Hasta köpekler çöplüğe atılıyor

Osmaniye’nin Kadirli ilçesindeki çöp alanına gidenler bir insanlık dramıyla karşılaşıyor. Barınakta bakılmak yerine çöp alanına bırakılan hasta köpeklerin ölmesi bekleniyor

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde belediyeye ait hayvan barınağındaki çağ dışı görüntüler daha sona ermemişken, çöplükte hasta köpeklerin ölüme terk edildiği ortaya çıktı. SABAH Güney’in 22 Ocak’ta yayınladığı fotoğrafların ardından Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Kadirli Belediyesi’ne ültimatom vermesine rağmen değişen bir şey olmadı. Barınaktan çıkarılıp çöplüğe bırakılan 200’e yakın köpek açlık ve hastalıktan ölmek üzere. KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, belediyenin hasta hayvanları çöplüğe attığını ileri sürdü.

200 KÖPEK AÇ VE HASTA
Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (KİHAYKO) yönetimi, Kadirli’deki üyelerle birlikte köpeklerin ölüme terk edildiği alana 15 torba mama götürerek hayvanları beslemeye çalıştı. Kendi çabalarının çok yetersiz olduğunu söyleyen KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, “Kadirli çöplüğünde 200’e yakın köpek var. Burası resmen ölüm çöplüğü olmuş. Çoğu hayvan uyuz ve perişan halde. Hayvanlar aç. Belediye hasta hayvanları barınaktan çıkarıp buraya atıyor” dedi.

ÇÖPLÜKDEĞİL ÖLÜM KAMPI
KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım, “Kadirli Belediyesi bu zavallı hayvanları buraya atarak resmen ölüme terk etmiştir. Burada yaşayan hayvanlara yiyecek verilmediği gibi hasta ve uyuz olanlara da tedavi uygulanmıyor. Yakında insan sağlığına zarar verebilecek bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkmasından endişeliyiz. Burası çöplük değil, sokak hayvanları için ölüm kampı haline getirilmiş. Kadirli Belediyesi bu insanlık dışı ortamın sorumlusudur” diye konuştu.

ÖLMELERİ BEKLENİYOR
Kadirli Belediyesi’nin doktor başkanı Ömer Tarhan’ın duyarsızlığına tepki gösteren Metin Yıldırım, “Bugüne kadar yaptığımız hiçbir uyarı ya da şikayet dikkate alınmadı. Bakanlık, barınak koşullarının iyileştirilmesi için gerekeni yaptı ancak bu çözüm olmadı. Barınaktaki hasta köpekler buraya, çöplük alanına bırakılıyor. Bir insanlık dramı yaşıyoruz burada. Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürü Haluk Balcılar, hayvanları çöplüğe attırıp ölmelerini bekliyor” şeklinde konuştu.

SORUMLULUK BELEDİYEDE
Belediye Başkanı Ömer Tarhan’ın, barınak koşullarını düzeltme sözü verdiğini hatırlatan Metin Yıldırım şunları söyledi: “Görüyoruz ki barınağı iyileştirmeyi, buradaki hasta hayvanları çöplüğe bırakmak olarak algılamışlar. Barınaklar, içindeki hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmekle güzelleşir. Çünkü 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, köpeklerin sorumluluğunu belediyeye veriyor. Bu hayvanların sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürmesi belediyenin görevi. Belediye görevini yerine getirmiyor.”

