Tarihten korkunç bir iz: Çift başlı köpekler deneyi

dogautodiagramSovyetler Birliği’nde bir köpek olsaydınız yenilebilir, canlı bomba olarak kullanılabilir veya Rus bilim insanları tarafından uzay boşluğunda yapayalnız bir şekilde ölüme gönderilebilirdiniz.
Ancak tüm bunların yanı sıra başınıza daha korkunç şeyler de gelebilirdi. Örneğin kafanız kesilip başka bir köpeğin sırtına dikilebilirdi.

 

Deneyler 1928 yılında Sergei deneyBrukhonenko ve 1954 yılında Vladimir Demikhov adlı bilim insanlarınca yapıldı. İki deneyde de köpekler yiyip içebiliyor ve neler olup bittiği hakkında ciddi kaygılar duyuyorlardı.
Demikhov ve ekibi, 20 civarında çift başlı köpek meydana getirdi ve insanlarda organ nakli hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştı. Ancak deneylerde kullanılan hayvanlar bir aydan fazla yaşamadı.

 

 

sergei

 

Sergei Sergeyevich Brukhonenko (30 April 1890 – 20 April 1960) kimdir?
Sovyet bilim insanı ve ülkesinde ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştiren kişidir.

 

 

Vladimir Petrovich Demikhov (18 Temmuz 1916 – demikov2b22 Kasım 1998) kimdir?
Sovyet bilim insanı ve transplantasyon öncüsü. 1930’larda ve 1950’lerde yaptığı çeşitli organ transplantasyonlarıyla, özellikle de köpek başı transplantasyonu ile tanınmıştır.

 

Demikhov'un taksidermi (hayvan doldurma) denemelerinden
Demikhov’un taksidermi (hayvan doldurma) denemelerinden

 

Wikipedia
Atlasobscura
Onedio

Migros’tan sokak hayvanlarına destek

hmGeçtiğimiz ay Haytap ile Migros A.Ş. arasında imzalanan protokol gereği Migros, ülke çapında belirlediği birçok mağazasını Haytap temsilcilerine ve gönüllülerine açtı, ve bu kişilere yetki belgeleri gönderilmeye başlandı. Bu belgeye sahip olan kişiler, önceden belirlenen Migroslardan son kullanma tarihi yaklaşmış ürünleri sahipsiz hayvanlar için alabilecekler ve daha sonrasında yaptıkları çalışmaları kurumlarıyla ve sosyal medya aracılığıyla paylaşacaklar. İmzalı-kaşeli yetki belgesi olmayan kişilere ise hiçbir şekilde ürün teslim edilmeyeceği açıklandı.

Migros’a kimsesiz canlara vermiş olduğu bu destek için teşekkür ediyoruz.

“Zeus” ve “Oscar” kaçakçıların kâbusu oldu

Uyuşturucu madde bulduklarında eğitmenleri tarafından oyuncakla ödüllendirilen narkotik dedektör köpeklerin şüpheli araçlardaki oyuncak arayışı, kaçakçıların kâbusu oldu.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı bünyesindeki merkezde zorlu eğitimlerden geçtikten sona eğitmenleriyle Muş Emniyet Müdürlüğünde görevlendirilen “Zeus” ve “Oscar” isimli narkotik dedektör köpekleri, keskin koku alma yetenekleriyle uyuşturucu kaçakçılarına göz açtırmıyor.

Eğitmenleri nezaretinde katıldıkları operasyonlarda sergiledikleri başarıyla uyuşturucu madde kaçakçılığının önlenmesinde önemli rol üstlenen Alman kurdu Zeus ile Belçika Malinois cinsi Oscar, her yıl milyonlarca lira değerindeki uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlıyor.

s

Eğitimleri sırasında, duyarlı olunması istenen maddenin oyuncağın içine yerleştirilmesiyle kokulara karşı hassasiyetleri artırılan dedektör köpekler, üstün koku alma duyuları sayesinde oyuncağıyla özdeşleştirdiği kokuya odaklanarak gizli bölmelere yerleştirilen uyuşturucu maddeleri ayırt ediyor.

Eğitmenleri tarafından günlük bakımları yapılan, egzersizlerinin yanı sıra sevdiği oyuncaklarla oynatılan hassas burunlar, operasyonlarda, uyuşturucu madde aradığından habersiz oyuncaklarını bulmaya çalışıyor ve bulduklarında da çok sevdikleri oyuncaklarıyla ödüllendiriliyor.

