar çekmesine neden olmaktadır. Hayvanseverlerin yedinci talebi ise Orman ve Su İşleri Bakanlığının kadro ve ekipman olarak güçlendirilmesidir. Hayvanseverlerin sekizinci talebi ise yasadışı hayvan dövüşlerinin ciddi idari tedbirler alarak önlenmesidir. Maalesef çeşitli dernekler adı altında ülkemizde hayvan dövüşleri yapılmaktadır. Bu konuda kamu idaresi üzerine düşeni yerine getirmemektedir.

Hayvanseverlerin dokuzuncu talebi ise belediyeler ve sivil toplum kuruluşları arasında hayvan hakları konusunda çok daha yakın bir işbirliğinin geliştirilmesidir. Ve son olarak Hayvanseverlerin bence en önemli talebi okul kitaplarında hayvan sevgisini ve merhameti işleyen konuların bulunmasıdır. Bu toplumda Eskişehirli bir üniversite öğrencisi eğer tekmeleyerek bir kediyi öldürebiliyor ise bunun temel nedeninin vicdan ve merhamet yoksunluğu olduğunu bilmeliyiz. Bizim çocuklarımıza karşı  temel sorumluluğumuz  onların vicdanlı ve merhamet sahibi bireyler olarak yetiştirmelerini sağlamak olmalıdır. Bunun yolu ise biz yetişkinlerin onlara doğru örnek olmasından geçer.

Unutmayalım ki çocuklar gördüklerine göre düşünmeye ve hissetmeye başlarlar. Yeni hükümetten hayvanseverlerimizin beklentisi yukarıda saydığım işte bu on husus. Umarım yeni hükümet hayvan hakları konusunda yapılması gerekenleri bir an evvel yapar. Bu konuda bize düşen ise daima vicdanımızın sesini dinlemek ve yaşayan tüm canlıların yaşam hakkını savunmak ve bunun için mücadele etmek olmalıdır.

Ömer Tansel / Çamlık

Köpeklerin Uyumu

İzmir’de Kültürpark’taki gölde gezinti için kiralanan deniz bisikletlerinin görevlisi Tolga Haktanır’a ait Belçika kurdu cinsi ‘Reks’ adlı köpek ile Sibirya kurdu ‘Oskar’ adlı köpeğin dostluğu ilgi çekiyor.

roKültürpark’taki yapay gölde gezinti için kiralanan deniz bisikletlerinin görevlisi 23 yaşındaki Tolga Haktanır’ın birbirine bağlı olarak dolaşan iki köpeği dikkat çekiyor. Belçika kurdu cinsi Reks, Sibirya kurdu olarak bilinen Husky cinsi Oskar’ın uyumu gözden kaçmıyor. Birlikte dolaşan köpekler, birlikte gölde yüzüyor.   Köpeklerin sahibi Tolga Haktanır, “Reks sert bir köpek. Birlikte dolaşırken istemediği bir şey yapınca Oskar’ı, havlayarak uyarıyor. Oskar yemeğe Reks’ten önce başlamıyor. Kısacası Reks’i taklit ediyor” dedi.

DHA

Köpeğini Bulana 3 Bin Lira Verecek

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde yaşayan ses ve sinema sanatçısı Gülistan Okan, bir hafta önce evinin bulunduğu siteden kayıplara karışan köpeğinin bulunması için sokak sokak dolaşmaya başladı. Okan, köpeğini bulanlara 3 bin lira ödül vaat etti.

ddd

Bodrum’un Torba Mahallesi’ndeki Velgen Sitesi’nde yaşayan ses ve sinema sanatçısı 60 yaşındaki Gülistan Okan, yaklaşık bir hafta önce evinin önünden kayıplara karışan 6 yaşındaki Sui isimli sokak köpeğinin bulunması için çalışma başlattı. Her gün sokak sokak dolaşarak köpeğini arayan Okan, broşür bastırarak köpeğinin fotoğraflarının yer aldığı afişleri Bodrum sokaklarına dağıttı. Afişlere köpeğini bulana 3 bin lira ödül vereceğini yazan Okan, “Torba Mahallesi’ndeki köpekler birer birer ortadan kayboluyor, sonra bazılarının ölülerini buluyoruz. Benim köpeğim de bir hafta önce evimin önünden kayıplara krarıştı. Kimseye zararı olmayan sitenin dışına çıkmayan bir köpekti. Kesinlikle birisi veya birilerinin aldığını düşünüyorum. Buradaki bazı köpeklerin yarımadanın öbür ucuna götürülerek atıldığını öğrendik. Ben de köpeğimin bulunması için sokak sokak dolaşıyorum, bulana da ödül vereceğim. Köpeğim sokak köpeğiydi onu 6 yıl önce sokakta bulup beslemeye başladım. Cins köpek değildi bu nedenle bakmak için çalınmış olabileceğini sanmıyorum. Kötülük yapılmasından korkuyorum” dedi.