Sabah

Hayvan sevgisini sokakta öğreniyorlar

Edirne Hayvanları Koruma Derneği, her hafta 20 ilkokul öğrencisini sokak hayvanlarıyla buluşturuyor – Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Malik: – “Batılı ülkelerde psikologlar, sosyologlar, doktorlar ve öğretmenler çocuklara kedi, köpek ve hayvanlarla yaşamalarını öneriyor. Çünkü bu çocuklar büyüdüğünde beşeri ilişkileri daha güçlü oluyor”

Hayvan sevgisini sokakta öğreniyorlar

Edirne Hayvanları Koruma Derneği, her hafta 20 ilkokul öğrencisini sokak hayvanlarıyla buluşturuyor. Çocuklar sokak köpeklerini besliyor, seviyor ve hayvan sevgisini sokakta öğreniyor.Edirne Hayvanları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Trakya Üniversitesi (TÜ) Öğretim Görevlisi Vahdet Malik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her hafta ilkokul çağındaki çocukları Edirne çevresindeki sokak hayvanlarıyla buluşturduklarını belirtti.

Çocukların küçük yaşta hayvan sevgisini öğrendiğini anlatan Malik, “Çocukların gözlerindeki ışıltıya hepimiz şahidiz. Sokak köpeklerini severken çocukların yürekleri pır pır atıyor. Çocuklar köpekleri doyuruyor ve seviyor” dedi.

Malik, şehir hayatının, insanların hayatını sınırladığını dile getirerek, ” Hayvanlar ve bitkiler insanların hayatında yok. Çocuklarımızı şehrin dışına çıkartıp, bu hayvanlarla tanıştırmamız gerekiyor. Şehirde yaşayan çocuklarımız bu hayvanların varlığını unutacak seviyeye geldi. Biz de buna bir çözüm olarak ilkokul çağındaki çocuklara hayvan sevgisini sokakta öğretiyoruz” diye konuştu. Sokak hayvanlarının da sevgiye ihtiyacı olduğuna işaret eden Malik, hayvan sevgisinin çocuklar için de önemine değindi.

Vahdet Malik, “Batılı ülkelerde psikologlar, sosyologlar, doktorlar ve öğretmenler çocuklara kedi , köpek ve hayvanlarla yaşamalarını öneriyor. Çünkü bu çocuklar büyüdüğünde beşeri ilişkileri daha güçlü oluyor. Ruhsal ve fiziksel dengeleri daha güçlü ve düşünen insanlar olarak büyüyorlar. İnsanın betonlar içerisinde yalnız yaşaması onu sevgiden, coşkudan soyutluyor. İnsanlar bireysel, katı ve bencil hale geliyor” ifadelerini kullandı.

“Hayvan sevgisi insani ilişkileri geliştiriyor”

Öğretmen Gülçin İpek de öğrencilerinin sokakta yaşayan hayvanlara özellikle ilgi gösterdiğini belirtti. Projeyi Edirne Hayvanları Koruma Derneği ile çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için hayata geçirdiklerini ifade eden İpek, velilerin desteğiyle sokak köpeklerine mama aldıklarını ve çocuklarla birlikte hayvanları beslediklerini anlattı.

İlkokul öğrencilerinin sokak hayvanlarına yardımcı olmak amacıyla afiş hazırlayarak, sokakta dağıttığını dile getiren İpek, velilerin projeye sıcak baktığını söyledi. İpek, sokak hayvanlarıyla iletişimin çocukların toplumsal hayatını etkilediğini ve hayvan sevgisinin onların kişisel iletişimine olumlu katkı sağladığını vurguladı.

Çocukların evdeki artan yemeklerini atmamaları gerektiğini öğrendiğini kaydeden İpek, “Çocuklar bunu ailelerine öğretiyor ve aileler artan yemekleri sokak hayvanlarına veriyor. Çocuklar bunu kendilerinin yanı sıra etrafındakilere de yayıyor” dedi.

Radikal

Cankur, nehrin ortasında mahsur kalan köpeği kurtardı

ADANA’da nehrin ortasındaki kum adacığında mahsur kalan sokak köpeği, operasyonla kurtarıldı.