Muş Emniyet Müdürlüğü verilerine göre, Zeus ve Oskar, son bir yılda katıldıkları operasyonlarda 113 kilo 511 gram eroin, 37 kilo 627 gram esrar, 28 kilo 61 gram kenevir bitkisi, 3 kilo 450 gram Afyon sakızı, 103 gram kokain, 7 kilo 645 gram metamfetamin (sentetik uyuşturucu) olmak üzere toplam 190 kilo 397 gram uyuşturucu madde ile 2 bin 213 adet ecstasy hapın ele geçirilmesini sağladı.

AA

“Telemetri” sistemi ile köpekler ve insanlar arasındaki sevginin gücü ölçülecek

“İnsan hayvan etkileşimi laboratuvarı”nda, Türkiye’de ilk defa kullanılacağı belirtilen “telemetri” sistemi uygulanarak sevginin gücü ölçülecek.

telemetri

Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyelerince başlatılan proje kapsamında fakültede oluşturulan “insan hayvan etkileşimi laboratuvarı”nda, Türkiye’de ilk defa kullanılacağı belirtilen “telemetri” sistemi de uygulanarak, insanlar ile köpekler arasındaki sevginin gücünün ölçülmesi ve bu alandaki bilimsel araştırmalara ışık tutulması hedefleniyor.

Projenin yürütücüsü Doç. Dr. Türel Özkul, yaptığı açıklamada, insan hayvan etkileşimi konusunun çok araştırmalara vesile olduğunu ancak bu konuda Türkiye’de çok fazla araştırma gerçekleştirilmediğini söyledi.

“Telemetri” adı verilen veri kayıt sistemini kullanarak ve kayıt için gereken özel bir ceketi köpeğe giydirerek Yabancı Durum Testi sırasında elde edilen fizyolojik verileri bilgisayar ortamına aktaracaklarını anlatan Doç. Dr. Özkul, “En son davranışsal ve fizyolojik verileri karşılaştırmalı olarak analiz ederek hayvan sahibi ile köpeği arasındaki bağın köpekte nasıl yansımaları olduğunu ortaya koyacağız” dedi.

AA

Pavlov’un köpeği

Bir Rus kimyager ve fizyolog olan Ivan Pavlov’un adını duymuş muydunuz? Pavlov, köpeklerin sindirim sistemi üzerinde araştırmalara başladığı sırada, deneyi bambaşka bir yönde gelişti ve bugün bildiğimiz, klasik koşullanma kavramının keşfiyle sonuçlandı.

pavlovPavlov, deneyine başladığı dönemde köpeklerin tükürük bezleri ve sindirim sistemi arasındaki ilişkiyi inceliyordu. Pavlov’un ilk bulguları midenin, sindirim işlemine başlamadan önce tükürük bezlerinin harekete geçmesi gerektiği yönünde oldu. Yani otonom sinir sistemi, iki işlemi birbiriyle ilişkilendirmişti.

Daha sonra, çeşitli uyarıcıların sindirim sistemini nasıl etkileyeceğini gözlemlemeyi deneyen Pavlov, köpeğine yiyecek vermeye başladığı anda; yanıp sönen bir ışığı, tıklayan bir metronomu ve bir zili harekete geçirmeye başladı. Bu uyarıcılardan önce, sadece yiyeceği gördüğünde salya akıtmaya başlayan köpek, bir süre sonra sesli ve ışıklı uyarıcılara maruz kaldığında da yiyeceği görmeksizin salya akıtmaya başladı.

Bu deney neticesinde şartlı refleksi keşfeden Pavlov, aynı zamanda şartlı refleksin uyarıcılar sık sık yanlış uyarılar verdiğinde kaybolduğunu da ortaya çıkardı.

Pavlov, çalışmalarının sonuçlarını 1903 yılında yayınladı. Bir yıl sonra tıp alanında Nobel ödülünü kazanan Pavlov, bu ödülünü klasik koşullanma bulgusu için değil, sindirim psikolojisi üzerindeki çalışması nedeniyle kazandı.

CHIP

Ivan_Pavlov_nobelIvan Petroviç Pavlov (d. 14 Eylül 1849 Ryazan – ö. 27 Şubat 1936 Leningrad)

Rus fizyolog, psikolog ve hekim.

