İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri köpekleri zehirlerken yakalandı!

paIstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı ekipler, Sarıyer’ın Ayazağa mahallesindeki sokak köpeklerini “zehirleyerek” toplamaya kalkıştı. Bölge halkının müdahale ettiği bu girişimi önce yalanlayan İBB, olayın fotoğraflarla belgelenmesinin ardından, “Konu ilgili birime iletilmiştir” demekle yetindi.

Ayazağa Yeşiltepe’de dün akşam İBB Veteriner Ekibi logosunun bulunduğu 34 TR 5359 plakalı bir minibüsle bölgeye giden ekipler, buradaki sokak köpeklerini iğneyle zehirleyerek toplama aracına doldurmaya başladı.

Diken’de yer alan habere göre, kısa sürede Ayazağa haklının müdahalesiyle karşılaşan ekipler bölgeden ayrılırken, sokak köpeklerinin bir kısmı da “toplanmaktan” kurtarıldı. Baygın haldeki köpeklerin durumunun kritik olduğu öğrenildi.

İBB Beyaz Masa Twitter hesabı, “Ayazağa’da 34 tr 5359 plakalı aracınızla bu köpekleri zehirlediniz” diyen ve baygın haldeki bir köpeğin fotoğrafını paylaşan bir yurttaşa önce, “Konu hakkında iddianız asılsızdır” karşılığını verdi.

Twitter’da bu girişimi belgeleyen dair fotoğrafların paylaşılmasının ardından yine aynı hesaptan bu kez, “Konu #K1787602576 numaralı kayıt ile ilgili birime iletilmiştir. İyi bir gece dileğiyle…” mesajı paylaşıldı.

Kalp Krizi Geçiren Köpek Sahipleri Kolay İyileşiyor

Köpek beslemenin kalp-damar sağlığı açısından olumlu sonuçları olduğunu biliyor muydunuz.  Kalp krizi geçiren köpek sahiplerinin kolay iyileştiği belirlendi. ____old_men_with_dog_by_foocon

Yapılan son çalışmalar, evcil hayvan, özellikle de köpek beslemenin kalp-damar sağlığı açısından olumlu sonuçları olduğunu kanıtladı. Küçük dostlar, obeziteden hipertansiyona pek çok derde çare oluyor

Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Esen, evcil hayvan sahibi olma ile kalpdamar sağlığı arasında olumlu bir ilişki olduğunu belirtiyor. Peki evcil hayvan sahibi olmak kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor, kalp hastalıkları üzerinde hangi olumlu değişikliklere sebep oluyor? Prof. Dr. Ali Metin Esen, kalbimiz ve evcil hayvanlar arasındaki ilişkiyi anlattı…
Tüm dünyada en başta gelen ölüm sebepleri arasında olan kalp-damar hastalıkları çok sayıda risk faktörleri sonucunda ortaya çıkıyor. Ülkemizin de içinde bulunduğu pek çok ülkede özellikle hareketsizlik ve aşırı kilolu olma bu risk faktörleri içinde en yaygın olanlarıdır.
Kalp-damar hastalıklarının bilinen en önemli sebepleri arasında yer alan hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi hastalıklar ya tam olarak tedavi edilemiyor ya da yeterince önemsenmediği için tedavilerinde optimal sonuçlar elde edilemiyor.
KRİZ SONRASI ÖLÜM ORANI AZALIYOR
Modern ilaç ve ileri teknoloji ürünü cihazlara rağmen kalp-damar hastalıklarından ölümlerde istenilen düzeylerde azalma sağlanamaması da bilim insanlarını bu hastalıktan korunma ve tedavi etmede yardımcı olacak yeni araştırmalara yönlendiriyor.
Yapılan son araştırmalar ve yayınlanan bilimsel çalışmalar, evcil hayvan beslemenin, özellikle de köpek sahibi olmanın kalp-damar sağlığı açısından olumlu sonuçları olduğunu gösteriyor.
En saygın kardiyoloji bilim derneklerinden biri olan American Heart Association (AHA), yayınladığı bilimsel bir alışma ile evcil hayvan sahibi olma ile kalp sağlığı arasındaki olumlu ilişkiyi ilan etti. Özellikle köpek sahibi olanların fiziksel aktivitelerinin arttığı, lipid değerlerinin normalleştiği, strese karşı daha dayanıklı oldukları, aşırı kilolu bireylerde zayıflama süreçlerinin pozitif etkilendiği, kalp krizi geçirenlerde ölümlerin azaldığı belirtildi.
İlaç ve teknoloji desteği dışında, evcil hayvan sahibi olmak gibi doğal yöntemlerin kalp-damar hastalıklarından korunma ve tedavi etmede etkili olması, yeni tedavi yöntemlerine ışık tutacaktır.
Yapılan araştırmalar; özellikle köpek sahibi olmanın tansiyon ve kolesterol yüksekliğine karşı koruyucu olduğunu, fiziksel aktivitenin süresini ve sıklığını artırarak obeziteyi de azalttığı sonucunu ortaya çıkartıyor.
YÜRÜYÜŞ VAZGEÇİLMEZ OLUYOR
Yapılan araştırmalar sonucunda; özellikle köpek sahibi olanların köpekleriyle beraber yürümekten duygusal olarak haz aldıkları, bu aktivitenin bir süre sonra vazgeçilmez bir alışkanlık haline geldiği saptandı. Zayıflama programına alınan hastalardan köpek sahibi olanların daha kolay zayıfladıkları ve programda kendilerinden istenilen egzersiz süre ve sıklığına daha iyi adapte oldukları görüldü. Bunun önemli nedenlerinden birinin köpekle yürüyüş yapmanın kişinin kendisini daha güvende hissettirdiği, özellikle yalnız yürümekten çekinen yaşlı ve kadınların köpekleri sayesinde bu korkularını yendikleri anlaşıldı.
Köpeğin yürüyüş temposuna uygun yürümenin orta egzersiz derecesine karşılık geldiği ve bunun da kalp sağlığı açısından yeterli olduğunu biliyoruz.
Hayvanları gerçekten seviyor ve sorumluluğunun altına girmeyi kabul ediyorsanız, o zaman sahiplenin ki en sadık dostunuz ile keyif ve sağlık içinde bir hayatı paylaşın.
KEDİ-KÖPEĞE BAKAMAYACAKSANIZ SIRF KALP SAĞLIĞINIZ İÇİN ALMANIZ ANLAMSIZ
Türkiye’de durum nedir?
Evcil hayvan sahibi olmanın kalp sağlığı üzerine olan olumlu katkılarının bilimsel olarak kanıtlanmasından sonra hastalarımıza “Herhangi bir evcil hayvan besliyor musunuz?” sorusunu sormaya başladık. Başlangıçta bir kardiyoloji uzmanının neden böyle bir soru sorduğuna anlam veremeyen hastalarımız, evcil hayvan sahibi olmak ile kalp sağlığı arasındaki olumlu ilişkiyi öğrenince bizlere, “Ne zamandır bir köpeğimiz olsun istiyorduk. Söylediklerinizden sonra bu isteğimizi gerçekleştirmeyi daha ciddiye alacağız” ifadelerinde bulunmaya başladılar. Bu geri dönüşler bizleri çok mutlu ederken, aynı zamanda halkın konuyla ilgili bilinçlenmesi durumu ortaya çıkıyor. Bilinç sağlamak için de hastanelerde düzenli olarak hastaları bilinçlendirmeye yönelik seminerler düzenlenebilir, broşürler hazırlanarak halkın daha detaylı bilgi sahibi olması sağlanabilir. Bununla birlikte evcil hayvan sahibi olmanın büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de unutmamak gerekiyor. Bu sorumluluğun gereğini yerine getiremeyecek kişilerin, sırf kalp sağlığına olumlu katkılarından dolayı evcil hayvan sahibi olmaları doğru değildir. İnsanların hiç hazır olmadıkları veya bakamayacakları halde bu kadar büyük sorumluluk ve strese girmeleri de bence doğru değil. Bu da sağlığımızı bozan ve yoran bir durum olur.
KALP KRİZİ GEÇİREN KÖPEK SAHİPLERİ KOLAY İYİLEŞİYOR
Önemli bir bilimsel çalışmanın alt grup analizinde, köpek sahibi olmanın kalp, damar hastalıkları ölümlerini anlamlı ve diğer faktörlerden bağımsız bir şekilde azalttığı ortaya koyuldu.
Başka önemli bir çalışmanın çoklu karşılaştırma analizinde ise kalp krizi geçiren ve köpek sahibi olan hastaların, kalp krizi geçiren ve köpek sahibi olmayan hastalara göre daha fazla hayatta kaldıkları sonucuna varıldı.
Tüm bu bilimsel veriyi dikkate alan Amerikan Kalp Cemiyeti; evcil hayvan, özellikle köpek sahibi olmanın kalp damar hastalık riskini azaltan faktörlerden biri olabileceğini açıkladı.