Merkez Çukurova İlçesi’nin Salbaş Mahallesi girişindeki Çakıt Irmağı’nda bir köpeğin 4 gündür mahsur kaldığı ihbarını alan Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Cankur ekipleri, kent merkezine 30 kilometre uzaktaki hayvanı kurtarmak için harekete geçti. İtfaiye Daire Başkanlığı’ndan vinçle birlikte Çakıt Irmağı kıyısına gelen ekipler, suyun ortasındaki kum adacığında hareketsiz yatan sokak köpeğini kurtarmak için çalışma başlattı. Beline bağladığı halat yardımı ile vinç tarafından adacığa indirilen Cankur görevlisi, yaralı köpeği yanında götürdüğü ceset torbasının içine yerleştirdi. Daha sonra ceset torbası, vinç yardımı ile yukarı çekilip kıyıya getirildi. Yaklaşık 30 dakika süren kurtarma operasyonu sonrasında yaralı ve 4 günden beri beslenemediği için zayıf düşen sokak köpeği, Büyükşehir Belediyesi’nin köpek rehabilite merkezine götürüldü. Bakımı yapılan köpek, hayvan barınağına teslim edildi.

DHA

“Adı Sezar”

“Gece demek, herkesin kendi başının çaresine bakması demek…” demiş Tarık Tufan. Ben onu kendi başının çaresine bakmak zorunda kalmış gibi hissettirmek istemedim.

ADI SEZARYastığı başıma koyduğum anda, gecenin sessiz ve karanlık örtüsünü yırtan bir ses duydum. Kimilerinize pek önemli gelmeyecek belki bu anlattığım ama biliyorum ki aranızda benim gibi hisseden, hissedecek olan en az 100 kişi vardır.
Sesi duyar duymaz pencereye koştum. Minicik, küçücük, ufacık siyah bir köpekçik; iki apartman arasında kalan dar sokakta, adeta bir insanın ağlama sesiyle bir oraya bir buraya yürüyor. Saate baktım, 2’yi geçiyordu. Üstelik oturduğum apartmanın kapısı arka sokağa bakıyordu. Yani bu demekti ki apartmandan çıktıktan sonra arka sokağa geçmek için biraz yürüyeceğim. Gece saat 2’de, bu sokakta tek başına yürümek, (çok az bir yol olsa da) pek güvenli değil.  “Yapacak bir şey yok” diyerek, kafamı yastığa geri koydum. Sokaktaki minik köpek ağlamaya devam ediyordu. Benim de bir köpeğim vardı ve o da, bu minik köpeğin acısını duyuyor ve kesinlikle endişeleniyordu. Çünkü dışardaki ses yükseldiğinde, Kaju da evin içinde hızlı adımlarla yürüyor, patilerinin zeminde çıkardığı ses de tarafımdan duyuluyordu. Dışardaki köpek ağladıkça, ben de yattığım yerde kan ağlamaya başladım ve sonunda dayanamayıp kalktım, giyindim. Buzdolabını açtım ve yarısı dolu olan bir yoğurt kabının içine ekmek parçalarını ufak ufak doğradım. Saat 2’yi geçiyordu ama telefonumu bile almaya gerek duymadan, üstümde mont, ayağımda terlikler, elimde yoğurt kabı koşa koşa aşağı indim. Arka sokağa geçtim ama köpekçik az önceki yerinde değildi. Biraz etrafıma baktım, sesini duydum ama nerede olduğunu göremedim. Yine de yoğurt kabının içindekileri, yanımda getirdiğim daha yayvan, plastik bir kaba koyup, kabı da az önce köpeğin önünde dolaştığı apartmanın girişine bıraktım. Koşa koşa eve geldim, hemen camın önüne geçtim. Çok geçmeden yemek kabının yanına geldi bizim minik ve yemeği bir kedi gibi mırıldanarak öyle bir iştahla yemeye başladı ki, benim bile yoğurdun içine ekmek doğrayıp yiyesim geldi. Köpekçik mamayı yiyor, benim gözlerim doluyordu. Hava soğuktu. Gönül isterdi ki eve alayım ama mümkünatı yoktu bir çok sebepten. Yine de miniğe yemek götürmek, kendi çocuğumu beslemek gibi mutlu etmişti beni. Kendi çocuğumu beslemek nasıl bir duygu onu hala tatmadım ama muhtemelen böyle bir şey olmalı. Mamasını afiyetle yiyen minik, bir kaç dakika daha ağlayarak kendi kendine dolaştı. Annesini özlediğini ve ona her şeyden daha fazla ihtiyacı olduğunu anlamak çok da zor değildi. Belki de yarın yine mahallenin yaramaz çocuklarının ya da iri sokak köpeklerinin işkencesine maruz kalacaktı. Ya da apartman sakinleri rahatsız olup onu uzak bir yere götürüp atacaktı.
Minik siyah köpek, yemeğinin hepsini bitirmeden o apartmanın girişine yattı. Biraz daha hüzünlendikten sonra da uykuya daldı. Umarım biraz ısınmıştır ve umarım yarın daha şanslı olur…
Adı Sezar olsun mu ya? Lütfen. Olsun değil mi… Bir adı varsa daha rahat uyuyacağım sanki. Sezar güzeldir. Sezar… Sezar… Adı; Sezar.