Fizyoloji ve psikoloji alanındaki çalışmaları ile psikofizyoloji ve deneysel psikoloji alanlarını derinden etkiledi. Bu nedenle her iki bilim dalının kurucularından sayılır. Leningrad Fizyoloji Enstitüsü’nün başında bulunarak çalışmalarını sürdürdü. Şartlı reflekslerin doğası ve işleyişi konusundaki buluşu, tüm araştırmaları öğrenme alanına yöneltti. Pavlov laboratuvarda mide üzerine bir çalışma yaparken bir şeyi farketmiştir. Köpek daha et verilmeden önce ayak seslerini duyduğunda salya akıtmaya başlamıştır. Bu olaydan sonra Pavlov çalışmalarını bu yöne doğru geliştirmiştir. Pavlov, her ne kadar bu alandaki çalışmalarından ötürü ünlü olmuş olsa da 1904 yılında Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü sindirim sistemi üzerine yaptığı araştırmalar sayesinde kazandı.

Günlük işlere olan kayıtsızlık özelliği o derecedeydi ki, karısı Sara maaşını alma zamanı geldiğini sıklıkla kendisine hatırlatmak durumunda kalıyordu.Bir defasında karısı Pavlov için “O, kendi kendisine bir takım elbise alma konusunda güvenilemeyecek birisidir.” yorumunu yapmıştı. Pavlov için araştırmalarında başka hiçbir şey önemli değildi. 73 yaşındayken laboratuvarına gitmek için tramvaya binmiş ve tramvay henüz durmadan inmeye çalıştığı için düşüp bacağını kırmıştı. “Pavlov aceleciydi, tramvayın durmasını bekleyemezdi. O sırada orada bulunan ve olaya şahit olan bir kadın ‘ Vay canına! Burada çok zeki ama ayağını kırmadan tramvaydan nasıl ineceğini bilemeyen bir adam var'” demişti.

Pavlov neredeyse hayatının son anına dek bir bilim insanı olarak yaşadı. Ne zaman hastalansa kendisini incelerdi ve öldüğü gün de bir istisna olmadı. Bir nöropatolog çağırdı ve semptomlarını tarif etti. Zatürreeden oldukça zayıf düşmüş olmasına rağmen “beynim iyi çalışmıyor, obsesif duygular ve istemsiz hareketler ortaya çıkıyor; kangren yerleşiyor olabilir” demişti. Bir süre için, Pavlov uykuya dalana dek bu belirtilerin anlamını tartışmışlardı. Uyandığında kalkmış, elbiselerini aramaya başlamış, tüm yaşamı boyunca sergilediği aynı sabırsız enerjiyi göstermeye başlamıştı. “Kalkma zamanı” demişti. “Bana yardım et, beni giydir”. Ve bu sözlerle birlikte yatağa düşmüş ve orada ölmüştür.

WIKIPEDIA

Vietnamlı çocuk kayıp köpeğini et tezgahında görünce…

Vietnam’da beş yaşındaki kız çocuğu, kaybolan Flower (Çiçek) adlı köpeğini pişirilmiş halde bir et tezgahında görünce hüngür hüngür ağladı.

Fotoğraf: people.cn
Fotoğraf: people.cn

 

People’s Daily Online‘ın haberine göre köpek eti yenen Asya ülkelerinden Vietnam’da, ismi açıklanmayan küçük kız, köpeğini kaybetti; her yerde aradığı Flower’ı en sonuna köpek eti satan bir tezgahın önünden geçerken görünce yıkıldı.

Küçük kızın “Bu Flower” diyerek hüngür hüngür ağladığı an, internette binlerce kullanıcı tarafından paylaşılırken birçok kişi de bir kez daha köpek eti tüketilen ülkelere bunu yasaklamaları için çağrıda bulundu.

Başkent Hanoi’ye her gün binlerce köpek taşınıyor

Aralarında Kore, Çin ve Vietnam’ın bulunduğu bazı Asya ülkelerinde köpek eti ticareti, uyarılara rağmen tüm hızıyla devam ediyor.

Geçen sene İngiliz yayın kuruluşu Channel 4’un yaptığı belgesele göre Vietnam’ın başkenti Hanoi’ye her gün toplam yedi ton ağırlığında canlı köpek taşınıyor. Birçok köpeğin gece vakti bahçeden ya da evlerin verandasından çalındığı belirtiliyor.