34Volt

Böylelerine hayvan beslemek yasaklansın!

Sıcak bir havada 14 aylık Fidji adlı boxer türü köpeğini arabada kapalı olarak bırakan kadın, köpeğin ölümüne neden oldu.

fffLive Leak adlı haber sitesinde verilen bilgiye göre Fransız bir aile İspanya’daki düğüne giderken hediye almak için IKEA’ya girdiğinde Fidji’yi 4 saat güneşin altında kapalı arabanın içinde bıraktı. Park yerinden geçen vatandaşların fark etmesi ile güvenlik görevlilerinin çağrıldığı belirtilen olayda camlar kırılıp köpek dışarı çıkartıldı ancak tüm çabalar sonuçsuz kaldı.

DİKKAT: Özellikle bu hafta içinde artan sıcaklıklar göz önüne alındığında, köpek veya diğer hayvanlarınızı kesinlikle araba içinde, kapalı bir alanda bırakmayın!

Sonhaber.nl

Köpek Duke’un uyutulmadan önceki ‘mükemmel’ günü

Kanser olduğu için sahiplerinin uyutmak zorunda kaldığı köpek Duke’un ‘son‘ gününde çekilen fotoğraflar, sosyal medyanın en çok paylaşılanları arasına girdi. Duke’un sahiplerinin planladığı ‘mükemmel son gün‘, Labrador cinsi köpeğin ağzından bir fotoğraf albümüne dönüştürüldü.

Onu rahatlatmanın tek yolu vardı…

Duke’un bir bacağı, geçen yıl tespit edilen saldırgan tümör nedeniyle kesilmişti fakat veteriner acı haberi haziran ayında verdi: Vücudunda bir tümör daha vardı; ameliyat veya kemoterapi işe yaramayacaktı. Minik hayvan çok acı çekiyordu ve ne kadar zor bir karar olsa da, onu rahatlatmanın tek yolu vardı… ”Kimse köpeğinin acı çektiğini görmek istemez” diyen Jordan Roberts, o zor kararı verdi. Ama Duke’a mükemmel bir son gün yaşatacaktı. İşte, Roberts’ın fotoğrafçı arkadaşı Robyn Arouty’nun çektiği kareler ve Duke’un anlatımıyla, ‘Ben bugün öldüm’ diye başlayan ‘son gün‘ün hikayesi:

Ben bugün öldüm / Duke Roberts

slide_358086_3972981_freeVe bir sürü hamburger yedim, parti yaptık.

slide_358086_3972975_freeVe kahkaha attım.

slide_358086_3972966_freeVe burayı ne kadar özleyeceğimi düşündüm.

slide_358086_3972968_freeSohbet edip bol bol güldük.

slide_358086_3972988_freeBazı anlarda ciddileştik.

slide_358086_3972978_freeYan evde oturan arkadaşlarım beni görmeye geldi. Onlar ikiz. Birisi onlara hamburgerlerimden birini ikram ettiğinde, ikizlerden biri ‘‘Hayır, teşekkür ederim. Küçük Duke’un yemeğini almak istemiyorum’‘ dedi.

slide_358086_3972992_freeKristen beni görmeye geldi. O çok eğlenceli. O benim bakıcım. Ve arkadaşım.

slide_358086_3972980_freeVeterinerin gelmesini beklerken Kristen yürüyüşe çıktığımızı söyledi. Sonra biri, ”Sokaktaki su parkında biraz oynamaya ne dersiniz?” dedi. Biz de oraya gittik!

slide_358086_3972999_free ”Seni özleyeceğimi biliyorsun, değil mi?”

slide_358086_3972976_free”Sen de beni özleyeceksin değil mi?”

slide_358086_3972979_free”Ailemi korumama yardım etmen lazım.”

slide_358086_3972972_free”Duydun değil mi, tek istediğim bu!”

slide_358086_3972969_freeBugün ıslandık.

slide_358086_3972991_freeBugün güldük.

slide_358086_3972965_freeBugün minnettar hissettik.

slide_358086_3972973_freeBugün kuralları deldik.

slide_358086_3972971_freeUzakta oyun oynayan çocukların sesini dinledim. Ve evdeki kendi iki yavrumu düşündüm. Onları korumayı çok seviyordum.

slide_358086_3972989_freeBugün biraz rahatladım.

slide_358086_3972967_freeTümörün o kadar büyük olmasına rağmen hiç acı hissetmedim.

slide_358086_3972964_freeBugün sevgiyi hissettim.

slide_358086_3972993_freeGüzel arkadaşım Kira’yla vedalaştım. Doktorun ‘vakit geldi’ demesinden önce gördü beni. Heyecanlı ve mutluydum.

