Yaşam düşmanı yargılansın!

Öğrenciler, Ege Üniversitesi’nde (EÜ) kampüs içinde 14 köpeği zehirleyerek öldüren elektrik teknisyeni L.S.’nin yargılanmasını istiyor.

dddddd

Ege Üniversitesi’nde (EÜ) Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde elektrik teknisyeni olarak görev yapan L.S, 15 Mayıs günü zehirli etlerle 14 köpeği öldürdü. Öğrencilerin şikâyeti üzerine L.S gözaltına alındı ve karakolda, “Ben yapmadım, sadece köpeklere mama verdim” ifadesini verdikten sonra serbest bırakıldı. Öğrenciler köpek öldürmenin insan öldürmekten farksız olduğunu belirterek, L.S.’nin cezalandırılması için 10 gündür mücadele ediyor. Öğrenciler son olarak köpekleri öldüren kişinin yargılanması ve hayvanlara yönelik suçlarda yasal düzenlemelerin yapılması için imza kampanyası başlattı.

EÜ’de ne oluyor?

İmza kampanyasını başlatanlardan Azad Zengin, EÜ’nün son zamanlarda eğitim alanında elde ettiği başarılarla değil, baskıcı, yasaklayıcı, kısıtlayıcı ve her alanda uyguladığı “faşist” yaptırımlarla anılmaya başladığını savundu. Son olarak üniversitenin 14 köpeğin öldürülmesiyle gündeme geldiğini kaydeden Zengin, L.S.’nin yargılanmasını sağlamak için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

‘Cinayetin cezasını çekmeli’

Kendisininde evde köpek beslediğini hatırlatan Beniz Ertürk ise, hayvanlara yönelik eziyet ve cinayetleri kabul etmediklerini söyledi. Ertürk, “Köpeklerin katledildiğini öğrendiğimiz günden itibaren neredeyse hiç durmadık. Yaşanan olayın üzerinden 10 gün geçti ancak bunu yapan kişi belli olmasına rağmen karakola gidip ‘ben yapmadım ben köpeklere mama verdim’ deyip elini kollunu sallayıp çıkabiliyor. İşlediği cinayetlerin cezasını çekmesini istiyorum” diye konuştu.

‘Yasalar yetersiz’

Bir diğer öğrenci Duygu Zengin ise EÜ yönetiminin öğrencilere yönelik baskıcı tutumuna dikkat çekerek, her yaptıkları eylemin ardından soruşturma açıldığını son olarak öldürülen köpekler için yaptıkları eylemden dolayı soruşturma açılmasını beklediklerine işaret etti. Hayvanlara yönelik suçların cezasız kaldığını ve bu konuda yeterli düzenlemenin olmadığına vurgu yapan Zengin, “Katilin serbest bırakılmasına şaşırmadım. Hayvanlara dair olan yasalar yeterli değil, var olanlar da zaten uygulanmıyor. Davanın takipçisi olacağız. Kampüste birlikte yaşadığımız hayvanların yaşam koşulları için de elimizden geleni yapacağız” dedi.

Özgür Gündem

Pakistan’da Onlarca Köpek Öldürülüp, Kireçli Suya Atıldı

Başıboş köpeklerin insanlara saldırması üzerine onlarca köpek sokak ortasında öldürüldü. Zehirlenen köpekler sağa sola saçılırken ortaya korkunç manzara çıktı.

33

Pakistan’ın Karaçi şehrinde toplu köpek infazı yapıldı. Başıboş köpeklerin insanlara saldırması üzerine köpeklerin öldürülmesine karar verildi. Karaçi’de artan kuduz köpek saldırıları üzerine böyle bir karar aldıklarını belirten yetkililer, son zamanlarda başı boş köpek sayısında muazzam bir artış olduğunu söyledi.

KİREÇLİ SUYA ATILDI

Belediye ekiplerinin zehirlediği köpekler sağa sola saçılırken ortaya korkunç manzara çıktı.
Öldürülen köpekler çöp arabalarınca alınarak kireçli kuyulara atıldı.