Özge Aslan
Trakya Gazetesi

“Özyeğin Üniversitesi Doğal Yaşamı Koruma Kulübü” tüm okullara örnek olacak bir uygulamaya imza attı

 

Geçtiğimiz günlerde tesadüfen Özyeğin Üniversitesi'nin bir paylaşımına denk geldik. Okulda bir araya gelen gönüllü hayvanseverlerin projeleri, çalışmaları ve motivasyonları çok dikkatimizi çekti. Biz de kendileriyle iletişime geçtik, ve tam olarak neler yaptıklarını sorduk. O kadar güzel anlatmışlar ki, bize yazdıklarını sizinle doğrudan paylaşalım istedik. Onlardan daha sık haber alacağımızdan şüphemiz yok. Maddi manevi desteğini esirgemeyen okul yönetimine ve projeye gönül veren tüm hayvanseverlere teşekkür ediyoruz. Fotoğrafların da kendilerine ait olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Kampüs Köpekleri

Processed with VSCOcam with k2 preset

Özyeğin Üniversitesinde 2013 Şubat ayında Doğal Yaşamı Koruma Kulübü olarak kurulduk. Kuruluş amacımız kampüsümüzü bizimle paylaşan köpek dostlarımızın sağlığını ve çevre ile etkileşimlerini sağlarken ülkenin en büyük sorunlarından biri olan sokak köpekleri konusunda duyarlılığı arttırmak en önemli hedefimiz. Ekibimiz tamamen gönüllü olarak yardım eden öğrencilerimizden ve üniversite çalışanlarımızdan oluşmaktadır. Sahiplendirme, veteriner, iş geliştirme ve sosyal medya olarak iş kollarına bölünerek çalışıyoruz. Bir de eksik parçamızı tamamlayan Hüseyin abimiz var, köpeklerimizin beslenmesinden ve temizliğinden sorumlu.

Hüseyin Abi ve Ice
Hüseyin Abi ve Ice
Bu süre içinde 32 tane köpek sahiplendirdik. Sahiplendirme kriterlerimiz çok katıdır. Sözleşmeden önce sahiplenecek ailenin yaşadığı ev, ailesi ve ilerideki planları gibi birkaç soruluk mülakatlar yapmaktayız. Kampüsümüze davet edip sözleşme imzalandıktan sonra bize sık sık fotoğraf ve video atmalarını istemekteyiz.