slide_358086_3972977_freeAçıkçası, ‘Hoşçakalın‘ demedim. ‘Görüşmek üzere’ dedim.

slide_358086_3972974_freeTanrım, ben şanslıydım. Bana ikinci bir şans verdiniz ve bunu birlikte yaşadık. Size baktığımda sevgi görüyorum, size bakmaktan hiç vazgeçmeyeceğim.

slide_358086_3972990_freeSizi her zaman seveceğim, Duke

Diken

Evcil hayvan beslemek kalp hastalıkları riskini düşürüyor

Son 30 yılda yapılan araştırmalar özellikle kalp ve damar hastalığı için riskli kişilerin evcil hayvan sahibi olmaya özendirilmesinin yepyeni bir koruyucu hekimlik stratejisi olabileceğini düşündürüyor.

handBayındır İçerenköy Hastanesi Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Akdemir, evcil hayvan sahibi olmanın kalp ve damar hastalıkları riski bulunan bireylerde hastalığa yakalanma oranlarını azalttığını, hasta bireylerde ise olumlu yönde etkiler yarattığını belirtiyor. Özellikle kalp ve damar hastalıkları riski olan bireyleri evcil hayvan sahibi olmaya özendirmenin koruyucu hekimlik çerçevesinde ele alınması gerektiğini de belirtiyor.

Akdemir evcil hayvanların olumlu etkilerine dair bulguları şöyle sıralıyor; “Evcil hayvanların bireyler üzerindeki etkilerinin test edilmesi 1980’li yıllara dayanıyor. İlk olarak, 1983 yılında bilim adamı Friedmann ve arkadaşları çocukların kitap okurken ya da istirahat ederlerken ölçülen tansiyonlarının yanlarında bir köpek bulunduğu durumda daha düşük olduğunu bildirdi.
1985 yılında bu kez Grossberg ve Alf Üniversitesi, öğrencilerin bir köpeği okşarlarken ölçülen tansiyonlarının sohbet ettikleri ya da kitap okudukları duruma göre daha düşük olduğunu gösterdi. 1988’de Vormbrock ve Grossberg, öğrencilerin köpekle olan iletişimlerinde bilhassa onu okşarken kan basınçlarının düştüğünü buldular. 1990’lı yıllarda yapılan çalışmalar 2-6 yaşlarındaki çocukların doktor muayenesi esnasında ortamda bir köpek bulunduğunda daha az strese girdiklerini kanıtladı.
1999’da bu kez erişkinler üzerinde yapılan bir araştırma bir hayvanla göz teması yapmanın beklenen stres tepkisini hafiflettiğini ortaya koydu. 2001’de Hanever ve arkadaşları 7-10 yaşlarındaki çocuklara yapılan diş tedavilerinin öncesinde bekleme odasında bir köpek bulunmasının stresi azalttığını gösterdiler.
Motooka ve arkadaşları 2006 yılında yayınladıkları makalede sağlıklı yaşlı bireylerin yalnız yürümekle kıyaslandığında bir köpekle 30 dakika yürüdüklerinde kalp hızlarında daha olumlu değişimler gösterdiklerini kaydettiler.
2007 yılında yapılan bir çalışmada ise araştırmacılar kalp yetersizliği nedeniyle hastanede izlenen hastalarda bir köpeğin 12 dakika odada bulunması sonrasında akciğer atardamarı basıncında düşme olduğunu bildirdiler.
Bir diğer çalışmada da köpek sahibi olan kadınların köpeklerini üç dakika süreyle okşadıktan sonraki 55 dakikalık sürede kalp hızlarının belirgin biçimde düştüğü bulgusu yer aldı.
Son olarak, Allen ve arkadaşlarının yaptıkları ilginç çalışmalar insanların evlerinde aritmetik problemleri çözerken ya da ellerini buzlu suya daldırdıklarında ortamda köpekleri varsa kalp hızı, tansiyon ve cilt ısılarındaki değişimin daha az olduğunu gösterdi.
Hatta yanlarında eşleri bulunduğu durumla kıyaslandığında bile bu stres yanıtları yanlarında köpekleri varsa daha iyiydi. Yüksek tansiyon hastalarının da bu biçimde besledikleri hayvanlardan yarar gördükleri anlaşılıyordu.
Tansiyon düşürücü ilaçlara başlayanların 6 aylık takibinde, hayvan sahibi olanlarda gerek tansiyon düzeyi gerekse bununla ilişkili hormon göstergeleri daha olumluydu.”
Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde yüzlerce olumlu etki tespit edildiğini vurgulayan Akdemir; bilhassa köpek sahiplerinin daha hareketli bir yaşam sürdürdüklerini, tansiyonlarının, kolesterol ve trigliseritlerinin daha düşük olduğunu, deneysel olarak oluşturulmuş streslerden daha az etkilendiklerini, kalp krizi sonrasında kalp ve damar sağlığı yönünden daha iyi bir seyir izlediklerini belirtiyor.
Bireyler üzerinde olumlu etki sadece köpeklerle de sınırlı değil, 2009 yılında yayınlanan ve 15 bine yakın bireyi kapsayan ve 20 yıl süren bir çalışma, evlerinde kedi besleyenlerde de ölümcül kalp krizlerine anlamlı biçimde daha nadir rastlandığını bildiriyor.
Milliyet