350 köpek çöplüğe terk edildi

İzmirli avukatlar Senih Özay ve Sibel Bilge, Çevre ve Orman, Tarım ve Köy İşleri ve İçişleri Bakanlığı’na başvurarak Çeşme çöplüğüne 350 cins köpeğin terkedildiğini, vakit geçirilmeden bunların koruma altına alınmasını, sorumluları hakkında da Cumhuriyet Savcılığı’nca işlem yapılması isteğiyle başvurdu

vv

Çevre ve insan hakları konularındaki çalışmalarıyla tanınan avukat Senih Özel ile Sibel Bilge adına yapılan başvuruda özellikle yazlık beldelerde yaz sonunda terkedilen köpeklere dikkat çekildi. Çeşme’de yaz tatillerini geçirmek üzere gelen insanların konut ve bahçelerinde, korucu olarak aldıkları köpekleri tatil bitiminde sokağa terkettikleri, bu nedenle Çeşme çöplüğünde şu anda 350 adet cins köpeğin yaşam mücadelesi verdiği belirtildi.

Çevre ve Orman, Tarım ve Köy İşleri, İçişleri Bakanlıkleri, İzmir Valiliği, Çeşme Kaymakamlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çeşme Belediye Başkanlığı, Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurumu, Radyo Televizyon Üst Kurul Başkanlığı’na gönderilen yazıda 5199 Sayılı Hayvanların Korunması Kanunu’nu hatırladı. Çeşme’de çöplüğe adılan 350 adet cins köpeğin kanun gereği zaman kaybetmeksizin koruma altına alınması ve bunları atanlar hakkında cezai soruşturma ylapılması istenen başvuruda, “Denetim organlarınca bu olgunun etraflıca araştırılmasını, yasal, idari para cezasal müeyyidelerin uygulanmasını, tarafımıza 2577 sayılı İYUK gereğince 60 gün içerisinde yanıt verilmesini, elde edilen sorumlular hakkında idari ceza uygulanırken, bir yandan da Cumhuriyet Başsavcılıklarınca da soruşturma yapılması ve cezalandırılmalarına karar verilmesini talep ediyoruz” denildi.

BELGESEL OLUYOR

Öteyandan Çeşme’de ömrünü hasta hayvanları tedavi ederek yaşamlarını sağlamak için vakfeden Alleene çiftinin yaşamları belgesel oluyor. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo- Televizyon Sinema Bölümü öğrencileri Aydın Gündoğdu ve Ahmet İnaltun; hocaları Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa ve Ar.Gör Gaye Yiğit’in rehberliğinde Çeşme çöplüğünde köpekler ve sakat hayvanlarla birlikte geçen yaşamı belgeliyor. Lucie Alleene ve Marc Christian Alleene hergün çöplük hayvanların gıda ve su ihtiyaçlarını karşılayarak onları hayatta tutma çabası gözler önüne seriliyor.

DHA

Türkiye’den Sahiplendiği Köpeğe 3 Yıldır Gözü Gibi Bakıyor

İtalyan tenisçi Enrico Becuzzi, 2012 yılında Antalya Belek’te katıldığı turnuva sırasında rastladığı ve zor şartlarda sahiplendiği sokak köpeğine, 3 yıldır kendi evindeki diğer köpekle birlikte adeta gözü gibi bakıyor.