214 Türk Golden daha kurtulacak!

214-turk-golden-daha-kurtulacak--5987740ABD’deki hayvan hakları savunucuları, İstanbul’da sokağa atılan Golden Retriever cinsi köpeklerin yardımına koşmaya devam ediyor. İstanbul’daki barınaklardan alınan 36 köpeğin, ‘Adopt A Golden Atlanta’ (Bir Golden Sahiplen) örgütü tarafından geçen mayıs ayında Georgia eyaletinin Atlanta kentine gönderilmesinin ardından Birmingham kenti de ‘kurtarma operasyonu’na dahil oldu. Adopt A Golden örgütünün Birmingham, Alabama’daki şubesi, Türkiye’den toplamda 214 köpeğin ülkeye getirileceğini açıkladı.

Bağış gecesi düzenlenecek
“Türkiye Köpekleri” adı verilen operasyonun ilk ayağında altı Golden önceki gün Birmingham’a ulaştı. Köpekler için dün ‘yıkama partisi’ düzenlenirken, Golden’lar yeni sahiplerine teslim edildi. Sahiplendirilen altı köpeğe Alabama eyaleti ve Birmingham şehrini yansıttıkları için Camellia, Magic, Baron, Steel, Cotten ve Peaches isimleri konuldu. Adopt A Golden Birmingham örgütü, köpeklerin kurtarılması için 9 bin dolara ihtiyaçları olduğunu belirtirken, bağışlarla şu ana dek 2,225 dolar toplandı. 10 Eylül’de ise Türkiye’den gelen Golden’ların da katılımı ile bir bağış toplama gecesi düzenlenecek.

Milliyet

Petshoplarda kedi köpek satışını yasaklayan tasarı 2 yıldır bekliyor

Sokak hayvanları sorununa da büyük ölçüde çözüm getirecek, petshoplarda kedi ve köpek satışını yasaklayan tasarı 2 yıldır yasalaşmadı. Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı 2 yıldır Çevre Alt Komisyonu’nda görüşülmesi bekleniyor. Tasarıya göre, ayrıca yunus parkları başta olmak üzere hayvanlar kullanılarak yapılan kara ve su sirkleri de yasaklanacak.

SERTİFİKASI OLMAYANA KEDİ KÖPEK SATIŞI YOK

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bekleyen tasarıya göre, kedi ve köpek, ancak üretim çiftliklerinde satılabilecek. Böylece sağlıksız dükkanlarda sağlıksız koşullarda kedi ve köpek satılamayacak. Ev hayvanı satan ve alanlar, hayvanların bakımı ve korunması ile ilgili yerel yönetimlerce düzenlenen eğitim programlarına katılarak sertifika alacak. Sertifika almayan, hayvan alıp satamayacak. Ev hayvanlarını satan veya alan kişiler, hayvanlarından kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanlar, yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen bakımevlerine alınacak. Burada kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanlara mikroçip takılacak, daha sonra da sahiplendirilecek. Bakımevlerinde güçten düşmüş hayvanlar için özel alan tahsis edilecek. Hayvanlar acı, ıstırap ya da zarar görecek şekilde film çekimi, gösteri, reklam ve benzeri işler için kullanılamayacak. Hayvanlar üzerinde yapılacak deneysel çalışmalar, etik kurullarınca düzenlenen eğitim programlarına katılarak, deney hayvanı kullanım sertifikası alan araştırmacılar tarafından yapılabilecek. Bunların ithalat ve ihracatına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı izin verecek.