Bakımevinde açlıktan bitkin düşen köpekler tedaviye alındı

Bartın Belediyesi Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi’nde zayıf ve bitkin haldeki 16 köpek, HAYKUR tarafından veteriner kliniğine götürüldü. Tedaviye alınan köpeklerin açlıktan bitkin düştüğü belirlendi.

fft107_mf5049359İstanbul’da faaliyet gösteren HAYKUR’un üyesi bir hayvansever, tatil için geldiğinde ziyaret ettiği bakımevindeki köpeklerden bazılarının bakımsız ve bitkin kaldığını gözlemledi. Hayvanseverin durumu bildirmesi üzerine HAYKUR Başkanı Gizem Arkan ve yardımcısı Derya Koç, Bartın’a geldi. Arkan ve Koç, bakımevinde zayıf ve bitkin düşen köpekleri tespit etti. 16 köpek, görevlilerin de yardımıyla araca konulup veteriner kliniğine götürüldü. Köpeklerden birisi kliniğin önünde bayıldı. Gizem Arkan, köpeğin durumunu görünce ağladı. Veteriner hekimin yaptığı kontrolde baygınlık geçiren köpek ve diğerlerinin açlıktan bitkin düştüğü belirlendi. Köpekler klinikte tedaviye alındı.

Arkan ve Koç, daha sonra Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çetin ile görüşerek, bakımevinin yenilenmesi için söz aldı. Açıklama yapan Gizem Arkan, köpeklerin açlıktan bitkin düştüğünü söyledi. Arkan, “Bartın’da 2 hayvan derneği varmış. Bu dernekler burada çalışmıyorlar mı? Nasıl görmediler bu manzarayı? Yeterince görevi yapmıyorlar mı? Belediye ile görüştük. Dileklerimizi belirttik. Öncelikle barınağın boşalması gerekiyor. Bunların İstanbul’a naklini ayarlıyoruz. Belediye nakil desteği sağlayacak. Şu anda durumları kötü olan köpeklerin kliniklerde tedavileri yapılıyor. Sonra da nakil başlayacak. Ardından yeni barınak yapılacak” dedi.

Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çetin ise bitkin haldeki köpeklerin bakımevine yeni geldiğini ileri sürdü. Çetin, bakımevinde yaklaşık 150 köpeğin bakımını yaptıklarını belirterek, “Biz belediye olarak barınağa çok destek veriyoruz. Eleman giderleri dahil yıllık 300 bin lira giderimiz var. Ancak gelen hanımefendiler barınağın şartlarının daha iyi olabileceğini söylediler. Doğrudur. Kendileriyle burada toplantı yaptık. Bu konuda iyileştirme çalışmaları yapılacak” dedi.

DHA

Yaralı köpeği veteriner kurtardı

Hakkari’de başıboş dolaşan ve memesi yırtılan dişi köpeğe veteriner hekim Kemal Yüzgeç sahip çıkarak tedavi etti.

veteHakkari’de doğal hayatı kuruma adına daha önceleri birçok yaralı hayvanı sağlığına kavuşturarak doğaya bırakan özel veteriner Kemal Yüzgeç, bu defa ise bir anne köpeğinin hayatını kurtardı. Şehir merkezinde başıboş dolaşan ve yavruları bulunan köpeğin memesinin yırtılması ve can çekişmesi üzerine hayvan severler harekete geçerek durumu Zelal adı altındaki klinik sahibi özel veteriner Kemal Yüzgeç’e bildirdiler.
Kliniğe getirilen başıboş köpeğin yırtık memesi dikilerek daha sonrada tedavi altına alındı. Özel veteriner Kemal Yüzgeç, bu tür vakaların kendisine sık sık geldiğini belirterek, doğal hayatı kuruma adına ellerinde geleni yaptıklarını söyledi.

Yüzgeç, ”Başıboş köpeğin yavruları vardı. Memesi yırtık olduğu için yavruları beslenemiyordu. Hayvan severler durumu bana bildirdi. Hayvanı kliniğe getirerek yırtık memesini diktik. Böylece sağlığına kavuşacak olan kepek artık yavrularını emzirebilecek hem de yavrularının yaşamasına sebep olduk” dedi.
Hayvanseverler ise bu duyarlılıktan dolayı veteriner hekime teşekkür ettiler.

İHA