DİKEN

Balkonda unutulan köpeğe itfaiyeciler su ve yiyecek verdi

Kütahya’da sahibinin 2’nci kat balkonunda bıraktığı köpeğe itfaiye ekipleri yiyecek ve su verdi.

kthy

Yunus Emre Mahallesi Sarı Başak Sokak’ta bulunan bir binanın 2’nci kat balkonunda 3 günden bu yana bir köpeğin olduğu gören komşuları durumu polis ve itfaiyeye bildirdi. Gelen Kütahya Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı ekipler araçlarından uzattıkları merdivenle balkondaki köpeğin yanına yaklaşıp su ile vatandaşların verdiği yiyecekleri bıraktı. Yetkililer köpeği balkonda bulunduğu yerde bıraktıklarını, sahibinin eve gelmemesi halinde köpeği hayvan barınağına götüreceklerini söyledi.

DHA

Sokak köpekleri, kendilerini besleyen kadının cenazesine katıldı

Meksika’nın Merida şehrinde yaşayan Margarita Suarez, çok uzun süredir sokak hayvanlarını beslemekteydi. Her sabah kapısının önünde kediler beklerdi.

1

Ölümünden sonra, Margarita’nın bedeninin bekletildiği küçük salona gelen sokak köpekleri, Suarez’in ailesini çok şaşırttı.

2

Margarita, bir yere giderken yanında yemek taşıyordu, ve yolda rastladığı hayvanları besliyordu. Görünüşe göre oldukça geniş bir arkadaş çevresi kazanmıştı.

3

Cenaze evinin çalışanları ve Margarita’nın ailesi durumu anlayınca, köpekleri içeri aldılar, ve köpekler tabutun yanında yatmaya başladılar.

4

Cenaze günü, köpekler tabutun çıkarılmasıyla cenaze arabasını takip ettiler. Ve ancak kadının bedeni krematoryumda yakıldıktan sonra ayrıldılar yanından.

5

Margarita’nın kızı Patricia, olan biteni köpeklerin ona veda etmesi olarak gördüğünü ve çok duygulandığını söyledi.

Köpeklerin dışında, Margarita’nın beslediği bir de kuş geldi cenaze salonuna:

 

Distractify

Köpekler hakkında “ünlü” sözler

IMG_3517
Kanlıca’da bir sokak köpeği

“Hiç bir odaya girip, oraya neden gittiğinizi unuttunuz mu? Bence tüm köpekler yaşamlarını böyle geçiriyorlar.”
Sue Murphy

“Merak ediyorum da, acaba diğer köpekler de Poodle’ların değişik bir dini tarikatten geldiklerini düşünüyorlar mı?”
Rita Rudner

dino
Dino

“Ölümsüzlükle ilgili bir inancım olacaksa, o da tanıdığım çoğu köpeğin cennete giderken, çok çok az insanın oraya gidebileceğidir.”
James Thurber

“Kadınlar ve kediler canları ne isterse onu yapacaklardır; erkekler  ve köpekler ise gevşeyip bu fikre kendilerini alıştırmalıdırlar.”
Robert A. Heinlein

“Bir insanın kendi önemini doğru bir açıdan anlayabilmesi için ona tapacak bir köpeğe, ve onu görmezden gelen bir kediye ihtiyacı vardır.”
Dereke Bruce, Taiwan

Oscar
Oscar

“Dünya’da yüzünüzü yalayan yavru bir köpekten daha iyi bir terapist yoktur.”
Ben Williams

“Para oldukça iyi bir köpek almanızı sağlayacaktır, fakat o köpeğin kuyruk sallamasını satın alamazsınız.”
Bilinmiyor

“Ortalama bir köpek, ortalama bir insandan daha iyi biridir.”
Andrew A. Rooney

“Eğer aç bir köpeği refaha kavuşturursanız sizi ısırmaz; bu, insan ve köpek arasındaki başlıca farktır.”
Mark Twain

Bahar aylarında dikkat: Zehirli Bitkiler

Günlük hayatımızda kullandığımız ya da sürekli çevremizde bulunan birçok bitkinin hayvanlarınız için zararlı, hatta zehirli olabileceğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini yazmak tabii ki mümkün değil, fakat aşağıdaki listeye göz atmanız, sizi geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarından uzak tutabilir.

Lütfen evcil hayvanlarınızı aşağıdaki bitkilerden uzak tutunuz, ve evinizdeki bitkilerin çocuk ve hayvanlar üzerindeki etkilerini mutlaka araştırınız.
Şayet, kusma, halsizlik, iştah kaybı gibi belirtilerle karşılaşırsanız hemen veteriner hekiminize danışınız.