HAYVAN SİRKLERİ YASAKLANACAK

Tasarıda başta yunuslar olmak üzere, hayvanlar kullanılarak yapılan kara ve su sirklerinin işletilmesi de yasaklanacak. Uymayanların işletme ruhsatı iptal edilebilecek. Tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları, hayvanları sahiplenenler karşılamak zorunda kalacak. Hasta, sakat ve yaşlı durumda bulunan veya iyileşemeyecek derecede ağrısı, acısı olan hayvanı usulüne uygun kesmeyen, ağrısız öldürme amacından başka amaçla birine devreden, satan veya alanlara bin lira para cezası uygulanacak.

‘YENİ MECLİS’İN EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ OLMALI’

Türk Veteriner Hekimler Birliği Sakarya Veteriner Odası Başkanı Mustafa Yıldız, sokak hayvanlarının insan ve çevre sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. Mahallelerde sokak köpeklerinin gruplar halinde dolaştığını ifade eden Yıldız, tasarının bir an önce 1 Kasım seçimlerinden sonra oluşacak Meclis’te kanunlaşması gerektiğini söyledi. Her isteyenin petshoplardan hiçbir sertifikası olmadan kolaylıkla hayvan edinebildiğini, bakamayınca da bu hayvanı sokağa terkettiğini dile getiren Yıldız, “Sokağa bırakılan hayvanda kontrolsüz şekilde ürüyor. Bu da sokak hayvanları sorununu beraberinde getiriyor. Bu tasarı hayvan sahiplenmeyi zorlaştırıyor. Hayvanın sokağa atılmasına izin vermiyor. Bir an önce yasalaşmalı. Tabi ki uygulama ve denetimde kanun kadar önemli. Bu konuda yerel yönetimlere büyük sorumluluklar düşüyor.” diye konuştu.

Haberler.com

Kuşadası hayvan barınağında vahşet!

Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kuşadası Hayvan Barınağı’nda yaşanan vahşet, Baro Hayvan Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Terkan Karagöz’ün bir yanlış işlemin düzeltilmesi için barınakta talep ettiği tespitte ortaya çıktı.

1

Aydın’ın Kuşadası İlçesi’nde bulunan ve Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı hayvan barınağında yaşanan vahşet, yanlış tutulan bir tutanağın düzeltilmesi sırasındaki tespitte ortaya çıktı.

Kuşadası’nda yaşayan hayvansever bir yurttaş hakkında şikayet üzerine tutanak tutularak, 12 adet köpeğine mahkeme kararıyla el konuldu. Adını vermek istemeyen bu yurttaş, tutanağın kanuna aykırı şekilde tutulduğunu iddia ederek, kendi evinde ve köpeklerin teslim edildiği hayvan barınağında tespit yapılmasını talep etti. Aydın Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Koordinatörü ve Baro Yönetim Kurulu Üyesi Av. terkan Karagöz, Kuşadası’ndaki barınağa tespit için gitti. Av. Karagöz’ün tespit sırasında gördükleri, bir vahşeti ortaya çıkardı.

Gözlemlerini soL’a anlatan Av. Terkan Karagöz, hayvanların vucutlarını kene kapladığını, yemek yedikleri yer ile dışkıladıkları yerin aynı yer olduğunu, ölen hayvanların barınağın içindeki kontenıra gelişigüzel yığıldığını, hayvanlara küflü ekmeklerin verildiğini söyledi.