Kampüs köpeklerimizin en önemli ihtiyacını karşılamak için katma değerli fonksiyonel sağlık faydaları sunan premium Champion markasının sahibi Tropikal Pet ile temasa geçtik. Mama sponsorumuz olan Champion’la kampüs köpeklerimizin beslenme istasyonu gibi ihtiyaçlarını tespit edip hayata geçirdik. Champion, sevimli dostların sağlığı kadar sosyal gelişimini de destekliyor. Sponsorumuzla çok güzel bir işbirliği içindeyiz. Sahipleriyle beraber kaliteli zaman geçirmek ve sosyalleşmek konusunda ciddi sıkıntılar yaşayan köpeklerin, hem sosyal yaşama adapte olmaları hem de daha sağlıklı bir ömür sürmeleri için gerekli olan spor faaliyetlerinin Türkiye’deki en önemli temsilcisi olan Champion Agility & Frisbee Team  ile Özyeğin Üniversitesi Çekmeköy Kampüsü’nde öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören gösteriler, eğitimler gibi çeşitli aktivitelere imza atılıyor.

ask

Emeğimize en büyük destek üniversite yönetiminden gelmektedir. Veteriner harcamalarımıza üniversite bütçesinden destek verilmektedir. Üniversitede müfredata olan ENG102 dersinde sosyal sorumluluk projesi olarak tanınmaktayız. Kampüs içinde sokak hayvanlarına karşı davranış temalı seminerler düzenlemekteyiz. Aynı zamanda okul yönetimimizin desteği ile bir eğitmen ile iş birliği yapıp ekibimiz temel köpek eğitimi sertifikası aldı. Üniversite paydaşlarımızın da duyarlı oluşları, bize destekleri sayılabilecek kadar az değil.

Bizler Kampüs Köpekleri olarak bir proje başlattık, umarım bu başlangıcımız diğer üniversitelere örnek olur ve büyürüz. Bizi takip edin!

Facebook: facebook.com/campusdogsozu
Instagram: @campusdogsozu
Twitter: @Ozucampusdogs
Yakında açılacak olan web sitemiz: www.kampuskopekleri.com

 

Köpekleri en az sizin kadar seven 10 Klasik Hollywood yıldızı

1. Marilyn Monroe
Hayatı boyunca köpeklerle yaşayan Marilyn Monroe, her boy ve cinsten köpekle fotoğraflanmıştır. Yalnız ve evlatlık olarak büyüyen bir çocuktan dünyanın en ünlü seks sembolüne dönüşen Marilyn’in çevresinde hep kendisinden bir şekilde faydalanmak isteyen insanlar olması, onun güvenecek tek varlığının köpekler olmasına neden olmuştur.

marilyn monroe with big white dog
Fotoğraf: This is Marilyn

2. James Dean
Asi adama asi bir köpek! James Dean film setlerinde her zaman Border Collie cinsi köpeği Tuck ile takılıyordu.

james dean and collie dog tuck
Fotoğraf: Border-Wars

3. Brigitte Bardot
Fransız bomba Brigitte Bardot da hayvan sevgisiyle tanınan isimlerdendi. Sinemayı bıraktıktan sonra “Fondation Brigitte Bardot” isimli bir hayvan kurtarma  vakfı kurdu. Bu kurumda halen kedi ve köpek sahiplendirme gibi yardımlar yapılıyor.

brigitte bardot and dog
Fotoğraf: Isabel Rose

4. Marlon Brando
Brando için Köpeklerin Babası diyebiliriz. Resimde onu bir “sosis” ile görüyorsunuz. (Aslında bu büyükannesinin köpeğiydi.)

brando with dog doxie
Dachsund Love

5. Anna May Wong
Sessiz sakin film yıldızı Anna May Wong bu fotoğrafta büyük ihtimalle pek de sessiz olmayan Doxie ile görülüyor.

anna-may-wong-w-dacshund_final
Fotoğraf: Old Hollywood in Color

6. Audrey Hepburn
Audrey Hepburn başta Yorkshire Terrier’ler olmak üzere tüm hayvanlara sevgisiyle bilinirdi. İlk köpeği Mr.Famous’ı, Wilshire Bulvarı’nda bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşlanana kadar çok sayıda köpeği oldu.