turkiye

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen ATP Challenger Turnuvasına katılan 42 yaşındaki İtalyan tenisçi Enrico Becuzzi, 2012 yılında Antalya’da yaşadığı bir hadiseyi anlattı. Belek’te katıldığı turnuva sırasında gördüğü bir sokak köpeğini sahiplendiği süreci aktaran Becuzzi, kendi köpeğine benzeyen sokak köpeğini zor şartlarda İtalya’ya götürdüğünü söyledi. Becuzzi, “2012 yılında Antalya Belek’te 10 bin dolar ödüllü turnuva benim için iyi gitmedi. Maçlarım ve kondisyonum açısından hayal kırıklığına uğradığım sırada ikinci mağlubiyetimi aldıktan sonra antrenman yapmak için kortların olduğu bölgeye geldim ve siyah bir köpek gördüm. Evimde de ‘Sophie’ adında bir köpek besliyorum, ona benzediği için çok şaşırdım. Çok hoş bir köpek olduğunu gördükten sonra biraz sevmek istedim. Sevdikten sonra ‘onu sahiplensem nasıl olur acaba’ diye düşündüm. Sophie’ye çok iyi bir partner olacağını düşündüm. Üzerini temizledim ve otele götürmek istedim, ancak otelin resepsiyonundan içeri almadılar. Taksi ile içeri almak istedim, ancak taksi gelmeyince köpek kaçtı. ‘Kaderimde onu sahiplenmek yok demek ki’ diye düşünüp odama geçtim. Balkondan bakarken orada olmadığını fark ettim. Hava karardığında tekrar kortlara gidince köpeği yeniden gördüm. Ona, ‘Bu senin şansın’ dedim. 3 gün sonra İtalya’ya dönüyordum. Bir veteriner ile görüştüm. Köpeğin İtalya’ya götürülebilmesi için 3 ay karantina altında kalması gerektiği söylendi. Bu süreçlerin içerisinde köpeğin konaklama, yeme-içme masraflarını karşıladım ve 3 ay sonunda Antalya’ya başka bir turnuva için geldim. Uygun bir zamanda veterinere giderek köpeği ziyarete gittim, onu görünce çok duygulandım. Köpeğin karantina süreci tamamlanmayınca İtalya’ya geri döndüm. Başka bir turnuva için Mersin’e geldim. Turnuva bittiğinde köpeği aldım ve aktarma ile İtalya’ya gittim. Köpeğin ismini sevdiğim basketbol oyuncusu Ray Allen’den yola çıkarak ‘Ray’ koydum” dedi.

Üç yıldır severek baktığı iki köpeğinin çok iyi geçindiğini kaydeden Becuzzi, “Şimdi Ray ile Sophie mutlu bir hayat sürüyor. Köpeğin ne kadar şanlı olduğunu düşünüyordum ancak şimdi ben ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Anadolu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde Öğretim Görevlisi Serkan Berber, sokak köpekleri yararına zaman zaman kampanyalar düzenleyerek onlara kulübe yapılması, mama alınması ve beslenmesi gibi faaliyetlerde bulunduğunu, İtalyan sporcu ile bu konularla ilgili görüşmesi sonrasında, ilerleyen aylarda sokak köpeklerinin beslenmesi ve barınması ile ilgili yardımda bulunacağı sözünü aldıklarını dile getirdi.

Haberler.com

Güzel iş, iyi para

Batılı ülkelerde harçlığını çıkarmak isteyen gençlerin ve boş zamanını değerlendiren emeklilerin yaptığı köpek gezdiriciliği ciddi miktarda para kazanılan bir mesleğe dönüştü.

29582208

Birçok köpek sahibi hayvanlarına yeterince zaman ayıramazken, son yıllarda giderek yayınlaşan köpek gezdiriciliği bir sektör haline geldi. Bu durumu fırsata çevirenler, özel şirketler açarak özellikle zengin ve köpekleriyle ilgilenmek için zaman bulamayan kişilerden müşteriler kazandı. Köpek gezdiricileri, İngiltere’de hemşirelerden fazla kazanıyor. İngiltere’de Direct Line adlı hayvan sigortası şirketinin yaptırdığı araştırmaya göre köpek gezdiricileri yılda yaklaşık 26 bin 500 sterlin (107 bin TL) kazanıyor.

ULUSAL GELİRDEN DAHA YÜKSEK

İngiltere’de çalışanların ortalama yıllık ulusal geliri ise 22 bin sterlin (89 bin TL). Köpek gezdiricileri saat başına 11.50 sterlin alıyor. Manchester’da ev hayvanlarına hizmet için bir şirket kuran Nicola Davies ve Richard Teesdale, dolaştırmaya çıkardıkları her köpek için saat başına 12 dolar alıyor. Şirket tatile gidip köpek ya da kedilerini yanında götüremeyen kişilerin de hayvanlarına günde 23 dolar karşılığında barınak sağlıyor.