2

Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kuşadası Evcil Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki hayvanlara yapılan haksız ve kanuna aykırı uygulamalar ayyuka çıktığını vurgulauan Av. Terkan Karagöz, şunları söyledi: “Bir yurttaşımız özel mülkiyetinde 12 köğeğe ev sahipliği yaparken, İlçe Hayvan Hakları Koruma Kurulu tarafından 5199 sayılı kanuna aykırı şekilde işlem yapılarak gerçeği yansıtmayan tutanak tutulmuş. Bu tutanağa dayanan mahkeme de hayvanlara el koyulması kararı vermiş. Biz de bunun üzerine mağdur yurttaşımızın evinde ve hayvanların teslim edildiği barınakta tespit yaptırdık. Tespit sırasında yaşanan vahşeti gördük. Hasta hayvanlarla sağlıklı hayvanların bir arada bulunduğunu, hayvanların vücudunu kene kapladığı, yavru hayvanlarla büyük hayvanların uygunsuz bir biçimde bir arada tutulduğu, hayvanlara kuru ekmek verildiği, verilen ekmeklerin bir kenarda yığılarak küflendiği, ekmeklerin gelişigüzel şekilde hayvanların önüne atıldığını, yemek için kap olmadığını, hayvanların yemek yedikleri yer ile dışkılarını yaptıkları yerin aynı olduğunu, yemeklerin dışkıya bulandığını, hayvanların ameliyat olduğu yer ile tedavi sonrası bakım yerinin aynı olduğunu, ölen hayvanları gömülmediğini, üzerilerine kireç dökülmediğini cesetlerin uzun müddet açıkta bekletildiğini belirledik.”

Av. Karagöz, raporu hazırladıktan sonra Kuşadası Hayvan Barınağı ile ilgili hukuki işlem başlatacaklarını sözlerine ekledi.

SOL Gazetesi

 

Kosta Rika’da tüm hayvanat bahçeleri kapatılıyor

Kosta Rika hayvan hakları ve özgürlükleri konusunda çok büyük bir adım atarak ülkedeki tüm hayvanat bahçelerini kapatma kararı aldı

Kosta Rika, hayvanlara özgürlük tanıyacağını açıkladı. Karara göre Kosta Rika, hayvan hakları konusunda bugüne kadar hiçbir devletin gerçekleştirmediği bir şeyi yapıyor ve ülkedeki tüm hayvanat bahçelerini kapatıyor. Dünyada bir ilke imza atan Kosta Rika, sadece insanların zevki için kafeslere kapatılmış hayvanları serbest bırakıyor.

zzzzzz

‘İNSAN ZEVKİ İÇİN HAYVANLARI KAFESLERE KAPATMAMALIYIZ’

Hayvan özgürlüğünü hayvanat bahçelerini kapatarak başlatacağını açıklayan Kosta Rika devleti, hayvanların sadece insan zevki için kafeslerde yaşamlarını sürdürmelerine oldukça karşı.

Dünyada bilinen türlerin yüzde 4′ünü barındıran Kosta Rika yönetimi, insanların doğaya karşı saygı duyması gerektiğini düşünüyor. Ülkenin çevre raporuna göre, yakın zamanda spor amaçlı yapılan avlanma da yasaklanmış.

HAYVANAT BAHÇELERİNDEKİ HAYVANLARIN DOĞAYA DÖNÜŞÜ İÇİN PROJE

Ülkede 2 adet anlaşmalı hayvanat bahçesi olduğunu söyleyen yetkililer, “Anlaşmadan dolayı bu hayvanat bahçelerini kapatamıyoruz, ancak buradaki hayvanları da unutmadık. Onları da kafeslerinden çıkarıp doğal hayata yönlendirebileceğimiz bir hayvanat bahçesi tasarlamaktayız.” şeklinde konuştu.

DOĞAL BOTANİK PARKLAR GELİYOR

Kosta Rika Çevre Bakanı Réne Castro, “Hayvanları kafeslerden ve yapay hayattan kurtararak biyo-çeşitliliği arttırmayı planlamaktayız. Bu biyo-çeşitliliği arttırmak için doğal yoldan birçok botanik park yapmayı hedefliyoruz.”