audrey hepburn yorkie tiffanys
Fotoğraf: Fanpop

7. Rudolph Valentino
Rudy’nin yaşamında çok kalp kırdığı söylenir ama Doberman’ı Kabar ile aralarındaki ilişki takdire değerdi. Bir rivayete göre sahibinin ölümünden sonra Kabar, günlerce uluyup üzüntüden ölmüştür. İşte size mutlu günlerinden bir kare.

valentino and doberman dog kabar
Fotoğraf: Under Every Stone

8. Grace Kelly
Güzel prenses en az kendi kadar güzel bir Great Dane ile.

grace kelly with great dane
Fotoğraf: The Dane Dame

9. Elizabeth Taylor
Liz Taylor’ın ilk rollerinden birinin o dönemki köpek yıldız Lassie ile olduğunu biliyor muydunuz? Liz hayatında boyunca birçok köpeğe sahip oldu.

liz-taylor-dog
Fotoğraf: Dogasaur

10. Buster Keaton
Sessiz sinemanın komik yıldızlarından Buster Keaton, bir arkadaşının Chiuhauha’sıyla komiklik yaparken.

buster keaton puppy pocket
Fotoğraf: Buster My Love

Barkpost

Girne Belediyesi, “Köpek Bulundurma Ruhsatı” çıkarılması için çağrıda bulundu

Girne Belediyesi, Köpekler Yasası’nda yer alan, “Yetkili makamdan ruhsat almayan herhangi bir kişi muhafazasında köpek bulunduramaz” maddesi uyarınca bir duyuru yayınladı.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, Girne Belediyesi sınırları içerisinde bulunan tüm köpeklerin, belediyenin sağlık şubesi tarafından ruhsatlandırıldığı belirtilerek, ruhsat çıkarmayan köpek sahipleri hakkında yasal işlem başlatılacağı uyarısında bulunuldu.

Gerekli belgeler
Köpek Bulundurma Ruhsatı için köpeğin aşı kartı ile Veteriner Dairesi tarafından verilmiş geçerli olan Köpek Kimlik Belgesi gerektiği belirtilen açıklamada, Girne Belediyesi ruhsat ücretlerinin dişi köpek 35; erkek köpek için 12; kısırlaştırılmış köpek (belgelenmesi şartıyla) 12 TL olduğu kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hafta içi mesai saatleri dahilinde, Girne Belediyesi Sağlık Şubesi’nden köpek ruhsatlarının çıkarıldığı belirtildi.

Soyel: Denetim için ruhsat önemli
Girne Belediyesi Sağlık Şubesi Amiri Naile Soyel, köpeklerin denetim altına alınması için Köpek Bulundurma Ruhsatının son derece önemli olduğunu söyledi. Naile Soyel, sahipli ve sahipsiz köpeklerin ayrımının verilen ruhsat sayesinde yapıldığını belirterek, her yıl yapılan uygulama sayesinde köpeklerin sağlık denetiminden geçtiğini ifade etti.

Soyel, bakıcılara köpeklerinin serbest ve tasmasız dolaşmalarına izin vermemeleri aksi halde başıboş köpek muamelesi göreceği uyarısında bulunarak, bakılamayacak köpeklerin de sokağa bırakılması yerine tekrar yuvalandırmasını istedi.

Güngördü: Ruhsat çıkarmak yasal zorunluluktur
Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü ise konuyla ilgili yaptığı açıklamasında, köpek bulundurma ruhsatının çıkarılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Nidai Güngördü, ülke genelinde, sahiplerinin de belirlenebileceği şekilde köpeklerin kayıt altına alınması ve sokaktaki başıboş köpeklerin kontrolü amacıyla köpeklere zorunlu olarak mikroçip takılması uygulamasına geçildiğini belirterek, mikroçip uygulamasına geçmeyen ve köpek bulundurma ruhsatı kaydını yapmamış olan bakıcıların, Girne Belediyesi Sağlık Şubesi’ne hafta içi mesai saatlerinde başvurmaları gerektiğini hatırlattı.