Hürriyet

Köpek zehirleyen İstanbul Belediyesi suçüstü yakalandı

111İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı ekipler, Sarıyer’ın Ayazağa mahallesindeki sokak köpeklerini ‘zehirleyerek’ toplamaya kalkıştı. Bölge halkının müdahale ettiği bu girişimi önce yalanlayan İBB, olayın fotoğraflarla belgelenmesinin ardından, “Konu ilgili birime iletilmiştir” demekle yetindi.

Ayazağa Yeşiltepe’de dün akşam İBB Veteriner Ekibi logosunun bulunduğu 34 TR 5359 plakalı bir minibüsle bölgeye giden ekipler, buradaki sokak köpeklerini iğneyle zehirleyerek toplama aracına doldurmaya başladı.

Kısa sürede Ayazağa ahalisinin müdahalesiyle karşılaşan ekip bölgeden ayrılırken, sokak köpeklerinin bir kısmı da ‘toplanmaktan’ kurtarıldı. Baygın haldeki köpeklerin durumunun kritik olduğu öğrenildi.

İBB Beyaz Masa Twitter hesabı, “Ayazağa’da 34 tr 5359 plakalı aracınızla bu köpekleri zehirlediniz” diyen ve baygın haldeki bir köpeğin fotoğrafını paylaşan bir yurttaşa önce, “Konu hakkında iddianız asılsızdır” karşılığını verdi.

1

Twitter’da bu girişimi belgeleyen dair fotoğrafların paylaşılmasının ardından yine aynı hesaptan bu kez, “Konu #K1787602576 numaralı kayıt ile ilgili birime iletilmiştir. İyi bir gece dileğiyle…” mesajı paylaşıldı.

2

SÖZCÜ

Beylikdüzü Belediyesi, “Pati Park” projesini hayata geçirdi

1Beylikdüzü Belediyesi Sezen Aksu parkında köpekler için özel bir alan oluşturuldu. 4 tarafı kapatılan alana “Pati Park” adı verilirken, vatandaşların hayvan dostlarıyla rahatça vakit geçirebilmesi için parka oyun aletleri konuldu. Hayvanseverler farklı cins ve yaşlardaki köpekleriyle özel bir alanda biraya geldikleri için oldukça mutlu oldukları görüldü.
Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılışını yaptığı parka hayvanseverlerin ilgisi bir hayli yoğundu. Başkan İmamoğlu, köpeklerini alıp parka koşan vatandaşlarla ilgilenirken parkta oynayan köpekleri sevmeyi de ihmal etmedi.
“KÖPEK FOBİSİ OLANLAR BURADA SEMPATİ KAZANABİLİR”
Pati Park’ın izole bir ortamda kurulduğunu kaydeden Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Hayvanları seven sevmeyen ayrımını pek sevmiyorum ama hayvanlarla ilgili vatandaşlarımızdan köpeklerden çekinenler korkanlar olabilir. Bu tür yerler onların biraya geldiği, içinde oyun alanlarının bulunduğu hoş bir ortam. Bence hayvanlara ilgi duyan ama uzak duran insanlar da buraya gelip onları izleyerek daha sempatik ortamlarda bir arada olacaklar. Güzel olan şu; burayı hayvanseverler tespit etti. Talep ederken de çocuklar bizim köpeklerimizden korksun istemiyorlar dediler. Buna benzer hayvan parkları yapmaya devam edeceğiz” dedi.

2
PARKI GÜNÜN BELİRLİ SAATLERİNDE KEDİ SAHİPLERİ DE KULLANABİLİR
Başkan İmamoğlu parka kedilerin de getirilebileceğini belirterek, “Kediyle köpek ne kadar bir araya gelir bilemiyorum ama ona da hayvanseverler karar verecek. Burası bazen kedi sahiplerine de ayrılabilir. Belli saatlerde kedilere belli saatlerde köpekler için şeklinde. Ona artık hayvanseverler karar verecek” diye konuştu.
“KÖPEKLERİMİZİ DIŞARI ÇIKARDIĞIMIZDA SIKINTI YAŞIYORDUK”
Beylikdüzü Belediye Meclis üyesi Figen Karahan böyle bir projede oldukları için gurur duyduklarını söyledi. Karahan, “Köpeğimizle bahçede sıkıntı yaşamıyoruz ama bahçe dışına çıktığımız zaman çok sıkıntı yaşıyorduk. Burası çok iyi oldu. Bu projenin farklı mahallerde de yapılması için çabalayacağız” ifadelerini kullandı.
Evlerinde besledikleri köpekleri gezdirecek bir alan bulamadıklarını belirten hayvanseverler, parkı Başkan İmamoğlu’ndan talep ettiklerini, başkanın da bu talebe kayıtsız kalmadığını ifade etti.