Sözcü

Köşe yazısı: “Doğa, hayvanlar, insanlar”

Dünyada her şeyin merkezine insanı koymak ve “insana göre” değerlendirmek genelde kabul gören bir görüş. Ama bu hep böyle gitmez.
İnsan insanı anlamalı.
Yetmez.
İnsan doğayı da anlamalı.
Bitkileri, hayvanları…Üstelik insanı merkeze almak şart da değil.
Yazımızın ikinci konusu buna dair.
İlki savaşla bağlantılı.
28 Aralık 2011 tarihinde Ropboski’de TSK savaş uçakları  çoğu 18 yaşından küçük, yani çocuk,  34 insanı katletmişti..Zamanında, tarafsız, etkili soruşturma yapılmadan iki yıl sonra takipsizlik kararı verilmişti.
Katliamdan bir ay falan sonraydı. Diyarbakır’da Hasanpaşa iş hanında sohbet sırasında Diyarbakır’ın yerlilerinden bir kadın arkadaş demişti ki, “Diyarbakır’da sokaklarda hiç köpek yok, dikkatinizi çekti mi?” Bu bir yorum meselesi. Şafi mezhebi ile ilgili. Zamanı geldiğinde ilahiyatçılar, zamanın ruhuna uygun yeni yorumlamalarda bulunacaklardır kuşkusuz.
Ama bunu köpek düşmanlığı olarak görmek doğru bir yaklaşım olmasa gerek. Bir inanç grubunun kanımca temizlikle ilgili hassasiyetinin, bana göre uygun olmayan yorumudur. Bunu köpek düşmanlığı olarak görmek doğru değil. Öyle bir gün gelecek ki, Diyarbakır’da da köpekler özgürce dolaşacaklar. Çünkü köpeklerin şehirde dolaşmasına yasak getiren bir inanç yolu yok, bu coğrafyada. Şafi inancı da bu tür yasak getirmiş değil. İnsanlar, kurumlar kolayına ve ifrada kaçıyorlar.
Hasanpaşa’da konuşurken mevzu elbette Roboski katliamına geldi ve o arada insanlarla birlikte katledilen katırlara geldi söz.
Hiç gündeme getirmedik, katırların katledilmesini. Özel olarak gündeme getirilişi birkaç ay önce özel olarak katırların katledilmesiyle ilgili olmuştu. Roboski’de uçaklar, insanlarla birlikte katırları da katletmişti. Diyarbakır yerlilerinden o kadın arkadaş yas tutuyordu ve “Benim kalbimin yarısı hayvanlar niçin ağlıyor” demişti.
Bu yazının ikinci konusu da yine anlama çabası  ile ilgilidir.
Bir arkadaş anlattı.Yakın tarihlerde bir kadın arkadaşın ev arkadaşı bir kedicik hayata veda etmiş. Bunun üzerine işyerine “Bugün çalışamayacağını, arkadaşı,yoldaşı kediyi kaybettiğini, yas tuttuğunu, kendisinin izinli sayılmasını” talep etmiş. Bana da sordular. “Böyle bir sosyal hak olur mu?” diye. Ben de “evet, böyle bir sosyal hak, benim anlayışıma göre olur” dedim. Zaman içinde olur mu olmaz mı göreceğiz. Bana göre olacak. Çünkü insanlar arasında kedisi öldüğünde büyük üzüntü yaşayan ve yas tutan naif, duyarlı  insanlar hiç de az değil. Onların bu tür düşünce ve duygularına, acılarına duyarlı insanlar da hiç de az değil.
Hem bakın Yeni Zelanda da hayvanlarla ilgili yasada hayvanların “duygusal varlıklar” olduğu hüküm altına alındı. Bu ne demek? Hayvanların, acı, sevinç, kaygı, üzüntü duyguları olan varlıklar olduğunun kabulü anlamına geliyor. İnsanlık için büyük bir adımdır bu.
Çok uzun yıllar önce, çocukluğumda, belediye köpeğimi zehirlemişti.Yarım asır geçti.
Hala unutamıyorum, adı Fındık’tı arkadaşım köpeğin adı. Tek katlı evimizin bahçesinde, ben pencere önünde oturmuş ağlaya ağlaya onun çırpınarak can verişini izlemiştim. Kuduz demişlerdi. O nedenle müdahale edemedik. Sonra öğrendik ki, belediye mahallede köpek itlafı (siz katliam olarak anlayın) yapmış. Kuduz, mahallelinin itiraz etmemesi için uydurulmuş gerekçeymiş. O günden sonra köpek besleyemez olmuştum. Bu benim çocukluk duygularım.
90’lı yıllarda 50 yaşlarında olan bir arkadaşım da Ankara’da köpeğini kaybetmişti.Yine bir belediye zehirlemesi. Bana anlatırken gözleri yaşarmıştı. Ben çocukluğumu hatırladım. Demek ki, bu durum çocuklara mahsus bir duygu durumu değil. İnsan yakınlarımızın kaybında yas tutma hakkımız varsa, izin de gerekirse, bence hayvan dostlarımızın kaybında yas dolayısıyla da aynı durum geçerli olmalı.