Kıbrıs Postası

Nevşehir Ortahisar’da üzerine benzin dökülerek yakılmış halde iki köpek bulundu

Nevşehir’in Ortahisar kasabasında vatandaşlar, Ortahisar Deresi yakınlarında iki köpeği yakılmış halde buldu. Görgü tanıklarının verdiği bilgiye göre vatandaşlar, durumundan şüphelendikleri iki kişiyi takip etmeye başladı. Bir süre sonra dere yakınlarına gelen iki kişinin kuytu bir yere sığındığını gören vatandaşlar, takibi sürdürdü. Ancak yakalanacaklarını anlayan zanlılar karanlıktan da faydalanarak izlerini kaybettirdi. Bu sırada kuytu bölgeye gelen vatandaşlar gördükleri manzara karşısında adeta şoke oldu.
Ortahisarlılar, iki kişinin saklandığı yerde iki köpeğin yanmış cesedine rastladı. İki caninin, ısınmak  için böyle bir yönteme başvurduğu anlaşıldı. Vatandaşlar, köpeklerin yakılmış haldeki fotoğraflarını çekerek sosyal medyaya yükledi.

Sosyal paylaşım sitelerine yüklenen fotoğraflar kısa sürede büyük yankı uyandırdı. Vahşet karşısında şoke olan kullanıcılar canilerin acilen yakalanarak cezalandırılmasını istedi. Özellikle hayvan severler duruma büyük tepki gösterdi.

Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Haber 7

 

Siz de köpeğinizin resmini çekmeye doyamayanlardansanız, tam size göre bir uygulama var: BarkCam

Barkcam, siz fotoğraf çekerken köpeğinizin size ilgi göstermesini ve objektife bakmasını sağlamak için çeşitli ses tonları veriyor. Dilerseniz kapı zili, dilerseniz kedi, oyuncak, anahtar, köpek sesi, dilerseniz ödül maması torbası sesi ile köpeğinizin dikkatini çekebilirsiniz.

bark

Uygulama sadece köpeğinizin dikkatini çekmekle kalmıyor. Beğendiğiniz resim üzerinde renk değişimleri yapabilir, uygulamanın sunduğu onlarca çıkartma ile köpeğinizi şeytan kulağı, melek tacı, bıyık, fiyonk, şapka, dudak, kalp gibi anime görüntüler ile süsleyebilirsiniz. Aynı zamanda uygulama resmin üzerine yazı yazmanıza ve konuşma balonu ile köpeğinizin ağzından düşündüğü ya da “söylediğini” ifade etmenizi sağlıyor. Yükleyin, seveceksiniz!

Uygulamayı indirmek için buraya tıklayınız.

 

Günde 5 kilometre yüzen köpek

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde ‘Max’ ismi takılan sokak köpeği, Sapanca Gölü’nde yüzmeyi çok seviyor.

Göldeki ördeklerin peşine takılarak göle atlayan Max, suyun soğukluğuna aldırış etmeden her gün ortalama 5 kilometre yüzüyor.

Max
Max
Sapanca Gölü’ne kıyısı bulunan Kartepe Eşme Mahallesi’nde Max isimli sokak köpeği, neredeyse her gün ortalama 5 kilometre boyunca yüzüyor. Gölde bulunan ördeklerin peşinden göle atlayan Max, ördekleri kaçırınca da uzun süre yüzmeye devam ediyor. Suyun soğukluğuna aldırış etmeden göle giren ve ördekleri kovalayan Max daha sonra ise hiçbir şey olmamış gibi kıyıya çıkarak uzun süre göle bakmaya devam ediyor.

İHA