Milliyet

Yeni Zelanda hayvanları ‘duygusal varlık’ kabul etti, testler yasaklandı

yeni-zelanda-hayvanlari-duygusal-varlik-kabul-etti-testler-yasaklandi-47003-5Yeni Zelanda, hayvanları ‘duygusal varlıklar’ olarak kabul eden yasa değişikliğini onayladı. Değişen yasayla birlikte artık kozmetik ürünleri hayvanların üzerinde test edilemeyecek.

1999’da yürürlüğe giren Hayvan Refahı Yasası’nda geçen hafta yapılan değişikliklerle, hayvan refahı için standart ve zorunlu düzenlemeler getirildi. Hayvan Etiği Ulusal Danışma Komitesi’nden Virginia Williams, hayvanların acı ve stres dahil olumlu ve olumsuz duyguları yaşadığını ve duygusal varlıklar olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yeni Zelanda Veterinerler Derneği Başkanı Dr. Steve Merchant ise “Hayvan refahıyla ilgili beklentiler hızla değişiyor” diyerek, yasa değişikliğinin Yeni Zelanda toplumunun değişen tavrının göstergesi olduğunu ifade etti.

Birgun

Yavru köpek için hijyen ve bakım

Yavru köpeğinizin bakımı tüm hayatı boyunca düzenli olarak birkaç hareket yapmayı gerektirir bunlar ona iyi bir hijyen sağlayacak ve anormal belirtiler gösteren bir hastalığı farketmenizi sağlayacaktır.

ccc
Fotoğraf: allpetsvh.com

Zorunlu gezintiler

Gezintiler sadece ev eğitimini öğrenmek için değil yavrunun sağlığı için de zorunludur. Aslında köpek diğer canlılarla bir araya gelmeye ve bir alanı keşfetmeye ihtiyacı olan sosyal bir hayvandır.İster apartman dairesinde ister müstakil bir evde yaşasın, sabah ve akşam beşer dakikalık gezinti ile veya bir bahçede kapalı kalma ile yetinemez. Genç bir köpek kendisi için çok fazla risk teşkil etmeyen yerlerde birçok kısa-süreli gezintiye ihtiyaç duyar.Yavru köpeğinizi çağırdığınızda itirazsız yanınıza geri gelmesi için göğüs tasması ile yürüme ve geri çağırma erken bir dönemde öğretilmelidir.Göğüs tasması olmadan yapılan yürüyüşler açık alanlara ve kırsal alanlara mahsustur.

Yavrunuzun günlük bakımı

Burun

Gün içinde herhangi bir zamanda nemli ve temiz olmalıdır. Fakat uyuma esnasında kuruyabilir. Bu durumda yavru uyandığında tekrar nemlendirilmelidir. Herhangi bir kabuk, çatlak, belirgin veya mukopürülan (sümüklü ve irinli) akıntıların varlığı veterinerin incelemesi gereken hastalık belirtileridir.

Ağız

Temiz ve hermetik olmalıdır. Irka bağlı olarak sarkık olabilir veya olmayabilir. Çatlak veya kırmızı leke oluşumunu fark etmelisiniz.

Dişler

Dişleri beyaz ve diş etleri pembe olmalıdır: Dişin puppy carekenarındaki herhangi bir kırmızı çizgi anormaldir ve köpekte iştah kaybına neden olabilecek ağrılı bir iltihap ortaya çıkarır.

Yavrunuzun çok erken bir yaşta ağzını kontrol ettirmeye ve dişlerini kendisi için özel olarak tasarlanmış fırça ve diş macunu ile fırçalatmaya alışmasını sağlamalısınız. Bu tartar oluşumunu engelleyen çok etkili araç hergün kullanılmalıdır. Ayrıca hergün kullanılması halinde etkili olan, dişlere- faydalı kuru mamalar ve “diş çubukları” vardır.