Hüsnü Ondül – Evrensel

Lessi, insanların kirlettiği sokakları temizlemek için uğraşıyor

Mersin’in Anamur ilçesi İskele mahallesinde Lessi adındaki köpek insanların kirlettiği çevreyi temizlemek için uğraş veriyor.

l

İskeleye gelen yerli turistler ve Anamur halkı çevreyi kirletmek için elinden gelen gayretleri gösteriyor. İçtikleri sigaranın paketini ve izmaritini sokaklara atarken içtikleri suların bile boşlarını sokağa atıyorlar.

Köpek insanların attıkları pet su şişeleri ve diğer pislikleri toplayarak çöp kutusunun yanına bırakıyor veya Temizlik görevlisini üzerindeki kıyafetten tanıdığı için ona teslim ediyor. Çevrede köpeği seyreden çevreci vatandaşlar köpeği takdir ederek simitle ödüllendiriyorlar

Çevreyi kirleten vatandaşların utanacağını umut eden çevreciler bazı insanlarımız köpekten ders alsın demeden geçemediler.

( Anamurhaberci.com/Halit DOLU)

Sokakta kendisini kurtaran köpeği yanına aldı

Girit’te 2 kişinin saldırısına maruz kalan genç kadını sokakta yaşama savaşı veren köpek kurtardı. İngiliz öğrenci köpeği yanına aldı.

gg

Tatil amacıyla geldiği Girit’te 2 kişinin saldırısına maruz kalan kadını köpek kurtardı.

Plymouth Üniversitesi’nde öğrenci olduğu öğrenilen Georgia Bradley sahilde gezerken 2 kişi yanına yaklaşıp bir şeyler içme teklifinde bulundu, genç kadının teklifi reddetmesi üzerine erkeklerden biri Bradley’in kolunu çekiştirmeye başladı. Saldırıya uğramaktan korkan Bradley’in yanına gelen bir köpek, saldırganlara doğru havlamaya başlayarak onlar gidene dek genç kadının yanında bekledi.

Bradley; “Beni kurtardı. Bir şeylerin yanlış olduğunu sezmiş olmalı, beni kaldığım yere dönene dek izledi” dedi.

Genç kadın köpeği yanına alarak ülkesine döndü.

Hamile olduğu ortaya çıkan köpeğin, 6 tane de yavrusu oldu.

Vehaber.org

Teknoloji: Yeme de yanında yat tatlılığında köpek emojileri

5Dünya akıllısı ve de tatlısı dostlarımıza varlıkları için ne kadar teşekkür etsek az. Sadece bir gün değil, her gün şımartılmayı hak eden, karşılıklı sevgi seansları düzenlenmekten en fazla zevk aldığımız dostlarımızı Dogs Trust adlı vakıf da unutmuyor. İngiltere’deki en yaygın 23 köpek türünün emojileri bu önemli günde karşımıza çıkıyor.

Emojilerin evrensel dil haline geldiği günümüzde, hemen hemen her gün yeni seçeneklerin de elimizin altına geldiği malumunuz. Dogs Trust’ın çalışması ise bu emoji seçeneklerinin en tatlılarından biri.

Emojiler, iPhone ve Android kullanıcıları tarafından ücretsiz olarak kullanılabiliyor. iPhone’cular buraya, Android’ciler de buraya!

1 2 3 4playtusu.com