 

amarillis

 

Nergisgiller: Özellikle amarillis türü kedi, köpek ve atlar için çok zehirlidir. Nergis zambağı, güzelhatun çiçeği olarak da bilinir. Bulantı ve kusma ilk görülen belirtileridir.

 

Colchicum_speciosum000

Çiğdem: Çiğdem’in yenilebilen türleri de bulunur, fakat ona çok benzeyen ama onun gibi yenilmeyip zehirli olan türleri de vardır. Yenilmemesi gereken bu bitkinin (Colchicum) yumruları özellikle Doğu Anadolu Bölgesinde zararsız türleriyle karıştırıldığı için ağır zehirlenme vakaları görülebilmektedir.

 

duguncicegiDüğün çiçeği: Yaklaşık 400 türü bulunan bu çiçeğin zehirlenme belirtilerinin en belirgini ağızda oluşan kabarcıklardır. Diğer semptomları arasında kanlı ishal, aşırı salya akması, karın ağrısı ve gastrointestinal sistem rahatsızları sayılabilir.

 

kalla-zambagi-calla-[3]

 

Zambakgiller: Kalla zambağı, gelinçiçeği olarak da bilinir. Avrupa ve kuzey Amerika’da yetişen bir zambak türü olmasına rağmen çiçekleri nedeniyle çok sevilir ve üretilir. Zambakgillerin çoğunluğu yenildiği takdirde zehirlidir. Sümbül çiçeği de bu gruba dahildir.

 

 

kasimpati

Kasımpatı: Krizantem olarak da anılır. Bileşikgiller familyasından, sonbaharda çiçek açan bir süs bitkisidir. Bazı türlerinden böcek öldürücü ilaç yapılır.

 

yüksükotu

 

Yüksükotu: Tıpta önemli bir bitki olmasına, hatta kalp ilaçlarında kullanılan “digitalin” adlı maddenin bu bitkiden elde edilmesine rağmen, zehirli bir bitkidir. Bilinçsiz kullanımı zehirlenmelere hatta ölümlere neden olabilir.

 

sariyasemin

 

Yasemin: Özellikle taneleri zehirlidir. Agresyon ve mide rahatsızlıkları zehirlenme belirtileridir.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Açelya: Bitki yapraklarının yenmesi ile bulantı, kusma, baş dönmesi, kaşıntı, ishal gibi belirtiler ortaya çıkar. Aynı zamanda tükürük salgısında artma, bulantı, kusma, ishal, bağırsaklarda kramp ve ağrılar, baş dönmesi deride kaşıntı ve yanma hissi gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.

 

Difenbahya

Difenbahya: Bu bitkinin çiğnenmesi veya yenmesi durumunda ise ağız içinde şişme, kızarma, yaralar meydana gelmesi, yanma ve şiddetli acı, tükürük artışı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, sindirim sisteminde şişme, midede tahribat oluşabilir.

 

ataturkcicegi

 

Atatürk çiçeği: Noel yıldızı olarak da bilinir. Alerjik etkileri hayvanlarda daha yoğun ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

 

 

kuskonmazKuşkonmaz: Köpek ve kediler için toksiktir. Toksik ajan sapogeninlerin steroid yapıdaki formudur. Bu form birçok bitkide mevcut olabilir. Eğer kedi veya köpek bu bitkinin çekirdeği/meyvesini yerse ; kusma, ishal, ve/veya karın ağrısı oluşur. Eğer hayvan bu bitkiyi sık aralıklarla yerse allerjik dermatits oluşur.

 

aloe1

Aloe: Özellikle kedi ve köpek için toksik olan bu bitki genellikle sulu bir bitkidir. Bu bitki içerisindeki toksik ajan olan alonin bulunur. Aloe bitkisi acı tadı ile birlikte kusma ve/veya kırmızı renkli idrara neden olur.

 

canabissativaHint keneviri/haşhaş (Marijuana): Latince adıyla cannabis sativa’nın hayvanlar üzerindeki etkisi merkezi sinir sisteminde başlar ve koordinasyon bozuklukları görülür. Kusma, ishal, salyada artış, yüksek kalp çarpıntısı ve komaya kadar belirtileri olabilir.

 

Kaynaklar:
Wikipedia
ASPCA
Cornell University