Gözler

Göz parlak ve nemli, pembe mukoz membranlı olmalıdır. İç köşede görülebilir akıntı olmamalıdır.

Kulaklar

Sarkık kulaklar daha sık kontrol edilmelidir: Dış kulak yolu kulak kepçesi ile kapandığından, kanala düzgün hava geçişine izin vermez. Sarkık kulaklar haftada bir veya iki kere ve dik kulaklar her on beş günde bir temizlenebilir. Bunu yapmak için köpek kulakları için uygun bir solüsyon kullanmalısınız. Şu şekilde ilerlemelisiniz: uç kanalın içine itilir (kanal L şeklinde olduğundan kulak zarının delinme riski yoktur) daha sonra ürün fısfısı damlatılır, uç dışarı çıkartılır, kulak tabanına 30 sn masaj yapılır ve son olarak kanal bir parça pamuk veya bez ile iç kısma kaçırılmadan kurulanarak silinir.

Cinsel organlar ve anüs

Erkek ve dişi cinsel organlarının düzenli olarak izlenmesi temizliğinin kontrolünü sağlar: Herhangi bir akıntı var ise veteriner tarafından kontrol edilmelidir. Anüs temiz olmalıdır ve ishal belirtisi göstermemelidir.

Bacaklar ve pençeler

Yürüyüşte iken tabanlarının zarar görüp görmediğini ve dikenlerin tabanlarına saplanıp saplanmadığını düzenli olarak kontrol etmelisiniz. İki tip pençe vardır: arka tırnaklar ve ön tırnaklar. Büyüme süreklidir ve köpeğin normal hareketi ön tırnak aşınmasını sağlamalıdır.

Tüyler

Tüy tipine göre bakım, farklılık gösterecektir. Bakım şu şekilde sağlanmalıdır: çok kısa tüyler için lastik bir fırça ile haftada bir kez, kısa ve sert tüyler için ters yönde geçen bir tarak ve sonra tüy büyüme yönünde geçen fırça ile iki günde bir, uzun tüyler için dikkatli bir şekilde açtıktan sonra günlük fırçalama.

Yaz aylarında, genç köpeği nehirde veya deniz suyunda yıkadıktan sonra, herhangi rahatsız edici parçaların kalıntılarını gidermek için durulamanız iyidir. Evde yapılan banyo sıklığı tüy yapısına bağlı olarak farklılık gösterir. Çok kısa tüylü köpekler yılda iki kere ve uzun tüylü olanlar yaklaşık üç ayda bir yıkanabilirler.Eğer buna genç yaşta alışırsa, hava iyi olduğu takdirde dışarıda gerçekleşebilecek olan bu işlemi köpek çok iyi bir şekilde atlatır.

Küvette, kaymaz bir altlık sağlamalısınız ve ılık su kullanmalısınız. Öncesinde açılmış tüyler için sadece özel köpek şampuanı ve ılık su kullanmalısınız.

Aşılar

Köpek gençlik hastalığı, köpek parvovirüs (kanlı ishal) hastalığı, kuduz, leptospiroz (bulaşıcı sarılık), bulaşıcı hepatit… Yavru, artık anne antikorları tarafından korunmadığında, onun için bekleyen birçok ölümcül hastalık vardır. Bu nedenle güçlendiricileri içeren aşı takvimine uymak önemlidir. Veteriner tarafından sıkı takip şarttır.

 

Puppy-ShotsDış ve iç antiparazitler

Pireler ve keneler belli aralıklarla ve özellikle ilkbaharda görülür. Piyasada birçok ürün mevcuttur: spreyler, damlalar, tasmalar. Bunlar insan sağlığını da etkileyebilen bu parazitlerin, hayvan sağlığı üzerindeki zararlı etkilerine karşı etkili bir şekilde savaşmaya yardımcı olurlar. Yavrunun parazitleri dökmesine gelince, sistematik ve düzenli olarak veteriner tarafından tanımlanmış bir protokole göre yapılmalıdır, çünkü ürün seçimi diğer kriterlerle birlikte hayvanın boyutuna, yaşına, yaşam tarzına bağlıdır.

Royal Canin

Köpek annesi

Bizim annelerimizle hiç bir zaman mukayese edilemez ama bazı insanlar köpek anneleridir. Onların en ufak bir hastalığında imkânının yettiği en iyi veterinere koşturur. Aşılarını aksatmaz, tüylerini fırçalar, ayaklarını nemli bezlerle siler, yaşlanıp hantallaşmasın diye kendi yorgunluğuna rağmen sabah akşam yürütür, ona egzersiz yaptırır.

Köpek anneleri koşulsuz sevgi veren, pozitif enerjili köpeklerine bayılırlar. Ancak bu sevginin, tıpkı küçük bir şımarık çocuk gibi, köpeklerinin yumuşak gördüğü kişilere şımarma potansiyeli olduğunu unuturlar. Bir kere koltuğa çıkmasına müsaade ederseniz, ondan sonra bütün koltukları ve yatakları onun sanır. Disiplinli yürütmezseniz, sağa sola kafasına göre gider, size çekiştirir durur. Bizim köpekleri şımartmamız bir nevi onları ‘insanlaştırmamız’ uzun vadede davranışına zarar verebilir.  Farkında olmadan köpeklere ‘oğlum’ ve ‘kızım’ demek bile onları bilinçaltında ne kadar insanlaştırdığımızı gösterir. Yolunuz bir köpek parkına düşerse bunu rahatça gözlemleyebilirsiniz.

Ara sıra köpek davranışları üzerine okurum. Yurtdışında moda olan köpek psikologları ve blogları hoşuma gider. Tıpkı insanlar arasındaki fikir ayrılıkları gibi, olayları diğer bir insan gözü yerine köpek gözünden görmeme yardımcı olur. Geçtiğimiz günlerde bir internet sitesinde köpek psikologları hakkında bir makale okurken, ünlü psikanalist Sigmund Freud’un köpekler ve insanlar hakkındaki bir sözü geldi aklıma: “Köpekler, arkadaşlarını severler ve düşmanlarını ısırırlar, saf sevgi vermekten aciz, her zaman sevgi ve nefreti karıştıran insanların aksine.” İnsanlar hakkında sevgi vermekten aciz diye düşünmek biraz sert tabii. Çok sevgi dolu insanlar var, gerçekten kötü insanların da olduğu gibi.  İnsanların yaşadığı hayat da duyguları gibi karışık, sevgiyle nefretin günden güne iç içe girmesi veya duyguların her gün değişmesi doğal.

Ancak bu sözden algılamak istediğim, en azından bazı konularda hayatı kolaylaştırmanın bize katacakları. Özlediğimizi aramak, görmek istediğimizi çağırmak, mutsuz eden insanları, ‘ayıp olmasın’ları elimizden geldiğinde hayatımızdan çıkartmak gibi… Hayat kontrolümüzün dışında karışık, en azından bir kısmını basitleştirmekte fayda var.

***

Bizim annelerimize gelince… Geçtiğimiz pazar günü Anneler Günü kutlandı. Anneleriyle aynı şehirde olanlar, onlarla yemeğe çıktı. Çiçekler, hediyeler, çocuklar, torunlar, lezzetli yemekler, keyifli sohbetler ile annelerimize keyifli bir gün yaşatıldı. Annesiyle o günkü resimlerini paylaşanlar da oldu, melek olmuş annelerinin anısına güzel eski resimlerini paylaşanlar da… O günü hüzünlü geçiren, bizim gibi annesiyle olma şansı artık olmayan arkadaşlarımız için içimiz burkuldu. Yine o günün ticari olması ile ilgili yazıldı, çizildi. Tabii ki her gün annelerimizi takdir etmemiz gerektiği hatırlatıldı.  İçimden “ticari olsa ne olur” diye düşündüm. “Her yıl o gün onu şımartsak, mutlu etsek fena mı olur?” Anneler Gününden önceki hafta yazı yazma sırası bende olmadığından içimde kaldı. Başta annem olmak üzere, tüm annelerimizin geçmiş Anneler Gününü kutlarım. Şımartılacağınız nice senelere…

Joelle PİNTO, KAHVE MOLASI

Şalom